Taşra ve Bağımsızlar
Seçime gün itibari ile 5 gün kaldı.
Miting alanlarında sarfedilen sözler gittikçe sertleşiyor ve bazen hakaret derecesine geliyor. Hakaretler, suçlamalar, millete gösterilen mazot karneleri, iddialar gırla ama, çözüm nerede diye sorduğumuzda bizi cevapsız bırakan siyasetteki bu kirlenmişliğe “DUR” demek için “Bağımsız” adaylar bir seçenek olarak karşımıza çıktı.
ÖDP Eski Genel Başkanı Sayın Ufuk Uras, akademisyen kimliği ve Türkiye’deki azınlıklar hakkındaki yazılarıyla dikkat çeken Prof. Dr. Sayın Baskın Oran, bu bağımsız adaylar içinde en çok ön plana çıkan, tabir-i caiz ise en medyatik olanlar. Bu medyatiklik sayesinde durum öyle bir hal aldı ki, en ücra yerdeki insanlar Baskın Oran ve Ufuk Uras konusunda bilinçli ama kendi ilindeki bağımsız adaylardan söz açılınca isimlerini bile bilmiyorlar! Hal böyle olunca bu bağımsız adayların sandıktan çıkma şansı çok ama çok aza iniyor.
Ufuk Uras ve Baskın Oran’ın bu kadar ekran önünde olması, akıllara şu soruyu getirmekte, “Acaba bağımsızlar sadece İstanbul’da mı seçime giriyor?”. Gerçek böyle olmasa da böyle hissediliyor. Bu bakımdan “ortak sol aday” kampanyasının yeterince iyi uygulandığını söylemek pek mümkün değil. Elbette her ilde bir Baskın Oran, Ufuk Uras bulunamaz, lakin en azından medyayı daha haşin kullanmak adına bir şeyler yapılabilirdi diye düşünüyorum!
İstanbul’da, siyasi parti liderleri ve onların oy makinalarından oluşan partilere oy vermeye vicdanı razı olmayan sol kesim bu seçimde bir çıkış buldu. Gönlü rahat, “Oyum Uras’a diyor”, “Oyum Baskın Hoca’nın” diyor. Amenna. Ama aynı platformun İstanbul 3. bölge adayına iş gelince, “ı ıhh” diyor. Zaten Ödp’de 3. bölgede seçime giriyor. Aynı şekilde DTP 2. bölgede seçime giriyor, Baskın Oran’a desteği sözde kalıyor!
İstanbul’da da işler çok parlak değil aslında yakından bakınca, Ufuk Uras’ın anadolu yakası, çok daha şanslı bu noktada. Ağır eleştiriler de gelse DTP desteği Ufuk Uras’ın yanında olacak ve işte tartışma bu noktada başlıyor!
Bağımsız da olsa bir DTP’liye oy verilir mi?
Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da bu soruya gülerler elbette. Ama İstanbul’daki Baskın Oran destekçileri arasında bu soruya çok farklı cevap verecek insanlar var, biliyorum. Kürtlerin Mecliste olmasını bir tehdit olarak algılanmasını sağlayan DTP sudan çıkmış ak kaşık değildir. Hatta emek odaklı mı yoksa etnik odaklı mı siyaset yapmaktadır sorusunun cevabını da size bırakıyorum! Ama her şeye rağmen diyorlar ki “ayrılıkçı siyaset yapmayacağız, uzlaşı için uğraşacağız” vs. Gayet güzel, çok güzel! Bırakalım herkes kendisini ifade etsin, derdini anlatsın, kanunlara aykırı bir uygulamada zaten polisi askeri meclisin dışında bekliyor, unutmadık o görüntüleri de!
Bu sesleri bastırmanın yarar getirmediğini gördük hepimiz, şimdi bir de bu demokratik çözüme bakalım olmaz mı?
İstanbul dışındaki Bağımsız Sol Adaylar konusunda bir diğer çekince, profillerinin çok fazla Ufuk – Baskın ikilisine benzememesi. Bu durumu açıklayacak binbir tane neden var ama ilk başta aklıma gelen bu iki insanın da akademik kariyer sahibi insanlar olması. Anadolu’da ortaya çıkan bağımsız adaylarınn en büyük şansı halkı tanımaları. (en azından tanımaları lazım) Halkı tanıyan ve yerel bazda, seçmene geri dönüş sağlayabilecek bu adaylar seçilebilir belki ama, bu özelliklere ait ortak aday çok var mıdır? Tartışılır… Veya bu halkı tanıyan insanlar kendilerini garantiye almak adına AKP ve CHP’ye katıldılarsa ne olacak?
