Zeitgeist Nedir? Ne Değildir?
Zeitgeist Almanca “Zamanın Ruhu” demek. Popüler manada ise sadece bir belgesel serisinin adı olarak bilinmekte. Şimdilik iki bölümden oluşan seriye bir üçüncü eklenir mi belirsiz ne var ki şu ana kadar çekilmiş iki film çok büyük ilgi gördü. İlerleyen paragraflarda da değineceğimiz ‘Zeitgeist Hareketi (Oluşumu)’ adında bir kitle yaratıldı. Zeitgeist, en popüler sosyal ağ sitesi olan Facebook’ta binlerce üyesi olan bir gruba sahip. Ayrıca ülke bazında da gruplar bulunmakta. Bu yazıda bir belgesel filminin böyle büyük bi etkiyi neden ve nasıl yaratabildiğine bakacağız. Bu yaratılan etkinin ne kadar gerçekçi olduğu hakkında bir şeyler söylemeyi de ihmal etmeyeceğiz.
Zeitgeist Belgesel’inin ilk bölümü 2007 yılında internette (video.google.com) sitesinde yayınlandı. Konuları ele alışı ve cüretkar açıklamaları ile popülerlik kazandı ve bir çok dile çevrildi. İlk filmin konularına kısaca bakarsak ;
Bölüm 1 : Din kurumu çok ciddi bir şekilde eleştiriliyor ve Hristiyanlık üstünden bu kurumun büyük bir hikayeden oluştuğu savunuluyor. Bunu da “İnsanoğluna inandırılmış en büyük hikaye” olarak dramatize ediyor. Belgesel Hz. İsa’nın hiç varolmadığını çok eski inanışlardaki peygamber figürü ile İsa’nın birebir uyduğunu söylüyor. Dini kurumlarının para ile olan iişkisine de ciddi bir eleştiri getirildiğini de unutamak lazım.
Bölüm 2 : Bu bölüm, 11 Eylül olaylarının ABD’nin işi olduğu yönünde kurgulanmış. Bir çok kişi tarafından ‘komplo teorisi’ olarak görülen bu bölümün alt metninde yatan şey; “Dünyadaki insanların çoğu din hikayesine inanmışlarken buna neden inanmasınlar ki?” den ibaret.
Bölüm 3 : Bu bölümde artık çok daha realist söylemler var. Komplo teorisi olarak algılanabilecek tek bir konu vardı bu bölümde “Tek Dünya Hükümeti” adındaki proje. Ekonomi , Sermaya, Politika kavramları ile haşır neşir oluyoruz. Savaşların küçük bir sermaye grubu için nasıl büyük karlar sağladığını kanıtlarıyla izliyoruz. Kapitalist sistemin yarattığı sermaye gruplarının insanlığı ne kadar çok?! önemsediklerini bir kez daha görüyoruz.
Çok çok kısa olarak bu şekilde özetleyebileceğimiz ilk filmi geçen yıl izlediğimde gerçekten çok hoşuma gitmişti. Komplo teorileri tadındaki bölümler de dahil olmak üzere akıcı istediği mesajı gayet net veren, basit bir dilde hazırlanmış bir belgeseldi gözümde. 2008 yılına gelindiğinde “Zeitgeist Addendum” yayınlandı. Yine internetten dağıtımı yapıldı filmin. İkinci film ilkine göre çok daha aktivist bir yapıya sahipti. Kapitalist sistemin anlaşılması bakımından bu ikinci film sırf bu yüzden tekrar tekrar izlenilmeli bence. Paranın nasıl yaratıldığından, günümüz şartlarında çalışan bireylerin nasıl birer ‘modern köle’ye çevrildiği, hükümetlerin sermayenin elinde nasıl birer kukla haline geldiğinin çok güzel kanıtlarına yer veriyor çünkü.
Film bu noktada Dünya Bankası ve IMF’in ülkeleri nasıl borçlandırdığını, ülkelerin kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini bir bir örneklerle aktarıyor! Belki bilindik şeyler ama çok güzel anlatılmış. Hele ki bu işlerle pek ilgilenmeyen genç kitlemiz için bulunmaz bir kaynak olarak görüyorum.
Film bu güzel giriş ve gelişmenin ardından ilk olarak Faşizm ve Komünizmi aynı kefeye koyarak (ikisine de yozlaşmış olduğu eleştirisini getiriyor) bir “hmm” dedirtti bende. Sonrasında komünizmi açıklarken sadece Çin örneğini onu da sadece iki cümleye sıkıştırarak yapması ile kafamda “Ne oluyor yahu?” sorusunu canlandırdı. İzlemeye devam edince işin rengi ortaya çıktı.
Venüs Projesi!
Venüs projesi Jacque Fresco ve Roxanne Meadows tarafından 1975 yılında başlatılan bir proje. İşin başındaki Fresco dünyaca ünlü bir Futürist mimar – endüstriyel tasarımcı. Venüs Projesini kabaca anlatmak gerekirse “Kaynak bazlı ekonomi” adı altında bir sisteme dayanıyor. Mantığı şu, teknolojiyi gerektiği gibi kullanabilirsek dünyadaki tüm rezervler insanlık için yeterli olacaktır. Bu şekilde parayı de ortadan kaldırıyor proje. Para olmadığı zaman suçların da önüne geçileceği söyleniyor, böyle olunca hapishanelere de gerek kalmayacak deniyor… Aynı zamanda tüm üretimin otomasyona geçeceğini (çalışmanın ortadan kalkacağını) böylelikle insanların kendi içlerindeki özelliklerini dışa çıkaracak şeylerle ilgileneceğini söylüyor. Olabildiğince uçuk şeyler. Projenin en detaylı hali için http://thezeitgeistmovement.com/DesigningtheFuture.pdf adresindeki ingilizce dökümanı inceleyebilirsiniz.
Zeitgeist Addendum’u ilk kez izlediğimde Venüs Projesi fikri gerçekten çok hoşuma gitmişti. Teknoloji ile de alakadar birisi olduğumdan alternatif enerji kaynaklarının kullanımı üstüne kurulu bu düzen için “neden olmasın ki?” demiştim. İkinci izleyişimde projenin insanda yarattığı ilk “vauuv” hali geçiyor tabi ki. Hele üçüncü izleyişimde ki babamla izlemiştik artık iyice soğuduğumu söyleyebilirim.
Öncelikle hapishaneleri kaldırdım, suç ortadan kalktı gibi söylemler ne yazık ki gerçeği temsil edemiyor. Parasal sistem ortadan kalktı diyelim, insanlar kendisini sanata, bilime verdiler. Para için insan öldürmek ortadan kalktı diyelim. Zevk için öldürürse ne yapacağız? Aklı başlı da yerinde bu adamın? Buna cevap yok. Bu sistemin başında kim olacak? Sibernetik bir hükümetten söz ediliyor ama o nasıl olacak? Sonuçta birilerinin kurması gerekmeyecek mi ilk başta bu düzeni? O kişiler bunun başında öyle ya da böyle bir yetkiye sahip olmayacak mı? Hizmet sektörü ne şekilde olacak? Her şey mi robotlaşacak? Yok öyle bir şey!
Daha uzun uzudayı düşündüğümüzde bulabileceğimiz bir çok şey var akla yatmayan. Ne var ki yazı da uzadıkça uzuyor. Tüm bu saydıklarıma proje sahiplerinin cevabı şu oluyor : ” Daha önce böyle bir düzende yaşamadığımız için nasıl olacağını hayal edemiyoruz”. Kendi içinde mantıklı da olsa ben yemedim bunu!
Şimdi gelelim asıl meseleye. Venüs Projesi güzel, çok güzel bir ütopya! Heyhat keşke olsa da yaşasak içinde. Ama aslında ilk başta yozlaşmış diye Komünizm ile Faşizmi aynı kefeye koyarken eleştirdiği düzenden çok farklı bir şeye dönüşemeyeceği de apaçık ortada! Diyelim ki o da başarılabilir. Yozlaşmayan bir düzen oluşturulabilir! İşte burada can alıcı sorumuz geliyor;
NASIL?
Film sonunda bunu bir kaç madde ile sıralıyor.
Bir. Bankacılık sahtekarlığını ortaya koyun. Citibank, JP Morgan Chase, ve Bank of America, ahlaksız federal rezerv sisteminin en güçlü denetleyicileridirler. Bu kuruluşları boykot etme zamanıdır. Eğer bunlarda banka hesabınız veya kredi kartınız varsa, paranızı başka bankaya yatırın. Mortgage anlaşmanız varsa,
başka bankadan tekrar finanse edin. Hisselerine sahipseniz, satın. Onlar için çalışıyorsanız, işi bırakın. Bu hareket, özel bankacılık kartelinin arkasında gerçek güç olan FED’i küçük düşürecektir. Bankacılık sisteminin sahtekar
olduğunun farkına varılmasını sağlayacaktır.
İki. Televizyon haberlerini kapatın. Haber almak için internetteki bağımsız haber ajanslarını ziyaret edin. CNN, NBC, ABC, FOX ve diğerleri, statükoyu korumak için tüm haberleri filtreden geçirirler. Tüm ana medya kurumlarına sahip dört şirket yüzünden tarafsız haber imkansızdır. İnternetin gerçek güzelliği de buradadır. İnternetteki serbest bilgi akışından dolayı kurulu düzen kontrolünü kaybediyor. İnterneti her zaman korumalıyız, çünkü bugün gerçek kurtarıcımız odur.
Üç. Kendinizin, ailenizin veya tanıdığınız herhangi birinin askeriyeye katılmasına, asla izin vermeyin. Bu eskimiş kurum, artık sadece kurulu düzeni devam ettirmek için kullanılıyor ve artık amacına uygun değildir. Irak’taki ABD askerleri, ABD şirketleri için çalışıyorlar, insanlar için değil. Propaganda güçleri, bizi savaşın doğallığına ve askeriyenin onurlu bir kurum olduğuna inandırmaya çalışıyor. Eğer savaş doğal bir şey ise neden her gün travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle 18 eski Amerikan askeri intihar ediyor? Eğer erkek ve kadın askerlerimiz bu kadar onurlandırılmışlarsa neden Amerikalı evsiz insanların %25′i eski askerden oluşmakta?
Dört. Enerji şirketlerini desteklemeyi bırakın. Müstakil bir evde yaşıyorsanız, şehir şebekesinden çıkın. Evinizi temiz enerji ile kendi kendini idare edecek hale getirmenin yollarını araştırın. Güneş, rüzgar ve diğer yenilenebilen enerjiler artık ulaşılabilirler ve geleneksel enerjilerin bitmek bilmeyen fiyat artışıyla uğraşmaktansa bunları araştırmak daha ucuz olacaktır. Araba kullanıyorsanız bulabildiğiniz en küçük arabayı alın ve arabanızı hibrid, elektrik veya mevcut yakıtlar dışında herhangi bir yakıt kullanabilen birçok dönüşümlü teknoloji içerisinden seçin.
Beş. Politik düzeni reddedin. Demokrasi aldatmacası zekamıza hakarettir. Parasal sistem içinde asla gerçek bir demokrasi olmamıştır olmayacaktır. Aynı şirketler tarafından yönetilen iki partimiz var. O pozisyonlara şirketler tarafından getiriliyorlar ve popülerlikleri suni olarak
medya tarafından oluşturuluyor. Özünde yozlaşmış bir sistemin içinde 2 yılda bir personel değişimi anlamsızdır. Bu politik oyunun gerçek yanı
yokmuş gibi davranmak yerine enerjinizi bu bozuk sistemin üstesinden gelmeye odaklayın.
Ve altı. Harekete katılın. www.thezeitgeistmovement.com’a girin.
Maddelerin de içeriğinden anlaşılacağı gibi bu yapım aslında Amerika Halkı’na yönelik bir ürün. Bizim Bakkal Hüseyin ne yapacak belli değil şimdilik! Bunun dışında bu sayılan şeylerin çoğuna katılmakla beraber ölesiye eleştirilen kurulu düzenin nasıl yıkılacağı hakkında bir şey söylenmiyor! Babamla film izlerken ısrarla soruyordu. “İyi de nasıl devrilecekler? İsyan mı edeceğiz, örgütlenme nasıl olacak vs…” Adam haklı. Şimdilik sadece bir internet sitesine kaydolmamız isteniyor. İnternette örgütlenmenin yararları hakkında daha önce yazdım çizdim. Yineleyelim, gerçekten korkunç bir imkan şu yazdığım yazıyı teorik olarak uzayda bile okuma imkanınız var.Var olmasına var da sadece okumakla olmuyor işte. Eylem de gerekiyor! Sokağa çıkmadan olmuyor, olmayacak da! Yunanistan örneği hala çok canlı! Neler olduğunu izledik, izliyoruz. Halk sokakta var! Evde bilgisayar başında pek bir şey ifade etmiyor ne yazık ki!
