Nasıl Olacak Bu İşler?
Geçtiğimiz gün Milliyette Fikret Bila’ya konuşan Eski Kara Kuvvetleri ve Jandarma Komutanı olan emekli Orgeneral Aytaç Yalman; “Kürtler dilini konuşmak, şarkısını söylemek istiyordu ama biz ‘Kürt yoktur’ diye eğitilmişiz. Sosyal taleplerini bile yıkıcı faaliyet saydık. Hem sosyal sorunu, hem de terörün başlayacağını fark edemedik!” diyordu.
Bu cümleye sevinmeli mi yoksa aklınız şimdiye kadar neredeydi diyerek üzülmeli, sinirlenmeli mi? Yoksa Türker Alkan’ın dediği gibi “Geç de olsa…” diyerek tatlı sert şekilde eleştirmeli mi? Bu ve bunun gibi birçok söylem geçmişte “bölücülük yapmak” niyeti ile lanetlenirken bu sözleri şimdi emekli bir asker söyledi diye kabul mü edeceğiz? Bugüne kadar bu ve benzeri sözleri söyleyen kişiler bölücülük yapmakla suçlanırken böyle bir sözün şimdi serbest bir şekilde basında yer almasına sevinecek miyiz?
Sevinmekle sevinememek arasında kaldım bu sözlerin ardından. Seviniyorum çünkü en azından bu su götürmeyen gerçek bir (eski) asker tarafından kabul edilmiş. Üzülüyorum çünkü bu sözlerin aynısını sivil toplum örgütlerinden birisi şimdi bile söylese problem olabiliyor. Ülkemizdeki asker egemenliğinin, düşünsel anlamda asker doğruculuğunun örneklerinden güzel birisidir şu üstünde konuştuğumuz. “Asker söylüyorsa doğrudur” hissiyatı geçerliliğini korudukça da bu tarz örneklerle karşılaşmaya da devam edeceğiz gibi gözükmektedir.
“Kulaktan şifa olmaz” derler. Ne kadar konuşursanız konuşun, ne kadar doğru şeyler söylerseniz söyleyin bunlar sözde kaldıkça hiçbir şey elde edilemez. Önümüzde bitmek bilmeyen bir Kürt Sorunu, dinmeyen bir PKK terörü varken durup düşünmeyi ve bu akıl üretmeleri eyleme dökmeyi söylemekten başka elimizden ne gelir? 21 Ekim PKK saldırısı ile doruğa ulaşan teröre hükümet ve asker her ne kadar soğukkanlı bir duruş ortaya koymuşsa da (ki bu soğukkanlı duruşun arkasında ABD vardır. ABD izin vermediği için Kuzey Irak’a girilememiştir) ilerisi için yapılması gerekenler için hala net bir kararlılık gösterilememektedir. 21 Ekimden sonra yükselen “tehlikeli” milliyetçilik akımı sokakları kavururken biz bunların sadece bir kısmı hakkında bilgilendirildik. Bursa’da sadece Doğulu diye yağmalanan marketler, Kürt Mahallerine doğru yürüyüşe çıkan kalabalıklar, yağmalanan DTP büroları… Tüm bunlara “milli hassasiyeti yüksek kişilerin münferit olayları” demek bize bir çözüm sağlayacak mıdır? Tüm bu vahşi ve ne yaptığından habersiz kişilerin eylemleri bize barış ortamını mı yoksa bir iç çatışma havasını mı sağlayacaktır?
Bir düşünelim. Yukarıda bahsettiğim tarzda eylemleri yapan kişilerin, hatta bu eylemlere karışmamış olan ancak yasal gösterilerle teröre lanet okuyanların istediği şey, Kuzey Irak’a girmek ve PKK’nın yok edilmesi. Ancak bu istek o kadar sığ ki. Bu sığlığı görmeyi duygusallığımız bastırıyor. İleriyi görmemizi engelliyor. Bu görüşe sahip insanlarla tartıştığınızda PKK’nın bitirilmesi işinin sadece silahlı mücadele ile çözümlenemeyeceğini anlatmanız deveye hendek atlatmaktan daha zor, hatta imkânsız. “Kürt sorunu çözülmeden PKK bitemez!” Bunu anlamak o kadar da zor olmamalı ama olmuyor işte. Doğunun kalkındırılmaması (kalkındırılamaması) işinden etkilenenlerin Kürtler olması bir tesadüf diyelim hadi. Bu bölgeye hem sosyal hem de ekonomik yatırım yapılmayışını da büyük bir hata olarak görelim. Bugüne kadar ki hükümetlerin ayıbıdır diyelim. Şimdi de PKK terörü olduğu için yatırım yapılamıyor, terör biterse yatırımlar hız kazanacaktır diyerek sözde bir çözüm önerisini de ortaya koyalım! Bu çözüm önerisi ilk başta akla çok yatsa da biraz düşününce hiç de çözüm odaklı bir öneri olmadığını görüyoruz!
