Tags
Öne çıkan Yazılar
Bunu paylaşın
Resim değil Fotograf
Resim değil, fotograf.
Resimlerin olsaydı içim cız etmezdi, gerçekliğini sahiplenmez, bakakalmazdım. (diye düşündüm)
Az önce, bilmediğim fotografların çıktı sandıktan.
Sandık benim sandığım, fotograflar ise senin fotografların.
Yüzümü iki avucumla kapayarak açmıştım oysa sandığı,
ceeee yaparak sandık açılır mı?
Oh olsun işte…
Oh oldu. (dedim)
Dördüncü fotografta sıkıntı bastı… Yüzüne bakıyordum, objektife bakan gözlerini yakalamaya çalışıyordum, sanki bir yere kaçacaklarmış gibi.
Şimdiyse anlıyorum ki;
O fotograflarda seni aramıyordum az önce, aradığım kendimden başkası değildi. Gözlerinin içinde veyahut dudağının yanında…
Sen bahaneydin, ben sevdim…
Ben.





Merhaba,
Önce resim-fotoğraf ayırdı üzerine: İkisi aynı şeyler gibi kullanılır, oysa Türkçe konusunda biraz hassa olan herkes resim ve fotoğrafın birbirinden ne kadar da farklı şeyler olduğunu çok iyi bilir. Yaıznın başlığında bu mesajı da veriyor olman takdire layık doğrusu, tebrik ederim.
Yazıya gelince: Muhteşem! İfadeler, cümle kurulumları, iç konuşmaların başarılı bir şekilde ifadesi vs vs. Uzun lafın kısası, erkek duygusal yazı yazamaz tezini çürüten harika bir yazı ortaya koymuşsun. Yüreğine sağlık.
e-vren :)
http://www.evrengunlugu.net
bazı fotoğraflara bakarken insan fotoğraftaki kendisine bakıyor sanır,sanki gozlerine bakıyor,taa derinlerdeki yarayı kanatmak istiyor…
sonra…
düş aleminden sıyrılırsın,birlikte geçirdiğin günlerin,gecelerin üzerine bir perde çekersin;aklına son sözleri gelince…
fotoğraf bir maddeye dönüşür realiteden,gözleri donuklaşır,fotoğrafı diğerlerinin yanına atıp kapağı kapatırsın.
bu kadar.
zaten hep kendimizi gormek için bakmıyor muyuz sevdiklerimizin fotograflarına?
onun gözlerinde, dudaklarında, aklında olduğumuzu bilmek için, o fotograf çekildiği esnada onun hayatında oldugumuzun kanıtları oldugu için bakmıyor muyuz?
ben de vardım o zamanlar demek icin, ya gözlerindeki yansımada, ya makinanın arkasında, ya bankın diğer köşesinde..