Uzun lafın kısası Zeitgesit Belgeselleri mutlaka izlenmeye değer yapımlar. Din ve Kapitalist düzenin nasıl işlediğini çok akıcı ve akıllıca bizlere gösteriyor. Yazımızın başlığındaki soruya gelince de cevabı şu olsa gerek ” Zeitgest içinde bulunduğumuz sistemin açıklaması ama sistemin çözümü değil!”
Saygılar efendim.
Not : not: Zeitgeist üzerine bir başka yazı için Umut Eldem’in bloguna da göz atabilirsiniz.

(+57 puan,69 kişi değerlendirmiş.)
Efecan Keskin
4 Oca, 2009
Merhaba
Yazını dikkatlice okudum ve filmleri de 2şer kez dikkatlice izledim. Bunun sonucunda;
1) Çalışmanın ortadan kalkmasıyla boşalan zamanlarımızı ilgi alanlarımıza ve eğitime harcamamız, ayrıca istediklerimize ve bize zevk veren uğraşlara kolayca ulaşmamız suçun ortadan kuşkusuz kalkması demektir, hepimiz özümüzde iyiyizdir ve hiç birimiz doğarken ölüm yada zarar vermeyi düşünmeden doğarız, şu andaki davranışlarımızın hepsi çevresel faktörlerin dışa vurumudur ki, bu da; sömürünün bizi hırçınlaştırıp, bencilleştirdiği anlamına gelir, bu zaten bildiğimiz birşey. Tüm bu sömüren hayat koşullarının ortadan kalkması insanlığı nasıl bir rahata kavuşturacaktır bunu hayal edebiliyorsun umarım ve hayal edebilen herkes yukarıdaki yazıda kurduğun “Zevk için öldürürse ne yapacağız?” cümlesinin saçmalığını anlayabilir. Hiçkimse zevk için insan öldürmez, ayrıca bahsedilen hayat standartının içinde birçok zevke sadece isteyerek ulaşabiliyorken, insan öldürmek hiçbirimizi tatmin etmez bu hastalıklı bir duygudur.
2)Bu sistemi kimin idare edeceği konusu, Venüs projesini duyan herkesin aklına gelen bir sorudur. Evet, şu anda cevap yok çünkü bu projenin bir sonraki aşaması, ilk olarak yaşadığımız sistemi detaylarıyla tanıyıp, bahsedilen para babalarını nasıl yok edeceğimizi anlayıp, harekete geçmemiz gerek ve bu kadar mükemmel bir sistem kuran bir adamın nasıl yönetileceği konusunu unuttuğunu hiç zannetmiyorum. Ayrıca bu fikir zaten yönetimle ilgili bir sorunun alternatifi olarak sunulduğuna göre, fikir babası Jacque Fresco’nun anlatmaya çalıştığı şey, her birimizin kendimizi yöneteceği ve bunu yaparken ilk önce kendimiz için tüm insanlığın yararına olacak davranışlarla yaşamamız gerektiğidir. Yani fikrin özünde insanlık için bir evrimden bahsediliyor. Bu bir toplu konut projesi değil ve bu şekilde yaklaşman tam bir saçmalık. Evrim ve hepimizin yararı bunlar üzerine bir düşün bence.
3)Büyük fontlarla gözümüze soktuğun “NASIL?” sorusunun cevabını bulabilmen için evrilmeye başlayıp, projenin içinde yer alarak kapitalizme bir savaş açman gerek…
4) Evet, belgesellerde konu Amerika üzerinden anlatılmış çünkü ilk önce kendi ülkesini harekete geçirmesi gerekiyor. Ama biz Türkiye’deyiz ne yapıcaz şimdi diyosan Fresco’nun tercümanlığı haddim olmadan fakat büyük bir zevkle yaparım, dikkatli oku.
a)Bu belgeselleri tanıdığın ve tanımadığın herkese ulaştırmak
b)Bankalarla olan bütün irtibatını kesip, onlara daha fazla para kazandırmamak
(Belgeselleri üç kere izlemişsin ama bok atmayı düşünürken kaçırdığın birşey var, dünya üzerindeki bütün bankalar FED, IMF ve Dünya Bankasını doyuruyor ve onların izinden gidiyor, bu nedenle dünyanın herhangi bir yerindeki bankayla iletişimi kesmen yada o bankayı yok etmen yukarıda ismi geçen kuruluşlara zarar vermen anlamına gelir, Bakkal Hüseyin’e de bunu ilet lütfen)
c)Belgeseldeki ekonomi tetikçilerini hatırlıyor olman gerekir ve bunu göz önünde bulundurarak Kemal Derviş diye bir adamı hatırlarsan ve ondan sonra Türkiye’nin IMF’ye olan borçlarının bu ülkeyi geliştirmek adı altında giderek arttığını hatırlarsan, belgeselde anlatılan politikaların bu ülke üzerinde nasıl işlediğini anlayabilirsin, Amerikan üslerinin ülkede olması, 90ların başından bu yana Amerikan kökenli şirketlerin ülkeyi ve sokakları ele geçirmiş olması bunun kanıtıdır. Bu şirketlerle olan alışverişimizi kesmek, hamburger yememek, adidas, nike vs. giymemek iyi bir başlangıç olabilir.
5) Amerikayı yönetenler şirketlerdir diyor belgesel ve bu şirketler Amerika üzerinden dünyayı yönetmekteler diyor. Bu şirketlerin zarara uğraması gerekiyor, bu da ancak büyük bir kitlenin aynı anda hareket etmesiyle gerçekleşir, eğer yarın kimse coca cola ve diğer ürünlerini almamaya başlarsa ve buna istikrarla devam ederse, bu yaklaşık bir sene içerisinde birçok fabrikanın kapanması anlamına gelir. Bu kapitalizme vurulabilecek en iyi darbelerden biridir. Fakat bu fabrikalar kapandığında işsizlik iyice artacak, evet bunu bende görebiliyorum fakat bahsedilen evrimde işte bu, ya çalış, silah üretilmesi için ve sömürülmen için kapitalizmi daha çok besle yada işi ve alışı bırak ve kapitalizme karşı savaşına hemen başla, ne kadar çabuk başlarsak o kadar çabuk yol alırız.
Venüs projesi gerçekleştiğinde yaşayan herkes “insanlığın zihinsel ve teknolojik gelişimini” arttırmayı düşünecek sadece. Bunu düşünmeye şimdiden başlamak demek yukarıdaki yazılanlara ve daha birçoğuna hemen başlamamız demektir ve açtığımız savaşın bize getireceği acılara ve zorluklara cesurca göğüs germemiz demektir, tüm insanlık için, gezegenimiz için ve çocuklarımız için…
Çağatay Aktürk
4 Oca, 2009
Sayın Keskin
Öncelikle uzun uzadıya eleştirinizi getirdiğiniz için teşekkür ederim. Ne var ki bu yazı ne bir ™ahkam kesmek™ ne de sizin tabirinizle ™bok atmak™ amacıyla yazılmıştır. Bu tavrınız eleştiri sınırlarını zorlasa da yorumunuzu yayımlıyorum.
Şimdi;
Ekonomik sistem hakkında söylediklerinize katılıyorum. Hali hazırda bunu yazımda da belirttim. Kapitalizmin çok basit ve açıklayıcı bir açıklamasını oluşturmakta özellikle ikinci film. Hatta sizden daha radikal çözüm arayışlarım da yok değil. Benim derdim venüs projesi ile. Bu fikir bir ütopyadan ibarettir. Bunda hemfikir olmamız gerekiyor. Evrimden bahsediyorsunuz çok güzel, ‘yazımda da belirttiğim gibi’ keşke bu şekilde bir düzen olsa da içinde yaşasak. Ancak bu düzen zevk için insan öldürmenin önüne geçemez demem ne kadar ’saçmalıksa’ sizin de hayır öyle değil demeniz de bir o kadar saçmalıktır. Çünkü burada bir öngörüden bahsediyoruz. Elinizde genel geçer bilgiler yok bu konuda. Bunda da hemfikir olmamız gerekiyor.
Bu hareketin başarı sağlaması için harekete geçilmesi lazım. Bu hareketi bize bireysel davranışlar ile canlandırmamız (şu an için) söyleniyor. Hali hazırda eleştirilen sistem içinde varolma savaşımı veren insanlar ne kadar bu bireysel değişimi sağlayabilir.
Benim aklıma gelen şey şu; eğer bu düzenin savunuculuğu yapılacaksa sistem kendi silahı ile vurulabilir! ABD de atıyorum zeitgesit partisi kurulur. Kaç kişi oy veriyor bu partiye görürüz böylelikle!
Kapitalizm karşıtı bir insan olarak sömürülmek konusunda en az sizin kadar duyarlı olduğumu söyleyebilirim. Bu sistemin de devrilmesi için elimden geleni yapmaya razıyım. Ancak yöntemlerimiz farklı olabilir. Misal Siz bir sermayenin yok edilmesi için ürünlerini almayalım derken ben o sermayenin genel merkezinin işgalini, yöneticilerinin hapse atılmasını savunabilirim.
Heyhat, ne kadar eleştirseniz de ortak olduğumuz bir yan var ki o da bu sistemin yıkılması gerektiği!
Saygılar…
mustafa
7 Oca, 2009
merhaba .
İlk filmi 2 hafta öncesinde izledim . Her izleyenin şok olduğu gibi bende de aynı etkiyi yarattı şüphesiz. İlk filmde gerçek islam savunucusu gibi bir söylev var olduğunu sandım . Yanıldığımı anladım bu projede hiç bir dine yeryok . Her kes din millet veya ırk kendi doğrultusunda yer alıyor ve bunun doğruluğuna inanılıyor. Bu proje ne kadar kabul görür bilmem ama olanların ne kadar gerçek olduğunu anlıyoruz . Sistem içinde insanlığı hiçe sayan bir oluşum oldu .Günümüzde o kadar çok para lafını kullanıyoruz ki . İnsanlar sadece hayatta kalabilmek için paraya tapıyorlar . Zaten bizden istenende bu .Bu olşumda eksik olan nokta ilahi bir gücün varlığını es geçmesi . insanların çıkarsız tek buluştukları nokta din olmuştur . Bunun tam manasıyla gerçekleştiği söylenemez çünkü insan beşerdir .Yine de bir oluşum olacaksa bu dini temellere dayandırılmalı çünkü allahtan kormayan herşeyi yapabilir . Çağatay ‘ ın dediği gibi böyle bir ütopyada insanın keyfi davranışlar yapmayacağını kimse garanti edemez . İnsanoğlu hiç birşeyden korkmazsa istediğini yapar ve bu çok acımasız olabilir. Bu bir ütopya gerçekleşmesi imkansız ama bu doğrultuda yapılacak adımlar bütün insanlık için faydalı olacağı kanısındayım .