Nasıl?
PKK’nın silahlı mücadele ile bitirildiğini varsayalım şimdi de. PKK’nın tüm silahlı gücü yerle bir edilmiş olsun. Elebaşları yakalanmış olsun. Ve hani varsayıyoruz ya, terör bitti diyerek doğuya yatırımlar öncelikli hale getirilsin. Fabrika inşaları başlasın… Öldürülen bir PKK’lının kardeşi sırf intikam duygusu ile bu inşaatlardan bir tanesini kundaklasa ne olur? Yatırım hamlemiz bu tarz eylemlere boyun eğemez diyerek yeni bir yatırıma daha imza mı atılır dersiniz? Ben bundan çok şüpheliyim işte. Şehitlerimiz nasıl birer “insan” ise ölen PKK’lı teröristler de birer “insan”. Milliyetçi duygularınızın kabarması, gönlünüze su serpmesi niyetine istediğiniz kadar onlardan “hayvan” gibi benzetmelerle bahsedin gerçeği değiştiremezsiniz. Gerçeği değiştiremeyiz! Yukarıdaki kötü durum senaryosunun baş aktörü olan bu insanların kendisi değil, yakınlarıdır. Bu insanların yakınlarını nasıl kazanır bu devlet? Bunu sormalıyız. Geçen gün Hakkari’de Teröre Lanet eylemi vardı. Televizyonlarda gördük. Katılanlara dikkat ettiniz mi? Kalabalıktan yükselen sesin tonuna dikkat ettiniz mi? Çoğunluğu ilköğretim – lise çağındaki çocuklardı. Yükselen sesin tonundan da bu anlaşılıyordu. Çocuk sesiydi yükselen. Kaçı dayak yedi eve döndüklerinde merak ediyorum. Hakkari’yi Hakkari yapan kitle bu kitlemiydi acaba? Hakkari teröre lanet ediyor demek, dersten çıkarılan çocukların eline bayrak verip slogan attırılarak mı sağlanacak? (Kaynak : Radikal Gazetesi) Merak ediyorum…
PKK’nın sadece eli silah tutan kişilerden meydana gelmediğini kabul ederek işe başlasak? Bu örgütün birden fazla televizyonu, haber ajansı, dernekleri gibi bir çok dala sahip bir örgüt olduğunu düşünsek ve öyle hareket etsek? Olmaz mı? Bakın askerler bile diyor ki, terörle mücadele sadece silahla olmaz, siyasilere de iş düşüyor! Yok ama, biz kana kan demişiz bir kere… Türkiye PKK’yı bitirmeyi istiyorsa öncelikle PKK’nın bir çözüm seçeneği olmadığını Kürt Halkına ispatlamalı. Ceplerinde TC kimliği taşıyan bu milyonları gerçekten birer Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşı olarak gördüğünü göstermeli. Tüm bunları yaptığı zaman PKK’dan kurtulacağımızı sanıyorsak yine yanılıyoruz. O iş o kadar da kolay değil. PKK öyle kolay bitmez. Her ne kadar amaçları hedefleri arasında Kürt Halkı yer alsa da PKK milyon dolarların döndüğü bir çarkın içinde rol almaktadır. Bir başka deyişle birilerinin cepleri dolmaktadır PKK sayesinde. O yüzden ne kadar iyileşme yapılırsa yapılsın PKK silahlı mücadelesini kolay kolay bırakmayabilir. Bıraksa bile bu ranttan pay almak isteyen başka ufak bir grup çıkabilir. Bu noktada örgütün silahsız kanadının bitirilmesi, özellikle de para kaynaklarının kesilmesi gerekmekte. Propaganda araçları susturulmalı vs… Tabi bu dediğim önlemlerin hepsi devletin Kürt halkını kendi vatandaşı olarak hissettirmesi ve inandırması sonra olacak şeyler.