Durum böyle olunca, İstanbul ve doğudaki seçmen dışındakiler ne yapacak? Ben size söyleyeyim, CHP’ye oy verilecek. Kürt kökenli bir bağımsıza gönül rahatlığı ile oy verecek bir Türk bulmak ne yazık ki zor. Bu özgüven eksikliğini yıkmak için iki tarafında olabildiğince çalışması lazım, ortak paydada buluşmak lazım. (Bu konu başlı başına bir yazı konusudur)
Taşradaki bu insanlar neden CHP’ye oy verecek diye böbürlenmenin de alemi yok, gayet iyi biliyorum ki, Baskıncı ve Urasçı bir kesimi alıp bir içanadolu kentine koysanız, onlar da oyunu CHP’den kullanır. (ÖDP’ye de şans tanımıyorum) Kimse alınmasın şimdi, bahsettiğim kesim ideoloji konusunda kafasında hala soru işareti olan seçmenleri kapsar! Yoksa hepimiz %00000.1 oranında oy da alsa vekil adayımız, partimiz, arkasında dimdik durabilecek haysiyattayız, değil mi?

Yukarıda bahsettiğim bu saçmasapanlığın altından ilk olarak seçim yasamız, daha sonra da halkımızın garanticiliği çıkmakta. Neden meclise giremeyecek ama kendisine daha yakın hissettiği bir partiye versin ki? Babalar gibi CHP var!
Bir de gerçekten istediği partiyi veya seçmeni seçim bölgesinde bulamayan en bir bilinçli seçmen kitlemiz var. Onlar ne yapsın asıl?
Bu komedi burada biter mi sanıyorsunuz? Bitmez elbette.
Yazıyı tam noktalamışken aklıma geldi, geçenlerde Financial Times’ta İstanbullu sermaye gruplarının bir açıklaması yer aldı, “Oyumuz CHP’ye ama AKP iktidar olsun istiyoruz!”
Böyle bir havada giriyoruz seçime, sonumuz hayrolsun!
Saygılar.

(Henüz değerlendirilmemiş)
aslı
16 Tem, 2007
dtp kendi hatalarının bedelini ödüyor şimdi,yansıtmak istediği vizyon bu muydu gerçekten?
bir kesim için chp den çok daha şanslı konumdayken,halk için uğraşırken halka neden bu kadar uzak?
garantici seçmen kitlesinden bahsetmişsiniz.anadoluda sorunlar öyle yerleşik,öyle girift ki,sanki tek başına bir bağımsız,yağan yağmurun tek bir damlası sanki,ne kadar yeri ıslatır diye düşünüyorlar.
huzur ve güven arayan insan için sürü psikolojisi her zaman geçerli yazık ki.
gücün birlikte ve çok olana ait olduğu fikri çok yerleşik.
belki bu seçimde değil ama,önümüzdeki seçimlerde veya ondan sonraki seçimlerde bağımsız adaylar çoğaldıkça,şimdiki bağımsız adayların hareketi için iğne ile kuyu kazıyor muhabbeti son bulur belki.
on sene,yirmi sene evvel marjinal bulduklarımız şimdi kanıksadıklarımız değil mi?
takibe devam…
miskinlik ömür boyu
16 Tem, 2007
sizce de DTP’nin de dönem dönem MHP kadar faşist söylemleri olmadı mı?
beni korkutan bu insanların kriz çıkaracağı değil, bahsettikleri kadar demokratlar mı, yaptıklarından ders aldılar mı? bunların cevabını verecek söylemleri var ama eylemleri yok.
evet ben bir İstanbul 3. bölge seçmeniyim ve kime oy verceğimi bilemiyorum.
blacksmoke
16 Tem, 2007
iyi bir noktaya parmak basmissin. ufuk-baskin kampanyasi son derece basarili oldu, en azindan bu bolgelerde oy kullanacak buyuk bir cogunlugun bu adaylarin varligindan haberi var. ancak diger illerde durum cok cok farkli. izmir’de bulundugum sure icerisinde soldan bagimsiz bir adayin secimlere katilacagini yalnizca 1 (yaziyla da bir) arkadasimdan duydum. ne bir afis, ne bir poster, hic bir sey… keza ankara’da da durum ayniydi. neden diger illerdeki sol bagimsiz adaylar ortak kampanya yurutmediler ya da ufuk-baskin kampanyasina eklemlenmediler bilmiyorum. ortak mail listeleri yapilabilir, ya da sagdan soldan mail adresleri toplanabilirdi. bir internet kurdunun iki uc gun icerisinde yapabilecegi bir sey bu, hem de ciddi bir mali kulfeti yok. diger yandan chp ve dtp’den calinabilecek bir miktar oyla ve gercekten oy vermek isteyecekleri adaylar olmadigindan gecen secimlerde oy vermeyenlerin de sandik basina gidecegi dusunulurse (misal istanbul 2. bolgede gecen secimde oy verme orani % 75 civarindaydi yanlis hatirlamiyorsam, bunlarin yuzde biri bile bu mantikta olsa…) bagimsizlarin azimsanamayacak bir sansi oldugu uzerinde durulabilirdi.