Saygılarımla
orga filibeligil
27 Oca, 2009
merhaba, henüz ikinci filmi izlemiş biri olarak son derece başarılı bir yapım olduğunu düşünüyorum. ama şunu kabul etmek gerekir ki sorunları doğru şekilde ortaya koyabilmek çok önemli olmakla birlikte bu başarıyı gösteren kişinin aynı başarıyı alternatif çözümlerde de yakalayacağı anlamına gelmiyor, nitekim Venus Project’te olduğu gibi. Eser benim iyi kavradığımı düşündüğüm kavram ve sorunları bile birkez daha daha net olarak ortaya koyuyor ki ABD nin dünya politikalarına alet olanların inkar edilemez şekilde ifşa edilmesi için bulunmaz bir kaynaktır. ha peki bu adamların yeni sistem önerisi ne diye soranlara bu projenin fikirlerini gösterdiğinizde ise tam bir hezeyan yaşanacaktır(ben de öle oldu, sokaktaki adamı düşünemiyorum) Projeye destek verip vermemek bir yana dursun, ellerindeki Amerikan Sisteminin insanlığı (türkiyedeki siyasi otoriteyi) nasıl emellerine alet ettiğini gün gibi ortaya koyan bir eserin bu kadar iyi açıklanmış donelerini kullanmak gerekiyor; halkımızı, ülkemizdeki varı yoğu satan işbirlikçilerini artık amerikanın kendi ağzından ifşa eden bu eserle aydınlatmalıyız.. Halkımızın bunun farkına varması, vatanımızı kurtarmamız için en büyük öğedir, Kurtuluş Savaşımız da Aydınlanmayla başlamıştı, ardından bütün dünyaya kafa tutup yakılmış-yıkılmış Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden Türkiye Cumhuriyeti doğdu. Yine yağmalanıyoruz, yine yöneticilerin hiyaneti içindeyiz.. Ama büyük Atatürk bunları yıllar önce Gençliğe Hitabesinde öngörmüştü.. Hele bir halkımızı aydınlatalım, sonra Ata’mızı bir kez daha okur, anar, anlar ve yine küllerimizden doğarız. Saygılarımla.
Aytaç
2 Şub, 2009
Sizlerin yorumlarından az önce bende izledim.Zeitgeist addendum u.Etkenlenmiyecek akl ı selim insan olmaması mümkün değil.Eğer bilinçli olarak o çarkın içinde değilse.Gelelim bizlere bizim ülkemizde bunu defalarca denediler siz yorumlayan arkadaşlarımızın değinmediği veya farkına varmadığı.1960-70 ve 1980 ihtilalleri.Durup dururken mi oldu bu ihtilaller?.Süleyman Demirel 1980 de sürgün e yollanmadan önce uyarılmış.Ardından rüşvet gelmiş,ya kabul edersin yada gidersin.Bunu bir Tv kanalında izledim İhtilaller hk.daydı.Yalan veya değil ama nedense bu filmi izledikten sonra doğru söylediğine inanmaya başladım.Konu dağılmasın diye uzun yorumlara girmiycem orga Filibeligil in değindiği bir noktaya bende değinicem Din kavramını resmen inkar eden bu oluşum bana Tapınak Şövalyelerinin nasıl birer Ateist kurumuna dönüştüklerini okuduktan sonra bu oluşumunda Ateizm e bir hayalet gibi destek verdiğini düşünüyorum.Son olarak eğer isteseler Koskoca s.s.c.b’yi ve Güney Amerika ülkelerini birer piyona çeviren bu sistemdekiler bu fikri ortaya atan adamı mı yok edemeyecek?.
3.dünya savaşının neden çıkacağı sanki nelerden çıkacağı işaret edilmeye çalışılıyor.Yanlış anlaşılmasın ben müneccimlik veya gelecekten haber vermek gibi Dinimizde yasaklanmış olan bir şeyi asla fikir olarak benimsemem.Geleceği Yalnız ALLAH bilir.Düşüncem bu adam açlık vs.vs insanı yoldan çıkarabilir ve büyük bir savaş çıkabilir yorumu yapmış bu şahıs.Gıybet etmek istemem ancak bu adamın Ateist olduğunu bile düşünüyorum.Daha dünya üzerinde sadece 4 insan bile varken öz kardeşini öldüren Kabil’i hepimiz azçok biliriz.(Habil ve ağabeyi Allah’a birer kurban sunmuşlardı. Kabil, kendi kurbanı Allah tarafından kabul edilmediği için kardeşini öldürmeye karar verdi (Maide Suresi, 27-32).
Yani hapishane olmasa ne olur? sorusunun cevabı benim için budur.
SAYGILARIMLA…
Y.Arslan Çınar
14 Şub, 2009
Öncelikle merhaba, çok önemli bir konuya değinmişsin,
Böyle bir yazı yazdığın için kendi adıma teşekkür ederim.
Bazı arkadaşlar “Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi oldukları” için cümleleriyle bel altına vurmuş. Bu da onların fikir dünyasının ne kadar dar olduğunu gösteriyor. Saygısızlıkla hiçbirşey kazanılamaz. Tam tersi itibar kaybedilir.
Simyacı’nın yazarı Jorge A.Lıvraga Rızzı kitabının bir bölümünde şöyle bir paragraf kuruyor. Değiştirmeden aynen aktarıyorum. “Din adamları ve politikacılar, tarih boyunca korkunç bir ortak yaşam sürdürmüşlerdir; siyaset daima dinin hizmetinde, din de, ne yazık ki; siyasetin hizmetinde olmuştur!”
Bir başka paragrafta da argoyla karışık şu cümle geçiyor ve Jorge diyor ki: “ Gerçeğin bilinmesi insanları özgür kılabilir; farklı mezhepler cehaletten dolayı birbirlerine düşman olmuşlardır. Boyunduruğu değiştirmekte bir yarar yok; esas olan, öküz olmayı bırakabilmektir!”
Şimdi medeniyetler arası çatışmanın başladığı, global bir dünya da ülkeler “DİN KOZUNU” birbirine karşı kullanıyor. Çünkü; kitleleri oluşturan insanları bir arada tutacak başka güçlü bir etken yok. Zeitgesit’i izleyince Hristiyanlığa karşı zaten var olan şüphelerimi birçok noktada doğru olduğunu gördüm. Tarafsız yaklaşıldığı takdirde her insan bu gerçeğin ayırdına varacaktır.
Yazını ve yapılan bütün yorumları tek tek okudum. Bir yorumunun sonunda ortak nokta olarak “Bu sistemin yıkılması gerektiğini” söylüyorsun. Bütün sistemler kenini ya yıkar! birgün. Ya da en iyi ihtimalle o gün geldiğinde çağın gereklerine göre yenileme ihtiyacı duyar. Daha doğrusu değişir ya da dönüşür diyebiliriz. Ama bu noktada önemli olan süreçin ne kadarlı bir zamana gerek duyduğu…
Son olarak; Modern köleliğin geliştiği küresel dünyamızda, askeriye devlet kurumlarını kollamakta, yapılacak reformist hareketler hava da kalmakta. Bunun acı tahlillerini şu kısa tarihimzde görüyoruz. Onun için her insanın bazı gerçekleri soyut olduğu kadar somut olarakta görmesi gerekir. Yoksa bu tartışmalar kısır döngüye bir cümle daha eklemekten başka bir işe yaramaz.
Saygılar.
Bu konuyla alakalı olarak yazdığım bir yazı var. Okumak isteyen arkadaşlar aşağıdaki linkten ulaşabilirler.
Avrupa Tarihi ve Engizisyon Mahkemeleri
http://arslancinar.bloggum.com/yazi/engizisyon-mahkemeleri-ve-avrupa-tarihi.html
maya
27 Şub, 2009
merhabalar,
Iki belgeleseli de izledim, bildigimiz gerceklerin bir araya toplanarak kitlelere ulastirilabilmesi adina onemli buldugumu belirtmek isterim. Yalniz bazi arkadaslarin yaratici kismina takildigini goruyorum bununla ilgili din tamamiyle kisisel olarak yasanmasi gereken bir mevhumdur bence, kitlesel olarak yasayamadigimiz -insanlik olarak- ortada.Yine buna bir ornek yorumlarda goruluyor, bu belgeseli yapan kisi insanligin daha iyi ve ustun kosullarda yasayabilmesi icin bir seyler yapmaya calisirken bir arkadasimizin belgeseli yapan kisi hakkinda ateisttir soylemi bir farkindalik saglar umarim. Her sistem kendi kosullarini yaratacaktir, olaya bu zamanin ruhuyla baktigimizda bir cok sorun gormemiz normal, bahsedilen sistem umarim kurulabilir ve bizlerde sizin utopik olarak gordugunuz bence cok da utopik olmayan venus projesini yasayabiliriz.
Albert
3 Mar, 2009
insanoğluna inandırılmış en büyük hikaye diye dramatize edilmiş :S zaten zamanımızdaki hristiyanlık dininin doğru olduğuna inanan varsa başta hata yapmış olur bu filmi izlese bile böyle şeylere inanır bu sistemi oluşturan amerika ve bunun gibi bir sürü sistemide oluşturmakta dinin bozulması,kapitalizm,insanların kafasına göre yaşaması yani başta şu soru olduktan sonra gerisi çok gerekmez diyelimki bir insan bu filmdeki herşeye inandı ve tanıdığım inanan çok insan var ben kabul etmiyorum bu filminde oluşturulmaya çalışılan bi sistem olduğuna inanıyorum ateistlik denmesi KESİNLİKLE DOĞRUDUR ateist olan bir kişiyle konuştuğunuzda karşınızdakinin yaptığı dini sosyal politik konulardaki tek ipucu tek kanıtı bu film yani ateistlerde kendi aleminde takılır bunu yapan kişilerin yaptığı gibi.dediğim gibi bu film’e inanan birisinin şu soruyu sorması yeter ben öldüğümde ne olacağım tekrar gelicem derse reankarnasyona inanır bu filmde ortadan kalkar AYTAÇ arkadaşımada katılıyorum Kur-an’ı Kerimi okumadan insanlar bu filmleri izliyor nede olsa izlemek kolay adı üstünde FİLM tak,çat diye izle ama Kur-an’ı Kerimi okumak kimsenin işine gelmiyor bu filmi izleyen kişilerin ateist olduğunu ve bunları başka saf kişilere daha doğurusu zayıf kişilere anlatmaktan başka dertleri yok her kapı paranın ucundaki parmkaların sahiplerine çıkar çünkü insanlar nasıl texas’ta kumarlardan milyar dolarlar indiriyorsa nefislerinin boşluklarından yararlanıp bu filmde bööle bişi farklı bi sistemin içine sokup sömürmek daha çok irdelemeye gerek yok açık olan şeyler varken karanlık ucu sonu belli olmayan şeylere girmek boş insanların işi olmaması sonucu çıkmış bi durum
Yusuf
5 Mar, 2009
Sn Çağatay,
Yazınızı da yorumları da okuduktan sonra fikrimi belirtmek istedim:
1- Paraya dayalı FED düzenini yıkmak aslında hem çok kolay, hem de başta bakkal Hüseyin kardeşimiz olmak üzere tüm dünya için son derece kârlıdır. Nasıl mı? Bankalara olan borçlarımızı ödemeyerek. Ne kredi kartı borçlarını, ne konut, ihtiyaç v.s. kredilerini tüm dünya insanlarının aynı anda ödemediklerini düşündüğünüzde sistemin ne hale geleceğini düşünürseniz “nasıl”ın cevabını da bulursunuz. Zeitgeist hareketi en azından böyle bir girişime öncülük etmeye doğru gidecek gibi görünüyor. Böyle bir duruma sistemin dayanması mümkün değildir, ne mahkemeler, ne haciz daireleri bu işin altından kalkabilir ama sonuçta ortaya çıkacak kaos’un etkilerini iyi hesaplamak gerekir. Bu arada, kaos olmadan düzene ulaşılamayacağını da unutmayalım.
2- Yukarıdaki bazı yorumlardan da anlaşıldığı üzere, din olgusunu kırmak FED sistemini yıkmaktan çok daha zordur ve kaos’tan en kârlı çıkma olasılığı bulunan yapılar dinlerdir. Dinlerin toplumlar üzerinde kontrol mekanizmaları olarak nasıl kullanıldıklarını insanlara ikna edici şekilde anlatamadan ne venüs projesi olur, ne de başka insan bazlı proje. Bence asıl üzerinde durulması gereken öncelikli nokta budur. Zaten Zeitgeist da bunu önceliğine almıştı ama pek çok müslüman kardeşimizin “bak Hıristiyanlık yalanmış, tabii ya hak din islamdır” diyerek o filmi izlediklerinden eminim :)
Saygılar.
