Efendim, geçen haftasonuna viralle bu hafta sonuna ise 3G ile giriyoruz! Muhalefetçi kişilik özelliğimi takınarak, “kedinin ulaşamadığı ciğere mundar demesi” argümanını bir yere bırakıp 3G’nin çok da gerekli olmadığını anlatmaya çalıştım. Yanılıyorsun diyen varsa buyursun!
Amerika’da yakını, akrabası olmayanların en büyük ızdırabıdır teknolojik ürünlerin çok ucuz olması. Gümrük dediğimiz gerçek yüzünden internetten sipariş edemediğimiz ürünlere hangimiz bir kere de olsa bakakalmadık? Ben her ay bi kaç kez bakakalıyorum. İşte o bakakalışlarımdan birisini de sizlerle paylaşıyor muyum neyim?!
Bu arada Amerika’dan yakın zamanda gelecek olanınız varsa benimle site üzerinden iletişime geçerse çok sevinirim :)
Ülkede bir anda patlak veren “viral marketing” meselesi nedir ne değildir kısaca bir bakalım dedim. Üstüne bir de şema çizdim ki evlere şenlik! :)
Wikipedia’nın viral tanımı şu şekilde :
“Viral reklam, İnternet üzerinde büyük çoğunlukla video yapımı olarak e.posta yolu ile veya video paylaşım sitelerinde kullanıcıların ağızdan ağıza yöntemi ile yaydıkları bu yüzden de viral yani virüse benzetilen kendi kendine yayılan yeni nesil bir reklam metodudur.
Viral reklamlar ikiye ayrılmaktadır. Gerçekten son kullanıcı tarafından çekilen reklamlar, reklamı yapılacak firmanın kendisi tarafından çektirilenler.”
Kısa ama viral ile ilk karşılaşan birisi için yeterli olabilecek bu tanımın ötesinde bir şeyler merak edenler için yine wikipedia’dan bu sefer ingilizce bir sayfaya yönlendirmek isterim sizi http://en.wikipedia.org/wiki/Viral_marketing adresinden detaylı bir şekilde bu meseleyi öğrenebilirsiniz.
Şimdi gelelim Çağatayca’da viral ne menem bir şeye denk geliyor ona bakalım!