gene de bizim garantici halkimiz deyip gecmemek gerektigini dusunuyorum. neticede dunyanin her ulkesinde insanlar birinci tercihleri olan aday ya da partilerin ciddi bir kazanma umudu yoksa oylari zebil olmasin diye kazanma sansi daha yuksek olan ikinci adaylara verirler oylarini. bence su andaki durumda chp’ye oy vereceklerin bagimsiza oy verirsek oylar bolunur ya da adayimiz secilmezse oyumuz zebil olur gibi bir kaygilari pek yok, refleksiv bir sekilde kullanacaklar oylarini (gene de merak edenler icin elime gecerse data analizi yaparim, hic usenmem) bu acidan deniz baykal kisisini takdir etmek istiyorum, cumhurbaskanligi secimi surecini muhtesem bir sekilde manipule edip bir rejim sorununa donusturdugu ve dort sene boyunca dise dokunur hic bir politika uretmeyip yuzde 15-20 civarinda oyu bir secim icin daha garantiledigi icin…
esraa
17 Tem, 2007
Evet sonumuz hayrolsun…
esraa
18 Tem, 2007
bu gün istemedende kulak misafiri olduğum bir konuşmayı paylaşmak istedim sakıncası yoksa tabi? münibüste giderken yurt dışından izne gelen bir gurbetçimiz konuşuyo bayan, gayet modern bakımlı afilli bir hatun yani yanındaki arkadaşı soruyo oyunu kullandınmı ? havaalanında yada sınır kapısında o da evet dedi,hangi partiye verdin dedi ben bekliyorum ki eğilip kulağına fısıldıyacak ama bağırarak AKP ,ye dedi, arkadaşı şaşırdı hatta ben bile şaşırdım neden dedi arkadaşı oda dediki baksana dedi yaptıklarına icraatlarına falan görünen köy kılavuz istemez dedi yani kısaca zannediyorlarki AKP muhafazakar bir parti ya .. oylarını o kesimden alıyoo ama öyle değil her kesimden ,turbanlı olsun olmasın Türki,yede yaşasın yada yaşamasın yani bana göre AKP ön sıralarda gibi… başarılarınızın devamını dilerim saygılarımla efendim…
( belirtmek isterim hiçbir parti ile bir ilgim ve sempatim yoktur)
Nihal
18 Tem, 2007
esraya atfen, hiçbir parti ile bir ilgim yok demişsin ama ben yinede yazdıklarına karşı birşeyler yazmak istedim.AKP nin muhafazakar bir kesime hitap ettiği düşünülüyor ya işte buna gerçekten kızıyorum.ben çevremde türbanlı olupta sol partiye oy veren birçok insan gördüm.yurtdışında yaşamasına ve modern görünmesine rağmen AKP ye oy veren birine neden şaşırılsın ki.kaldı ki insanların kafası o kadar karışıkki gerçekten seçime 3 gün kalmasına rağmen insanlar hala kararsızlık içinde.bu arada sayın blog sahibi yazılarınızı okuyorum bu yazınızda yazdığınız son cümlede İstanbullu sermaye gruplarının açıklaması olarak “Oyumuz CHPye ama AKP iktidar olsun istiyoruz” bence bu herşeyin özeti gibi. başarılar.saygılar..
esraa
18 Tem, 2007
nihale atfen, nihalcim yazın için teşekkürler gerçekten haklısın buna itirazım yok ben yaşadığım bir olayı paylaşmak istedim ki aynı düşüncedeyiz belkide muhafazakar olduğu düşünülen bir partiye nasıl olursa olsun kılık kıyafeti oy veren o kadar çok ki diyorsun…doğrudur bende bunu anlatmaya çalışıyorum zaten yeter ki insan olsun yararlı bir birey olsun insanlar dış görünüşleriyle yargılanmasın yada sınıflandırılmasın önemli olan düşüncesi o bireyin belki benim şaşkınlığımda önyargılı bakmaktan oldu ve o bayanın yüksek sesle hangi partiye oy verdiğini söylemesi oldu toplumumuzda hala fikrini düşüncesini açıkça beyan edemeyen kişiler de var benim burada öğrendiğim bir şeyi paylaşmaktı amacım KİŞİLERE YADA BİREYLERE ÖNYARGI İLE BAKMAMAK DEĞERLENDİRMEMEK belkide bu hatayı hayattada çok yapıyoruz ve kaybediyoruz gerekli olan bence biraz SAYGILI ve ANLAYIŞLI olmak çok dağıttım galiba konuyu :) saygılarımla nihal
nihal
18 Tem, 2007
esraya atfen,bende teşekkür ederim esra,sayın blog sahibinin yazı konusunun biraz dışına taştı ama değindiğin konu yani önyargılı davranmak bizim toplumumuzda bizim bile çoğu zaman yaptığımız en büyük hatalardan bir tanesi, bir diğeride yüksek sesle konuşamamak,aslında kişilerin düşüncesi ne olursa olsun bunu yüksek ve açık bir sesle dile getirmek önemli olan.dediğin gibi sustuğumuz için kaybetmiyormuyuz zaten birçok şeyi..Saygılar…