Tolga
8 Mar, 2009
Seref Mercan’in 2005 yilinda yayinlanan Illuminati isimli kitabini okudunuz mu? Zeitgeist’te bahsedilen butun bu olaylar, para babalarinin cevirdigi dolaplar, kurduklari ekonomik sistem, emirlerindeki politikacilar roman dilinde cok guzel bir sekilde anlatilmis,
hikmet
9 Mar, 2009
KPİTlizzmin dayanakları neler olduğu hususunda önemli bir film. benim anlamadığım durup duruken neden din hemen düşman olarak göürülüyor? Köleleği kaldırmak istediklerini söylüyor peki bunu ilk önce islam dolaylı olarak kaldırmadı mı (Köle nin özgürlüğüne kavuşturulması çok büyük sevap olduğunu belirtmesi gibi. direk kaldırılamazdı aşama aşama)Bence tüm problem zenginlik, yetenek, kaynak nasıl kulanılmalı nasıl terbiye edilir? Yoksa hiç imkanı varmı öğretmen ders anlatacak tüm öğrenciler aynı düzeyde anlayacak.Mümkün değil.)
Filmde şu çelişki dikkat çekiyo din kötü diyor ama kendi dinini oluşturmaya çalışıyor. tanrı sen, peygamber sen kitap sen ama olgular inkar edilmiyor.Yine olgular var sadece merkeze eneyi(kendini) almış.
hayrettin sevim
12 Mar, 2009
bu proje çok tanrısal geliyor içinde dine eleştiriler bulunan böylesi bir projenin eleştirilen dinden ne farkı var he ikiside had safhada ütopyadan ibaret her kes kendince biarz mutlu olmalı herkesin buna hakkı var heyhat salt bu mücadeleler ve dinler zaten yeterince mutsuz ediyor
mavra
13 Mar, 2009
asıl soru beni neden çıkardın? idi oldboy diye bi filmde.
neden ?
nisan
13 Mar, 2009
dikkat edersek filmi izleyen herkesin
katıldığı ortak noktalar: siyasi, ekonomik, medyatik güçler.
şüpheye düştüğü ortak nokta: din ve venüs projesi ÖYLE Mİ?
Yani; aslında hiç varolmayan bir kurgulamaya(din) geliştirilmiş bir inanç nasıl bir anda yıkılamıyorsa, aslında mümkün olan ama kurgulama gibi gözüken bir projeye inanç da geliştirilemiyor.Bazıları beni ateist olarak değerlendirebilir.
Bense,çok sıradan bir hayat süren, normal biriyim, çocuklarının geleceği için çabalayan, haberlerde izlediği savaş, felaket ve açlık karşısında dehşete kapılan, üzülen, elinden geldiğince iyi ve doğru olmaya çalışan, vicdanlı biriyim. Gördüğünüz gibi ateistler yaşamsal anlamda dindarlardan çok farklı dildir. Örneğin bir dindar günah işlemekten (cehenneme girmekten) korktuğu için çalmaz, bir ateistin çalmama nedeni ise korku değil yaşamsal inancıdır.
Artık Dini sorgulamalıyız, korkulardan sıyrılmalıyız,
Biri bana 5 vakit namazın ne işe yaradığını açıklayabilir mi?
Seçenekleri:
a) İnsanın ahlakını güzelleştirir.
b) Günah işlemekten alıkoyar
c) Depremleri engeller
d) Yeryüzünden açlığı siler
e) Üretimi artırır
f) Daha temiz olmamızı sağlar
g) Borcumuzdur cehennemden kurtulmamızın başka yolu yoktur.
(Kısmi rezerv sisteminin yaptığı insanları borçlandırarak sömürmek
Din ise insanları ibadetle sürekli meşgul ederek okumalarını, düşünmelerini engelleyerek sömürü düzenine hizmet etse de)
Bence ibadetler insanlığa olmadığı gibi Tanrıya da hiçbir faydası olmayan bir vakit kaybıdır, Düşünsenize her bebek kendini yaratana 5 vakit secde etme borcuyla dünyaya gelir, öde ki bitsin, kaçırırsan yandın, iki vakit arasında osursan yeniden aptes alman gerek, kimi sıcak suyla, kimi kar altında ,,aptes alsa da ödenen borç eşit, Seni çok seven Tanrı, borcunu ödemediğin takdirde her an sana işkence edebilir çünkü. Başına bir iş geldiğinde durup düşünürsün ben nerde günah işledim ki? Ama olsun Tanrı seni sınıyor olmalı, kim bilir bu erdemli davranışın karşısında cenette sana ne köşkler ne huriler verecek. Hey hat, İlahi Adalet, bekle ki göresin..
Hüseyin
13 Mar, 2009
Zeitgeist belgesellerinde hiçbir dine ve dini bir inanışa yer verilmemiş ve çoğunlukla hristiyanlık üzerinden islam’a da atıfta bulunulmuştur. İslamı ne kadar tanıdıklarını bilmiyorum ancak filmlerde bahsi geçen kaldırılması geretiğini söyledikleri faize islam da karşıdır. (İslamda faiz haramdır, günahtır.) Hiçbir zaman tam anlamıyla inanan bir insan olmadım islamın bir savunucusu olarak da yazmıyorum bunları. Sadece çevremde gördüklerimi ve kendi yaşadıklarımı paylaşıyorum. Ve belirtmek isterim ki islamdan bahsederken de gerçek inananlardan bahsediyorum. Sapkınlardan değil.
Geri kalan herşeye inanmış olmakla beraber din konusunda söylenenlere halen şüphe ile bakmaktayım.
Saygılar.
Oğuzhan
19 Mar, 2009
peki ne yapılmalı sadece yorumlardan da yola çıkarak karşında hiç var olmayan bir dünyada
seni sürükleyenlerin olduğunu söyleyenlerle seni sürükleyenleri dinlemekten başka ne yaptın
yani sana dinden kurtul çünkü dini kullanıyor diyor ve dinden vazgeçip sınıyorsun bu mu
yada çoğaltılmış örnekleri …Hayır ; zannetmiyorum ki gerçek bu olsun bize bir yerde
dünyanın var oluşuyla bizim kendi gayelerimizden bahsediyor Dünya ülkeleri neden 1.2.3 diye
ayırt edilmekte sınıflaşmanın temel sebebi nedir o zaman doğal zenginliği en çok olan yerler
en fazla kirletilmekte önce yık sonra sahiplen dünyanın gayesindense önce kendi gayemizi belirlemeliyiz
5 vakit namaza laf söyleyen arkadaşıma sormak istiyorum sen namazı cennete gitmek içinmi yoksa cehennemden
kaçmak için mi kıldığımızı zannedersin? Kulaktan duyma haberlerle bir yere varılabileceğini
zannetmiyorum ama önce kendimize neden sorusunu hedef belirlemek için sormalıyız ve nihayi bir gerçekdir ki
bahsedilen bu güç kitlesi düşünceler birliği yani önemli olan idealleri yoksa koltuk kavgası,makam
şu bu hikaye bu kitle için amaç belki 100lerce yıl alacak ama kendi prensiplerinde insanlar buna hizmet ediyor
peki neden öldükten sonra çalıştığın yerin ne önemi olacak sana ne vaadediliyor? (bkz:google ne iş yapıyor da zenginleşiyor ) gibi bir soru :)
Oğuzhan
19 Mar, 2009
Gördünüzmü hemen aklımıza böyle sorular gelmekte ve bize asla yıkamayacağımız devasa bir güçle karşı karşıyo olduğumuz inandırılıyor yani hiç birşey yapılamaz artık çok geç onlar ve biz durum bu o zaman bizdemi onlara katılmalıyız =)
“ve ne yapmalı ? onları kendi silahıylamı vurmalı yani Tek Dünya devletini kim yönetecek madem amaç bu o zaman onları kendi silahıyla yenmeli onlar iç savaş çıkarıyorsa bizde çıkarmalıyız ..?”Onları Yaradılışın Amacıyla yüzleştirmeli peki onlar kim?
Emre Ekinci
22 Mar, 2009
Belgeselleri izledikten sonra (çoğunuzun yaptığı gibi) hem zeitgeist hakkında, hem de kafama takılan bazı detaylar hakkında kapsamlıca bir araştırma yaptım. Zeithgeist hakkında internet sitelerine, facebook grouplarina ve çeşitli bloglara kayıt oldum ve çevremdeki insanlara olabildiğince anlatmaya çabalıyorum.
Fikirler her ne kadar ütopik görünse gerçekleşebilir bir devrimin olduğu açık. Yinede şu an yapılabilecek tek şey bilinçlenmek ve bu filmleri herkesin izlemesini sağlamak. Zaten filmin ana temasıda izleyenlerin içine bilinçlenme tohumunu ekmek. Bireysel anlamda şu günün dünyasında bunun dışında birşeyler yapılabileceğine malesef inanamıyorum. Ne zaman bilinçsiz toplum, bilinçlenir o zaman eylem başlar. Sorun eyleme başladıktan sonra onu iyi yönetebilmek, yoksa bugünleri mum ile ararız orasi ayrı bi konu…
Y.Arslan Çınar
22 Mar, 2009
Emre Ekinci arkadaşıma katılıyorum, toplumun bu belgeseli algılaya bilmesi için belli bir bilinç seviyesine yükselmiş olması ya da yüksetilmesi gerekli. Eğer gelecekte bir devrim olacaksa -bunun misyonu ve şekli anlatılmış Zeitgeist’te kabaca, ilk hareketinde FED ve benzeri yapıların dünya çapında boykot edilmesiyle başlıyor. Aslında mesele Zeitgeist i bir otobüse benzetirsek, kimlerin otobüse bindiğinden çok, ülkeler bazında kimlerin otobüsün şoförü olduğu, kitleleri bu hareket çatısında altında toplayabileceği önemli. Çünkü; her hareket bir lider ister. Ve her lider kendi hareketinin simgesidir. İşte Zeitgeist’in en büyük eksiği görebildiğim kadar dünya çapında bu görevi yüklenecek LİDER ve kadrosunun tam olarak olmaması. saygılar
nisan
23 Mar, 2009
dinden kurtulman öncelikle tarafsız düşünmeni sağlar, aklın yolu gerçkekten de
birdir ve bu yol: din, dil, ırk, cinsel eğilim farkı gözetmemek (insanlar eşittir yada eşit olmalıdır) adına bir adım atmanı sağlar. Sonra bir de bakmışsın
kendini kurtarmak adına (cennete gitmek/cehennemden kurtulmak vs, vadedilmiş çıkarlar) değil de insanlık adına bişeyler yapmaya başlamışsın…
nisan
23 Mar, 2009
“sen namazı cennete gitmek içinmi yoksa cehennemden
kaçmak için mi kıldığımızı zannedersin? ”
arkadaşım namaz senin borcundur, bu borcu ödemezsen Allahın huzurına
borçlu çıkarsın, kalkıp da bene deme ki “ben namazı allh için kılarım”
farzedelim ki allah için kıldın: Peki bu kıldığın namaz Allah’a ne kazandırdı?
burda maddai bir kazançtan elbbette ki söz etmiyorum, manevi bir kazancı var mı Allahın, bir eşi bir benzeri yok ki, “bak benim kullarım bana ibadet etti” desin de birine anlatıp övünsün…!
Murat
24 Mar, 2009
bazı arkadaşlar din olmalı diyor , yahu belgeselde zaten din diye birşeyin olmadığını kanıtlıyor ve bunun çıkarlar için yaratıldığından bahsediyor.Ayrıca bir insanın iyi olması için allaha ihtiyacı yokki , aileden yetiştirilirken empati duygusu yerleştirilirse zaten elinde olmadan iyi biri olacaktır.paraya gereksinim yoksa yani yaşamın için gerekeni alabiliyorsan ayrıca bilim ve sanatla uğraşıyorsan nasıl kötü olabilirsinki,herkesin bilgili kültürlü empati duygusu olduğunu bir düşün.din konusuyla ilgili sadece bu belgesel değil bir çok kaynaktan düzmece olduğunu anlayabilirsin,müslümanlığa gelince o da yok bazıları belgeselde hıristiyanlıktan bahsedince sanki sadece o yokmuş gibi düşünüyor ama islama göre diğer 3 kitaba ve peygamberlerine inanmamız gerektiği söyleniyor , belgesel açısından söylüyorum hıristiyanlığı çürütmesiyle zaten direkt islamıda çürütmüş oluyor, okumanızı öneririm: ( İnsanlık tarihi : kemirgenlerden sömürgenlere – Alladdin Şenel) (düşünce tarihi – Afşar Timuçin)
diğer konuda hapisaneler, bunlar mutlaka olmalıdır çünkü doğuştan sorunlu ama dıştan normal gözüken insanlar vardır kromozomundan kaynaklanan.Belki bilmediğim rahatsızlıklarda vardır daha.bunları hasta olarak kabul etmeliyiz ve tabiki onları halkın içinde tutamayız ..
birde mesela ortaçağda yaşayan insanları düşünün o zamanda doğmuş büyümüş dünyayı sadece gördükleri gibi sanıyor ama sonrasında günümüze kadar neler neler yaşandı,aynısı bugün içinde geçerli hiçbirşeyi bilmeden sadece günümüzü düşünerek en fazla 100 yıl içinde olanları falan bilerek garip yaşamaya devam ediliyor ilerde mutlaka çok farklı bir yaşam olacak , bence bilgili insanlar yaşayacak şu din meseleside olmayacak,uç nokta gibi görünsede insanlık düşünmeye başlayan bir varlığa dönüşebildiyse,en yaşanamayacak durumlardan kurtulduysa bugünlerde geçecek ve kurtulacaktır…
SoNKoRSaN - MiSTiK KRaL
26 Mar, 2009
Anlıyorum;
Ancak gerçeklerle yüzleşme vakti geldi…
Evren insanın oyunu olamaz ; ancak tanrının oyunu olabilir..
insan sadece oyuncak…
bu dünya ve içerdiği kuralları, sahte kavramları değersiz birer ayrıntı…
hepinizi bloguma bekliyorum…
bir de benim gözümden bakın dilerseniz…
Saygılarımla
Selim
28 Mar, 2009
2 belgeseli de keyif ve hayretle izledim. Keyif aldım çünkü fikirlerimi pekiştirebileceğim somut ve akademik bilgilerin anlaşılabilir düzeyde anlatılmasıyla dolu. Hayret ettim çünkü benim farkında olmadığım şeylerin farkına vardım.
–DİN ve DÜZEN–
Bir kaynaktan borç alırsınız. Oraya ödemeniz gereken bir borç vardır. Ve bu borcu ödemezseniz cezalandırılırsınız.
Tanrıya da borcunuz vardır. Bizden farkı olmayan insanların tanrıdan aldıklarını iddia ettikleri emirleri yerine getirme borcu. Yapmazsanız (ödemezseniz) cezalandırılırsınız.
Ödüllendirme ve cezalandırma birbirine benzemiyor mu?
—
Peki Amerika’nın işine gelmeyen yöneticilerin öldürülmesi ya da yola getirilmesi benzerini dinde de bulabilirsiniz.
Bir kişi dinden çıkmışsa ya öldürülmüştür ya da yola getirilmiştir(!)
-o-
Bu arada başka bir konu da insanların zevk için öldürmesi konusu. Biz de doğanın bir parçasıyız. Şöyle bir çevrenize bakın. Bizim dışımızda zevki için başka canlıyı öldüren herhangi bir diğer canlıya rastlayabilecek misiniz? Demek ki doğada bu yok. Bunu yaratan insanın kendisi. Öyleyse insanda bir sorun var(!)
Tüm dinlerde(!), din uğruna yapılan ve milyarlarca insanın bu zamana kadar katledildiği savaşları düşünürsek, din için de az kayıp verilmediğini ve bu sayede yine birilerinin gücü elinde tuttuğunu unutmayınız.
Müslümanlığı doğal olarak belgesel içinde bulamadınız. Ama biraz saksıyı çalıştırdığımızda din kisvesi altında insanların nasıl yönlendirildiğini farkedebilirsiniz. Unutmayın! Din dünyadaki en büyük ve en etkili SİLAHTIR! Onu kullanarak kitleleri harekete geçirebilir ve savaş bile çıkarabilirsiniz. Başka inanıştaki insanları yokedip, sindirip sonra bunun adına GAZA(kutsal savaş) diyebilirsiniz.
Türkiye’de de benzer birçok katliam görebilirsiniz. Türklerin nasıl müslüman olduklarını merak edenler biraz tarih kitaplarını kurcalasalar Türklerin nasıl katledildiğini de görebilirler. Bugüne kadar şu anlatıldı:
-Kısaca-
“Türkler bakmıştır ki(!) müslümanlık da Şaman inancı gibi tek tanrılı din, ‘hadi müslüman olalım.’ demişlerdir”.
Siz buna inandınız mı? İnandıysanız vay sizin halinize. O zaman bir müslüman kolayca hristiyan olabilir yada bir hristiyan müslüman olabilir. Sizce bu kadar sarıldığınız DİN çabuk vazgeçilecek birşey midir? Anadolu’daki dini yayma(yani allaha hizmet) adı altında birçok katliamların yapıldığını okudunuz mu hiç?
Belki merak edersiniz. Bunları yazan kişi neye inanır. Benim için tanrı denilen varlık, gördüğümüz yada göremediğimiz herşeyin bütünüdür. Yani ben de tanrının bir parçasıyım. “En el hak”(Ben tanrıyım) buradan gelir. Eğer illaki birşeye inanmak gerekiyorsa o zaman ben kendime inanıyor ve kendime ibadet ediyorum. İbadet = hizmet.
Gelelim bahsedilen projeye;
18. yüzyılda cep telefonunu hayal eden insanlara deli deniyordu. Uzaya gitmek, internette konuşmak ve yazışmak hayal bile edilemezdi. Kısacası, günümüz teknolojisi hayal edilse de delilik veya sapkınlık olarak nitlendirilirdi. Ama günümüzde bu teknolojiler günlük yaşantımızda… Öyleyse şimdiki birikimlerimizle projeyi onaylamak yada kesin reddetmek mümkün olamaz. Ama insanları aptal yerine koyup, dünyayı döndüren sermaye sahipleri mutlaka bir gün dönderdikleri dünya altında ezileceklerdir..!
Saygılarımla…
Mehmet
28 Mar, 2009
dinler, zeitgeist, zaten hepsinin amacı aynı değil mi? insanlık ne algılarsa , verilenden ne almak isterse onun kölesidir. tanrı belki vardır, dinleri yollamıştır, peygamberleri göndermiştir, zeitgeist’ı yarattırmıştır birisine,herzaman bir planı vardır. Belkide tanrı yoktur, peyagmberlerde sıradan insanlardır veya hiç varolmamışlardır vs. vs. !neden kendimize ve diğer bir insana iyi davranamıoruz, bu kendi yarattığımız pisliğe kendi ellerimizle batıyoruz!bizi bizden kim kurtaracak?
ceyhan
8 Nis, 2009
SORU:İNSANLAR AYNI MIDIR?
CEVAP:DEĞİLDİR.FARKLIDIR.
ÖRNEĞİN:DAHA ZEKİ VE BECERİKLİ OLANLAR VARDIR.
DAHA AZ ZEKİ VE BECERİKSİZ OLANLAR VARDIR.
BU YORUMLARI YAPAN TÜM ARKADAŞLAR ZEKİDİR,AMA BAZILARI DAHA ÇOK,KİMİLERİ DAHA AZ.
VENÜS PROJESİNİ HAYATA GETİREBİLECEK OLANLAR DA ZEKİ İNSANLARDIR.
İNSANLARIN FARKLI OLMASININ KAYNAĞI DA ONU YARATANDIR.
İSTESEYDİ TÜM İNSANLARI AYNI YAPARDI.AMA YAPMADI.
DÜŞÜNEN İNSANLAR İÇİN BUNDA BİR HİKMET ELBETTE VARDIR.
SON SÖZ:ZAMANI GELİNCE İNSANIN DÜŞÜNEBİLDİĞİ HERŞEY OLCAKTIR.
TIPKI JULES VERN’İN HAYLLERİNİN,DÜŞÜNCELERİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ GİBİ.
turgut
12 Nis, 2009
(Öncelikle hapishaneleri kaldırdım, suç ortadan kalktı gibi söylemler ne yazık ki gerçeği temsil edemiyor. Parasal sistem ortadan kalktı diyelim, insanlar kendisini sanata, bilime verdiler. Para için insan öldürmek ortadan kalktı diyelim. Zevk için öldürürse ne yapacağız?)
Arkadaşım zevk için adam öldürme şimdi de var mevcut sistem suçu önleyemiyor zaten
ama para için öldürme ortadan kalkarsa suç mesnetimin %99 ortadan kalkar.
raskolnikov
15 Nis, 2009
bütün yorumlarınızı okudum ve bazılarına üzüldüm çünkü o veya bu düşünce farketmez güzel olan herşeyde ana fikirler aynıdır karşındaki kişiye ve haklarına saygılı olacaksın , sömürmeyeceksin, malına ve canına kastın olmayacak v.b. diyerek iyi olan herşey sıralanır. Ve arkadaşlara şunu söylemek isterim bunlar zaten İslamiyetin temel kuralları. Gelelim Namazın gereksizliğine inanlara; arkadaşlarında dediği gibi Yaradanın bunlara ihtiyacı yok Namaz ve ibadet senin ruhunun ve fikirlerinin güzelleşmesi için. Gelelim Cehennemde yanma olayına arkadaşlar cennete gitmek ne kadar zor ise cehennemede zor gidilir ama illaki buna işkence dersen birgün sevdiğin birine zarar veren biri olursa içindeki öfke onu öldürsen bile dinmez, o ise birkaç yıl hapisle yırtar yaptığı kötülüklerin karşılığı ne olacak neyse fetva gibi oldu asıl demek istediğim belgeselde sadece din konusuna takılmayın asıl mevzu Türkiye olarak ABD’nin dolayısıyla IMF’nin en büyük müşterisiyiz. Asıl bunu engellemeliyiz..
murat hakan
16 Nis, 2009
Selamlar,
Belgesellerde de belirtildiği gibi: Hepimiz matematik dili ile konuşmayı başarabilirsek polemiğe girmeden tek doğruya varabiliriz.
Zeitgeist’i var olanların içinde en iyisi olarak görüyorum.İkna oldum..
Saygılarımla
Adem Baba
21 Nis, 2009
İnsanoğlu çok garip bir varlık.kendine yalandan korkular doğuruyo sonra zamanla o yalanlara kendi inanıyo.Arkadaşlar şu an sene 2009… nasıl anlatayım bilmiyorum. filmlere göre uçan arabalarla gezdiğimiz herkesin mutlu mesut yaşadığı bi dünyada olmamız gerekiyordu.
En başa dönersek biz cennetten kovuldukmu kovulmadıkmı?. sevgili kulmuyuz değilmiyiz??…eğer kovulduksak bu dünya bizim cehennemimiz mi ozaman.fani dünyadan sonra sonsuz cennette sonsuz bir mutluluk… oh ne güzel..bu veresiye durumlara artık noluyoruz diyebilmeli insanoğlu.imtihanlar hep çalışmadığımız yerdenmi çıkacak…cahillik mutluluktur…
mustafa
7 May, 2009
Filmi daha önce izlemiştim. Beni asıl şok eden bu yorumlar oldu. Dindar müslümana aptal dendimi ateistler bayram ediyor. Önclikle dinlerdeki ortak noktaların onların ideal bir kontrol mekanizma olması veya tek merkezli olması fikrinden ziyade gerçek olması ihtimali yokmudur. Büyük tufan büyük dinlerin tamamında vardır. Ama dünyadaki en eski mitlerde de vardır. Güney amerika mitolojisinde ve sümer mitolojisinde gılgamış da ki öyle toplumlar ki birbirlerini etkilemeleri mümkün değil. Bu büyük tufanın gerçekten olduğu fikrindense neden bunların hepsi mısır mitolojisinden çıkmıştır fikrini doğursun. İkinci olarak parayı ortadan kaldırdığımız zaman 2500 yıl öncesine döneriz. yani trampa . Ve size bir sır vereyim mi trampa=para . Ve adam dediki sana bir kucak üzüm vereyim bana bu duvarı yap. Sen çık toplumun binlerce yıllık evrimini sadece FED e kızdık diye çöpe at. Atalarımız buna pire için yorgan yakmak diyordu. Tamam kabul bu pire biraz büyük ama bence sadece dolar yaksak yeter. Fed için anlatılanlar , 11 eylül , dünya devleti yenilenebilir enerji vb bunların hepsi doğru.
baran
12 May, 2009
Nüfusun %1′inin dünya zenginliklerinin %40′ına sahip olduğu , %50 sinin de hergün 2 dolar kazanabildiği bir dünyada yaşıyoruzz. Bunu değiştirmek sizin elinizde …
———————————ZEİTGEİST ——————————————
Winner Best Feature Artivist’s Film Festival
Hollywood CA 2008
Winner Best Feature Artivist’s Film Festival
Hollywood CA 2007
—————————————————————————————-
——————————- zeitgeist izmir —————————————-
http://www.facebook.com/group.php?gid=79534134797#
zeitgeist bir devrim hareketidir …..
murath
15 May, 2009
Çok merak ediyorum…
Tek tanrılı dinlerin insanları :çöle yakın -suyun kıt-havanın sıcak-kadının değersiz olmadığı -bir bölgede bulunsaydı..cennet ve cehennem nasıl tanımlanırdı?
Ya medeniyetler-Kutup bölgelerine yakın, buzullarda,havanın soğuk,suyun bol olduğu yerlede olsaydı…cennet ve cehennem nasıl olurdu?
Cennet ve Cehenneme gitmiş gibi ayrıntısına kadar tanımı nasıl yapabilirsiniz?
Bunu sorgulamadan körü körüne nasıl inanabilirsiniz?
murath
15 May, 2009
Herşey- bir gün- akıl ve bilim ile izah edilebilir duruma gelecek-
oğuzhan
19 May, 2009
nisan arkadaşım namaz benim borcum değildir namaz bana tahsis edilmiş görevdir . bence kavramlarını netleştirdikten sonra söylediklerimi anlamaya çalışsan daha yararlı olur. o halde şunu madem borç neyin karşılğında oluşmuş bir borç yaratılmanınmı (yaratılmayı isteyen ben mi idim?) işte sürekli kendime sorduğum bir sorudur bu tüm bu dünyanın islamın anlamını azda olsa kavrıyorum peki neden bu düzen yani biz ve bu düzen olmasa Yaratıcı birşey kaybedermiydi hiç sanmam ,yahut düşünsene insanlar cehennemde hapis olduklarını sanmakta ya cennetde de böyle bir durum var ise yani gidecek başka yer yok gibi ama ilk bakışta neden cennetden çıkmak isteyeyim ki diyebilir insan yada hele bi girelimde gibi :D ama merak ettiğim ahirette günahları biten müslümanlar -ve diğer istisnalar ,sonraki yaşamı süresince sonsuz rehavet mutluluk ve bolluk içinde öylesinemi yaşayacak?
oğuzhan
19 May, 2009
ve son olarak durumu biraz daha dini tutumlar içerisinde sergiledim çünkü gerçek olan dünya burası değil burada adalet aramamalıyız ,elimizden geldiğince hakları korumalıyız ve gözetmeliyiz ama en nihayetinde burası sınav asıl mükafatlandırma ve adalet diğer tarafta olacağı için insanlık için yapılabilecek çok şey yok gibi çünkü düşün senin buradaki yaşamınla afrikadaki insanlarınki bir mi ? değil ….ve Allah’ın ne düşündüğünü yahut neden yaptığını bilmeye çalışmak gibi bi fikrede kapılma çünkü “bildiklerin ancak rabbin izin verdikleridir ” sadece mantığı kavramaya çalış derim ,insanlar zaten ölecek…
Mert
20 May, 2009
Arkadaşlar Merhaba, yazılanların çoğunu okudum özellikle Nisan, ve Murat’ın yazıları ilgimi
çekti fakat ilgimi çekmesi iyi yönde değil….
Şimdi kendimce düşündüğüm birkaç konuyu açacağım;
Alıntı yapıyorum: ”
“sen namazı cennete gitmek içinmi yoksa cehennemden
kaçmak için mi kıldığımızı zannedersin? ”
arkadaşım namaz senin borcundur, bu borcu ödemezsen Allahın huzurına
borçlu çıkarsın, kalkıp da bene deme ki “ben namazı allh için kılarım”
farzedelim ki allah için kıldın: Peki bu kıldığın namaz Allah’a ne kazandırdı?
burda maddai bir kazançtan elbbette ki söz etmiyorum, manevi ”
Namaz bir borç değil Allah’ın yapmamızı istediği şeylerden biridir yani farzdır! ve bunu
tabii ki Allah rızası için yaparız biz Allah’ın kullarıyız sen,ben,onlar,herkes Allah’ın kul’u ona ibadet etmekle yükümlü… Birde şöyle demişsin ” bu kıldığın namaz Allah’a ne kazandırdıonun yorumunu yapmak bana düşmez ancak benim sevap işlememe neden oluyor ve bunu
içimden gelerek yapıyorum..
Son olarak birşeyler yazacağım…
Dünyada’ki en güzel, en anlamlı yaratılan varlık Biz yani İnsanlar’ız.. Tüm bu kainat tüm
bu güzellik herşey bizim için yaratılmışken bunların bir karşılığı olduğunu
düşünmüyormusunuz ?
” Bir pâdişahın kıymettar bir hediyesini sana getiren bir miskin adamın ayağını öpüp,
hediye sahibini tanımamak ne derece belâhet ise, öyle de; zâhirî mün’imleri medih ve
muhabbet edip, Mün’im-i Hakikî’yi unutmak; ondan bin derece daha belâhettir. Bedüizzaman Said Nursi – Risale-i Nur”
Gayet açık..
Son olarak… Şu doğanın işleyişi bile sizlere birşey ifade etmiyor mu ibadet etmek adına ?
Herşey dengeli yaratılmış ne kadar mükemmel Elhamdülillah… Ağaçtaki bir böcek keneleri
yemese Dünyayı keneler basar veya başka bir canlı başka bir canlıyı yemese tüm düzen
bozulur ama herşey düzenli….
Temel olarak oluşan bu muazzam düzen yıllar sonra bile bilimle açıklanabilse dahi tesadüfler üzerine ortaya çıkmayacak kadar mükemmeldir.Yeterki insan kalbi soğutulacak kadar yoldan çıkmış kendinden sapmış olmasın…
Mevlana der ki: “insan neyi görmek isterse ona bakar ve insan gördükleri kadardır…”
sude
22 May, 2009
benim anlamadığım peygamberlerin hikayelerinin eski hikayelere benzemesi neden dinin yalan olduğunu göstersin. tam tersine doğrulamaz mı? baştan beri hep böyle şeyler yaşandığına bir kanıt değil mi bu?
oğuzhan
26 May, 2009
sürekli aynı hikayeyi tekerrürle karşımıza çıkardıklarından bahsetmekte,kürt sorunun osmanlıda ermeni sorunu olması gibi ?
Y.Arslan Çınar
3 Haz, 2009
yorumlardan birşeyin daha farkına vardım. arkadaşlar başta bende dahil olmak üzere halkımızın çoğunluğunun dini bilgisi yetersiz. Hele ki birde dünya dinlerini işin içine katarsınız halimiz içler acısı.
Rahmetli Uğur Mumcu’nun güzel bir sözü var. bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi olmaz der usta gazeteci.
bizim gibi toplumlarda fikre, bilime dayalı işlerin sayısına bakarsak tablo bütün çıplaklığıyla ortada, durum daha iyi anlaşılır. Dinde bir tekelleşme var, buna bağlı olarak ticarileşme, akabinde asimilasyon, siyasi açılımlar. Laiklik işte burada özünü buluyor. Tabii anlayana. umarım iş işten geçmeden Türk Gençliği bir olup, kendi problemini kendisi çözer, yoksa elalemin gavurunun gelip bizim topraklarımızı araklerken sorunumuzu çözümlemesini beklemek -enayilik olur.
neticede din bir afyon, isteyen istediği gibi kullanılır. burada da başka yerlerde de kullanıldığı gibi. bilgiye dayalı tartışmalar ancak çözüm getirir. gerisi boş muhabbet arkadaşlar…
oğuzhan
4 Haz, 2009
dini konular açık uçlu ,yorumlanmaya müsait belki söylemin bundan geldi sn. Çınar ,ama eğer söylediklerimizde yanlışlıklar gördüysen paylaş bizimle….
deniz koca
21 Haz, 2009
aslında belgeseli seyrettigimde kendimi şuanki dünyaya çokta yabancı hissetmedim çünkü belgeseldeki büyük sermaye imparatorlugu tespitleri ve bunun üzerinden dogan savaslar yıkımlar bir avuç asalagın tüm dünyayı sömürmesi gibi tespitler yüzyıldır komünistler tarafından söylendi hatta komünizmin görüşünün temeli sayılabilecek marksizmin bu kapitalist buhranları ve krizlerini yüzyıl öncesinden görmeside yadsınamayacak gercekler venüs projesi tam olarak kapitalizmin ve sömürücü bu ekonomi imparatorlugunun nasıl yıkılabilinecegi ni tam olarak açmaması bu projenin sadece var olan gercekleri önümüze sunmaktan baska bi getiri saglamadıgını düşünüyorum sonucta kapitalizim öyle düşünceyle projeyle yıkılması pekte inandırıcı degil tv seyretmesek yada para kullanmasak ne olabilirki kapitalizmin bide zorda kaldıgında insanlıgı yok edebilecegi ordusu var medyası var bu medya bu ordu bu kurumlar tarafından yönetiliyor bu asalak sömürücü takımı insanlıgı tek elden yönetmeye çalışırken bi okadarda insandan korkuyorlar bu yüzden bu kadar koruma bu kadar korkaklık tek kurtuluş benim fikrimce tek tek ülkelerin bu zincirden kurtulmaları çünkü zincir bi kere koparsa en zayıf halkasından geriside gelecektir
gül sarıdağ
25 Haz, 2009
Merhaba, ”zeitgeist” denilen şeye ilgim kitabını okumakla başladı sonra ilgimi çekti ve internet de bu sayfaya ulaştım. Filmleri izledim ..şaşırmadım belkide yıllardır okuduğum değişik kaynakların etkisiyle ve haricen dünyada olanları farklı bir gözlemleme içgüdüm olduğu için.
Kurulmaya çalışılan venüs projesi ,bende dünya tarihinde gelmiş geçmiş en büyük medeniyet olduğu ileri sürülen Atlantis medeniyetini çağrıştırdı.
Şu an ki yaşadığımız dönemin bir çöküş olduğuna inanıyorum.Yeni sisteme ihtiyaç var ve bu proje insanlığın ulaşabileceği çok daha yüksek bir medeniyetin ilk adımları diye düşünüyorum.Bu sayfadaki diğer arkadaşların yorumlarını da okudum ve bazılarının özellikle din olgusuna fazla takıldıklarını farkettim.Hala kaygı hala korku var ki bu anlaşılabilir, yüzyılların getirdiği bilinçaltı ve dayatmaların bir anda yok olması düşünülemez zaten.Din kavramı bana göre tarih boyunca yine insana hizmet etmeye çalışmış ,birliği, beraberliğ ve sevgiyi oluşturmaya çabalamış rehber bilgilerdir yanlış olan birşey yok fakat süreç içinde hasta ruhlu insanlar olayları çarpıtıp insanlığı birbirinden ayırmak için bu olguyu kullanmışlardır. Bir insan dinsiz de yaşayabilir bu onu kötü veya yoldan çıkmış yapmaz.Kuran da geçen ” size şah damarınızdan daha yakınım” diyen bölüm içimizde zaten gereken gücün ve rehberin kendimiz olduğunu belirtiyor.Bu konuyu çok fazla irdelemek istemiyorum herkez kendi bulduğu gerçeğe inanmalı, bu herneyse!
Bana göre venüs projesi yine şu an ki başta olan güçlerin ”YENİ PROJESİDİR” sadece:) !! kredi kartlarının çıkması bir hazırlık dönemydi..PARASIZ SYSTEME GEÇİŞ …parayı zaten ortadan kaldıracaklar..çünkü para hala bazı ortamlarda tam kontrol altına alınamayan kişisel birikim ve güçtür.. internetin yaygınlaşıp ELİMİZ AYAĞIMIZ olması da yine farklı bir kontrol ve yönetim sistemidir.Çünkü tv de tek taraflı bir kontrol var..feedback alınamıyor..oysaki internette toplumların milyonlarca insanın ne yaptığı ve ne düşündüğü yazışmalar aracılığı bilinebiliyor..ve ancak bilinen bir şey kontrol edilebilir…
Şu an ki dünyayı yöneten güçler sadece varolan sistemi değiştirecekler teknolojiyi değiştirecekler ve bunu yapabilmek için şu an ki sisteme karşı bir antidüşünce yaratma peşindeler..yeni sistem çok daha büyük hatta 100% kontrol ve yönetim sağlayacaktır.Belki birçok kişinin izlediği ve haberdar olduğu üzere kimlik yerine çipler kullanılacak ve bunlar gelecekte insanlar doğarken insanların vücutlarına yerleştirilecek…Bildiğim tek birşey varsa ABD şu an ki dünya tarihinde ”TANRIYI” oynuyor…bu sistemin kurucuları yaptıkları yeni projelerden ve yeni teknolojilerden bahsediyor..şimdi soruyorum arkadaşlar milyarlarca ve belki çok daha büyük maddi güç gerektiren onca buluşun ve yapımın kaynağı ve finansörü bu bilim adamlarını destekleyen kimlerdir???? !!!!!Gerektiğinde tarihin akışını yazan, herşeyi işte tam da bu belgeselde anlatıldığı üzere değiştiren kaderini yazan kimlerdir?.. tabiki şu an ki sisteme tüh kaka diyen grubun kendisi..bu insanlar için farklı bir sisteme geçmek zor değil..yapılmaya çalışılan tek şey yavaş yavaş toplumu bu fikre alıştırmak…Kendi kurdukları eski sitemi aslında kendileri kötülüyor yani daha iyiniyetli bir yönetici veya grup yok ortada!!! amaç? amaç tabiki daha global ve dünyayı tamamen sınırlar kaldırılaraka tek sistemde tek teknolojide buluşturup yine ve yine YÖNETMEK tabiki…!!!
ve bu siteme geçilecek er ya da geç. ”ZEİTGEİST” ın amacı yavaş yavaş insanlarda şu an ki yönetimin kötü olduğu fikrini yaymak ki yeniye istekli olsunlar..oysaki yeni sistem çok daha büyük bir köleliğe sebep olacaktır:)) maalesef…teknolojinin olduğu hiçbiryerde özgürlükten bahsedilemez..kontrolün sağlanabildiği hiçbiryerde özgürlük yoktur.
Şahsi inancım gerçek özgürlük insanın doğa ile bütünleşip ona uygun olarak yaşadığı ..doğal kaynakların üretildiği ve tüketildiği bir yaşam biçimidir ki bu ancak asırlar evvel zaman zaman insanlık tarihinin yaşadığı şanslı dönemlerdir ..şu an belgesellere bakıp yerliler dediğimiz kabile hayatı sürmüş olan toplumlardır.Şu an ki insanlık çok başka birşeyi deneyimliyor..Atlantis medeniyeti vardı veya yoktu ama gerçek şu ki süreç içinde sanılan sonucu, teknolojilerinin en üst seviyesinde olduklarını ve süreç içinde kainatın yasalarına aykırı davrandıkları için kendi kendilerini yok ettikleri gerçeğidir…şu an ki gelecek çağlarda kurulacak yeni sistem 2. bir Atlantis olur mu bilemiyorum ama kainatın yasalarına aykırı davranan her sistem kendi kendini yok edecektir..
Bunca düşüncemin neticesinde şahsi fikrim nasıl yaşamamız gerektiğini bence derinlerimizde zaten hepimiz biliyoruz nerde nasıl davranmalıyız biliyoruz egosal arzularımızın içimizde yükseldiği zamanlar seçimlerimizde dikkatli ve adaletli devrandığımız sürece hayatımız çok daha huzurlu geçecektir…
Sistem hakkındaki düşüncem ise dünyayı yönetenler belli..onları yenecek ya da yokedecek değiliz..:)) tavsiyem bizlere sundukları seçenekleri ve yaşam biçimine akıllıca ayak uydurup bunları bilinçli kullanırsak konforlu ve güzel bir hayatımız olacaktır…en basit örneği kredi kartı kullanmak zorunda değilsiniz..kullanmanız gerektiği yerde de bilinçli ve bütçenizi aşmayacak şekilde kullanmak gibi..yada ilaçlar kullanmak yerine spor yapmak düzenli beslenmek..uyuşturucu bağımlılık yapan maddelerden uzak durmak..tv de saçma sapan dedikodu veya sıkıntılı haberleri seyretmek yerine güzel bir belgesel veya film açıp izleyebilirsiniz v.s.
Arkadaşlar sistemden kurtuluş yok ..ve zaten kurtulmaya gerek de yok..yapacağımız tek şey varolan sistemde akıllıca hareket etmek..davranış ve düşünce biçimimizi eğiterek geliştirerek bilinçli bir hayat sürdürmek.
öZGÜRLÜĞÜ ARAMAYA VEYA KAÇMAYA GEREK YOK…ŞU AN ÖZGÜRÜZ ZATEN!!
saygılar.
gül sarıdağ.
elif
2 Tem, 2009
merhaba arkadaşlar
ben de sizler gibi zeitgeist i ilgi ve beğeniyle izledim.benim bu projeden haberdar olmamı sağlayansa kardeşimdi.nitekim bende bazı arkadaşlar gibi izlerken kafamda sorularla karşılaştım.çağtay beyin de dediği gibi ‘nası?’ en büyük sorum ve bunu durmadan kardeşimle tartışıyoruz.zeitgeist i savunan pek çok kişi gibi o da bu projeyi insanlığın kurtuluşu olarak görüyor.ne yazıkki ben bunun bir ütopya olduğunu düşünüyorum.ne yazıkki diyorum çünkü buna gönülden inanmayı çok isterdim.
şüpheyi felsefe olarak bilmiş ve gerçeği arayan biri olarak baştaki sorum şu:
1.ben bu adamların düzene aykırı gelenleri fişlemek için amerikan cıa ajanları tarfından üretilen bir proje olmadığını nereden bileyim?
2.bu proje varsayalım ki gerçekleşti; eğitimi veren makinalara o bilgileri kim ve nasıl yerleştirecek?
3.hapishane olmayacağına göre ve bu proje gerçekleştiğinde bilinç devrimi(yada evrimi) ni sağlayamayan gerçekten hastalıklı yapıya sahip(kromozomlarında problem olan) kişilerle nasıl başa çıkılabilinecek?örneğin adam hasta ve bunu baskı altında 40 yaşına kadar tutabilmiş ve komşusunun çocuğuna gerçekten elinde olmadan genlerinden kaynaklanan bi problem yüzünden sapıklık yapmış.ne yapılacak?
4.internet üzerinden bilinçlendirmeden bahsediliyor.internet in iyi olduğu gibi kötü yanları da var.bi okadar da bilgi kirliliği…ben ikna edici bi üslupla yazılan kanıtlarla ispatlanmaya çalışılan bir bilgide (yanlış olduğunu varsayalım) ne derece gerçekleri ayıklayabilirim?
herkesin orta olduğu tek bir nokta var ki o da ‘keşke olsa da bizde yasak’.ancak herkesi bahsettiği gibi küresel sermayenin efendileri buna izin vermeyeceklerdir.hele ki parasal sistemin ortadan kalkmasına…çünkü çıkarları bu sistem üzerine kurulu.tek dünya amerikan emperyalistlerinin hayali.hayali diyorum çünkü bizlerde buna izin vermeyeceğiz.ancak farkında olunan ve aryışlardan da anlaşılan şu ki bu sistem çökmekte…asıl mesele yerine kimin neyi getireceği.efendiler çıkarları doğrultusunada yine kendi sistemelerini mi kuracaklar yoksa sömürülenler birleşip bu hegamonyaya bir son mu verecekler.
venus projesi henüz ( ve ne yazıkki gerçekleşmediğine inandığım) varsayımlar üzerine kurulu.ve herkes bu varsayımlar üstüne olabilirlilik taşıyan sorular yöneltiyor.ben de aynı şekilde.
bu projenin en büyük yanlışlığı ise din üzerine kurulu.ben inanıp inanmadığım hakkında hiçbirşey söylemeyeceğim.çünkü bu benim meelemdir.kimseyi ilgilendirmez.herhangi kimsenin de inanıp inanmaması beni ilglendirmez.hertürlü ateist yada teist fikre saygım vardır.bu proje ise bunlara saygı duymak bi yana inanları acımasızca eleştirip sömürülen zavallılar olarak gösteriyor.oysa ki u inanların vicdan meselesidir.dürüstçe görelim ki çoğunluğun müslüman olduğu bir toplumda yaşıyoruz.bu yargılarla insanların önüne çıkmak onları baştan bu projeden soğutmak olmaz demeye teşvik etmek olur.inanç vicdan meselesidir.kimse kimsenin vicdanına hükmedip inanma diyemez.
ancak herkesin de gördüğü gibi en önemli mesele dinin kullanılması ve çıkar aracı haline getirilmesidir.emevi müslümanlığı yapanlar dinde yer olmayan akla mantığa uymayan saçma sapan kısıtlamalar getirenler en çok çıkar sahipleridir.Türkiye de bunu görmemek imkansız; topraklarımız satılıp nüfusun büyük çoğunluğu açlık sınırının altında yaşarken birileri kendine jetler gemiler alıp bolluk içinde yaşarken…Ulu önderin ilke ve devrimleri yıkılıp çiğnenirken aydınlar haksız suçlamalarla boğuşurken birileri dini kullanıp halkı sömürmeye devam ediyor.
bir diğer konu da askerlik…Türkiye de en güvenilen kurum asker.bu durumda askere gitmeyip onu reddedip karalamak bu toprakları canları uğrunda kazanan geçmişimize haksızlık olmaz mı?atalarımızın nerden geldiği kürt türk alevi sünni süryani laz ermeni kimin ne olduğu önemli değil.önemli olan bu toprağın ekmeğini hep birlikte paylaşıyor olmamız.ve onlarında paylaşıp canlarını verdikleri toprağa (emperyalizmle savaşıp yenmiş oldukları) bir borcumuz var.bu borç vefa askerlik kurumudur.zeitgeist e gönül veren arkadaşlar bunu nasıl yok sayıp reddedebilirler?
ben bu projeye ne evet ne de hayır diyebilen sadece dışardan bakmaya çalışan biri olarak öncelikle temizliğin ülkemizdeki pisliklerden (sermayenin efendilerinden) arınarak başlayacağına inanıyorum.
mao çin de devrim yaptı ve başarılı oldu çünkü toplum ancak orada onun yaptığı gibi bir devrimi kabullenebilirdi.yapısı koşulları dinamikleri buna izin verdi.chavez ise venezüella da başarılı oldu çünkü orada yaşayan halk dağa silahla çıkan bir adamı lider benimseyebilicek yapıdaydı.şimdi soruyorum bu türlü bir devrim Türkiye de olabilir mi?olamaz! çünkü Atatürk bu toplumun kaldırabileceği anlayabileceği etkenlere sahip diğer liderlerden bambaşka bir kişiliğe sahipti.toplumların belli karakteristik özellikleri vardır.ve kabullenebileceği şeyler.Atatürk devrim yolunda insanlara hitap ediyordu ve toplumu iyi anlamıştı doğru akıllı ve mantıklı adımlar atarak başarılı oldu… işte bu örneklerden ve bilgilerden yola çıkılabieceği üzere venus projesinin ülkemiz koşullarında etkisiz ve yetersiz kaldığını görmek mümkündür.
venus projesi amerikan halkına hitap edebilir(eğer doğruysa tabi).ve öncelikle onları bilinçlendirmek gereklidir.
saygılarımla,
elif
levent
16 Tem, 2009
Zeitgeist süper bir senaryo. Nasıl mı? Zaten bilinen ve ileride olacağı ya da olabilecekleri tahmin edilen şeyleri belgesel şeklinde yayınlamışlar. İsrail ve tetikçisi Amerikanın eski oyunları zaten suüstüne çoktan çıktı. İkizkulelerin
yahudiler tarafından halledildiği,insan vücüdunda çipler falan…
Zatenbildiğimiz şeyler. Tam böyle resmi bir yayına ihtiyaç duyduğumuz zamanda Zeitgeist çıkıverdi. Bu yüzden çabuk kabullenileceğe benziyor. Fakat bence bu da yeni bir oyun. Önceden parçalanıp,birbirine düşman edilerek yönetilmek istenen dünya insanlarına ilaç olan hoşgörü,yaratılanı hoşgörme yaratandan ötürü prensibi ve uzantısı son dönemde fethullah gülen hareketi ve diğer kanaat önderlerinin hareketleri tam da zirveye yaklaşmıştı ve çeşitli ırklar,dinler birbirine yaklaşmıştı ki bu yeni senaryo empoze edilmeye başladı. Bu sefer de birleşip güçlenmesinden korkulan ülkeler şimdi önceki böl -parçala -yönet taktiği ie tekrar tekilleşmeye birbirinden uzaklaşmaya itiliyor. Böylece yine birbirine düşman yeni dünya ülkeleri ve yine kolay yönetilebilen zayıf insanlar.
selin
17 Tem, 2009
İnanılmaz… yorumları okudukça kendimden geçtim, gerçekten kafamı duvarlara vurasım geldi ama olsun gene de hepinizi seviyorum. İnsanlık adına… Herkes aynı düşünceleri tabiki savunamaz ama din konusunda bu kadar kapalı insanlar olduğu için gerçekten utanıyorum insanlığımızdan. Siz peygamberimize ilk gelen vahiy neydi biliyor musunuz? OKU!
Evet, OKU! Okuyun lütfen. Din denilen şey mümkün mü bu kadar kapalı, korkutucu olsun. Ateistlerde insan değiller mi? Ne bileyim ben bu konuşulanların hepsi bana çok saçma geldi. Ama tabiki bana… Ekonomi çöktü işte… Asla eskisi gibi olmayacak. Alın bakın Amerika’daki çoğu büyük firma battı… Bakın işte ilk defa zenci biri başkan oldu Amerika’da.. Bizde ne oldu? Var mıydı söyleyin bundan seneler önce bu kadar ölüm haberi? Sokağa çıkamıyoruz, düşüncelerimizi özgürce söyleyemiyoruz, sırtına Allah dövmesi yapan adamı işkenceyle öldürüyoruz? Hangi dinimizden hangi insanlığımızdan bahsediyorsunuz. Biraz karamsar olacak ama biz bittik zaten… Örümcek beyinli insanlar ve paragöz hükümetler bizi bitirdi. Ama onlarda bitti. Hepimiz yakında Allah’ın huzuruna çıkacağız ve ne diyeceğiz?
Allah’ım bu zeitgeist kurucusu değil mi? Ama onun burada ne işi var? O atesitti?
Ve Yüce yaradan bize şu cevabı verecek..
SANA ALLAH’IN İŞİNE KARIŞMA DEMEDİM Mİ?
Sevgi ve ışıkla
Muhiddin
31 Tem, 2009
Bu venüs projesi olarak adlandırılan ütopik düşünce yeni bir akım değilki. Bu komünizm in ta kendisi işte. Marksizm ve leninizm e göre komünizm e giden yolda ilk olarak burjuvazi ortadan kaldırılarak sosyalizm aşamasına geçiş yapılacaktı. Daha sonraki süreçte insan fikri ve vicdani olarak o kadar mükemmel bir hale gelecekti ki devlete,kanuna, dine,polise, hapishaneye vs. gerek kalmayacaktı, dünyadaki tüm kaynaklar, varlıklar tüm insanların ortak malı olacaktı. Bu hayalcilikten başka bir şey değil. Bu güne kadar Dünyada hiç bir devlet komünizm aşamasına geçemeden, sosyalizm yok olup gitmiştir. Bu düzenden bıkıp usanan, sürekli sömürülen bizler böyle fikirler ortaya atıldığında bunun olabilirliğini sorgulamadan ve düşünmeden hemen bu fikri sahipleniyoruz. Zeitgeist denen bu hareketin aslında başka bir otokratik düzeni amaçlamadığını nereden biliyoruz. Dinin ve tarikatın adı: Zeitgeist. Tanrısı ve peygamberi: Jacque Fresco. Şimdi dini ve tüm dogmatik düşünceleri reddetselerde başarıya ulaştıklarında (başarıya ulaşmaları da hayal ya neyse) sonun böyle olmayacağına kim garanti verebilir. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmak gibi bir şey.
Neymiş para olmazsa suç işlenmezmiş. Hadi canım. Paranın hüküm sürmediği dönemlerde suç işlenmiyormuydu yani, savaşlar oluyormuydu, kıtlık ve açlık yüzünden insanlar ölmüyormuydu.İnsanoğlunun yaratılışında vardır; iyilik ve kötülük. Önemli olan senin hangi yolda gideceğine karar vermendir. Din de bu kararı verirken sana yardımcı olabilecek en önemli kaynaktır. Din derken en son ve gerçek din olan, islamiyetten bahsediyorum. Yoksa hırıstiyanlık ve museviliğin sonradan çeşitli güç odakları tarafından kendi çıkarları için tahrif edildiğini her müslüman bilir. Bunu zeitgeist in söylemesine ihtiyaç yokki. Hırıstiyanlık ve musevilik bozulduğu için Cenabı Allah en son dinin peygamberi olan Hz Muhammedi insanlara yol göstersin diye göndermiştir. Biz müslümanlar bunu bildiğimiz için en son din olan islamiyete inanıyoruz. Bugün dünyada neden bu kadar çok kötülük, suç ve şiddet kol geziyor? Acaba bunun sebebi insanların bir dine mensup olmaları mı? yoksa o mensup oldukları dinin gereklerini yerine getirmemeleri mi? Ne yazık ki günümüzde, dünya müslümanları gerçek islamiyeti yaşamıyorlar veya yaşayamıyorlar. (peygamberimizin ve halifeler döneminde yaşanan islamiyeti). işte islam aleminin ve dünyanın bu halde olmasının sebebi budur. Yoksa dindarlık dünyayı bu hale getirmemiştir.(Bunu anlayabilmeniz için Peygamber ve 4 halife döneminde toplumun nasıl adil bir şekilde yönetildiğini anlatan kitapları okumanızı tavsiye ederim)
Saygılarımla.
M.Zafer
serhat
15 Ağu, 2009
kişisel diyil kurumsallaşmış din yanlıştır.diyanet işlerinin bütün inanç mensuplarından alıp tek bir inanca hizmet vermesi mesela.müslüman kardeşlerim sizce burada bir adaletsizlik yokmu.bana göre dini sorgulamaktan kaçınılmamalı.eğer dini sorgulama cesaretini gösteren insanlar olmasaydı bizler bir boynuzun üstünde yaşayan canlılar olurduk ve depremler hayvan başını salladığında olurdu.dünyanın şeklini sorgulayanlar nasıl hor görüldüyse tabiki dinin anlatılmış en büyük hikaye olduğunu anlatanlar dışlanacak.din bir araçtır Allaha ulaşmak için hiçbir vasıtaya ihtiyacınız yok.
Gökçen
19 Ağu, 2009
Kraldan çok kralcı olmayı seven güzel ülkemin güzel insanları.. Ortaya bir kaç yorum yazacağım ancak; insanoğlunun Allah'ı görmezden gelme inancına hayran olmamak elde değil, önce sizleri takdir edeyim. Allah'a inanmamak için tek kanıtı gözlerinin yetersizliği olan bir varlığın, hiç bir kanıtı yokken maymundan geldiğine inanması. İşte zeitgeist.Hastalık teşhisinin doğru olması, hastayı kurtarmaz. Onu kurtaracak ilacıdır, tedavidir. Bu akım sadece bilinen hastalıkları bir daha ispata kalkışmakla uğraşmış. Üstelik tedavi diye sundukları da hiç ciddi değil. Para ve din birlikte anılamaz. Birisi insan icadıdır, yerine yeni bir değer bulursunuz, değiştirirsiniz. Ama dini siz koymadınız ki siz değiştiresiniz. Eski insanların totem ve efsaneleri ile dini argümanların uyuşması neden bu kadar garipsenir anlamıyorum. Nedeni çok açık; ilk insan ilk peygamberdi, oğlu 2. peygamberdi. Peygamber gönderilmeyen, Allah'tan haberdar edilmeyen bir ümmet yok. Doğal olarak mağara adamı bile olsa bunlardan haberi olacak. Ve dini yanlış yaşıyor, ideoloji ve küçük hesaplarınıza alet ediyorsanız, papa da olsanız, halife de olsanız, sizin suçunuzdur, dini bağlamaz. Benim okuduğum Kur'an; mealinde tembel olun, asın , kesin, cahil cahil oturun, nefsiniz ne emrederse onu yapın, para için herşey mübah demiyor. Tam tersine bunları yasakladığı gibi, her zaman yardımseverliği, uyumu , huzuru tavsiye ediyor. Dinden nefret etmek için önce ciddi manada araştırma yapılıyor mu? Bu insanlar kişisel olarak, başka görüş ve yaşayışlara takılmadan ne kadar islami bir yaşam sürmüşler ve bu deneyim sırasında ne gibi kötülükle karşılaşmışlar ki dinimi kötülüyorlar. Ben hristiyan değilim, hristiyanca yaşamadım, doğal olarak o dine sövme, yerme, eleştirme gibi bir hakkım yok. Ama benim dinimi yaşamayanlarda lütfen benim dinimi kaldırma ya da kendilerince yok etme haklarının olmadığını bilmeliler. Demokratik olduğumu iddia etmem. Ancak saldırgan olan, karşısına çıkacak savunmayı öngörmelidir. Eski düzen üzerime askerlerini salacak, peki bu sistem kendini korumak için ne yapacak. V for Vendetta filmini izleyenler hatırlayacaktır. Her sistem kendi diktatörlerini er veya geç oluşturur. Ya da belki Devlet'te anlatıldığı gibi çocukları sistem eğitmeli, söyledikleri şarkılara bile karışmalı ki , kendi köleleri oluşsun.
Müslüman olmasam acaba ben de bu akıma yönelir miydim? Cevabı meçhul. Ancak kendimden ümitliyim. Herhalde yine de tedavi şeklini tasvip etmezdim.
Yaşasın özgür ruhum. İnsanın bulaşık elinin değipte çirkinleştirmediği tek varlığımız.
daressalam
27 Ağu, 2009
NASIL? SORUSUNUN CEVABI
BIREYSEL OLARAK BILINCLENMEK ;
BUTUN MANIPILASYONLARI (OZELLIKLE MEDYA VE CORPORATE LARIN YAPTIGI) FARK EDIP BUNA IZIN VERMEMEK. BENCE TV YI KAPATMAK VE GAZETE VE DERGILERIN COGUNA EL BILE SURMEMEK, TAKI ONLARIN YAPTIGI KIRLILIKTEN ARINANA KADAR
IHTIYACLARIMIZI KENDIMIZ BELIRLEMEK ;
IHTIYACIMIZ OLMAYAN SEYLERI ALABILMEK ICIN KOPEK GIBI CALISIP AKSAM EVE GELDIGIMIZDE DUSUNEMEYECEK, OGRENEMEYECEK HATTA HISSEDEMEYECEK BIR SEKILDE OLDUGUMUZ YASANTIYA ALTERNATIF BULUP DEGISTIRMEK. BUNU BEN YAPTIM KESINLIKLE TAVSIYE EDIYORUM
BU SIRKETLERIN URUNLERINI TUKETMEMEK (INTERNETTEKI BILINCLI YAYINLARI TAKIP ETMEK, FARKINDALIGI ARTTIRMAK)
GEREKSIZ TUKETMEMEK!!!!
HER GUN BIR DEGER URETME SORUMLULUGUNA VE BILINCINE SAHIP OLMAK, VE URETILEN DEGERLERIN DE HAKKINI VERMEK
BIRBIRIMIZLE KAVGA ETMEMEYI, OFKENIN, NEFRETIN YERINE SEVGIYLE DAVRANMA ORNEGI OLMAK HERSEYE RAGMEN, BIZIM BIRBIRIMIZLE KAVGAMIZIN ONLARIN MANIPILASYONU OLDUGUNU GORMEK
BU BILINCI YAYMAK, GERCEGI KONUSMAK. COCUKLARIMIZ, GENCLERIMIZ, VE CEVRE ICIN EKSTRA MIL KATETMEK, KENDI ZAMANIMIZDAN OZVERIDE BULUNMAK
KENDIMIZI BASKALARINDAN AYIRDIGIMIZ, YARGILADIGIMIZ HER AN BU TUZAGA DUSUYORUZ
KISACASI HER AN BILINCLI VE AMACLI YASAMAYA KARARLI OLMAK