Bu yol çok uzun bir yol. Hemen sonuç isteyen, facebook sayfalarına, msn avatarlarına Türk Bayrağı açan kişileri tatmin edecek bir yol değil. İşe nereden başlamalı acaba? Ufak bir örnekle sonlandırmak istiyorum bu yazıyı. Ermeni soykırımının Amerika tarafından kabul ed
ilmemesi için Türkiye’nin lobicilik çalışmaları için ne kadar harcadığını biliyor musunuz? “Türkiye ABD’de yaptığı lobicilik faaliyetlerine yılda yaklaşık özel sektör de dâhil olmak üzere 3,5 milyon dolar harcıyor. Özel sektörün 1998-2004 yılları arasında ABD’de yaptığı harcama ise 280 bin dolar.” (kaynak: referans gazetesi) Bu paranın doğuya yatırım olarak aktarıldığında geri dönüşümünü düşünün şimdi de… Fazla söze gerek yok.
Saygılar Efendim.

(Henüz değerlendirilmemiş)
doğancan ülker
6 Kas, 2007
Sondan 2. paragrafta kesinlikle haklısınız. Bu adamların paraları, pullarıi haber ajansları, internet siteleri, blogları vs var. Bunu iyi biliyoruz.
Çağatay Aktürk
6 Kas, 2007
Doğancan;
Daha yapıcı yazılar yazman dileğiyle.. “blogları” derken italik şekilde yazman filan… Basit, çocukça tahrikler bunlar. Daha yapıcı lütfen.
zehra
7 Kas, 2007
artık üstüne basa basa kürt’üm diyene pkk’lı gözüyle bakılır olmuştur. pkk sadece binlerce türk’ü öldürmüş değil aynı zamanda asırlardır devam eden bir kardeşliği de ortadan kaldırmaya çalışmıştır. bazı şeyler için hâlâ iş işten geçmiş değildir. kürt’üm diyen herkesin pkk’lı olarak algılanmamasının çözümü yine kürtlerdedir aslında…
pkk olmasaydı kürtler gitgide demokratikleşen bir türkiye coğrafyasında taleplerini daha kolay dile getirebilir ve daha çabuk karşılık bulabilirlerdi.
şeyh said isyanından sonra çarşıda, pazarda bile kürtçe konuşanlara ceza kesen bu devletin en başından beri anlamak istemediği meseledir bu. kendi dilini konuşamayan bu kişiler en sonunda çocuklarını bile devlet okullarına göndermeyip mesele bu güne kadar gelmiştir..iki arada bir derede kalan bu insanlar, “kendi milletimin partisi” dediği dtp’ye sığınmışlardır aslında..
düşünün bi;
-osmanlı yapıtları hangi bölgelerde çoğunluktadır
-ulaşım yolları, -yazma okuma oranı 1980 yılına kadar hangi bölgelerde yüksektir
-okul hastane sayısı,sanayi,
-sosyal etkinlikler hangi bölgelerde çoğunluktadır
-aşiret ve diğer yapılanmalar hangi bölgelerde çoğunluktadır
-şehirleşme hangi bölgelerde çoğunluktadır
ben bunları yazarken ne osmanlıyı nede türkiye cumhuriyeti suçluyorum ekonomik kalkınmayı sağlamak için tabiki batıya yatırım yapılmış ve buda kendini dışa vurmuş eğitimsiz insanlar görgüsüz insalar belkide çoğu, ama sadece suçları o bölgelerde doğmuş olmak mı yani hepsi sadece orada doğuduğu için ve kaliteli eğitim alamadığı ve kırsal yöre kültürüyle büyümüş olduğu için mi ölmeli.. bence düşünüp tekrar gözden geçirmeli insanlar fikirlerini.. bizde orda doğabilirdik bir kürt köyünde ve ailem beni okul yerine tarlada çalıştırabilirdi yada okuyup belki bu ülkeye hayırlıda olabilirdik
her şeye rağmen ben zor da olsa ümidimi koruyacağım.
her şeye rağmen kürtlerin demokratik yollarla taleplerini dile getireceğine, teröre destek vermeyeceğine inanmaya devam edeceğim.
Kanal
8 Kas, 2007
Pkk terör örgütünün varoluş sebebi Kürt Sorunudur. Peki Kürt sorunu ne zamandan beri vardır? Yani Kürtler ne zamandan beri ve niye düşmandırlar bu devlete?
Cumhuriyetin kuruluş dönemi değil mi? Peki ne yanlıştı? Hatalı yapılan neydi? Kürtlerin bin yıldır yaşadığı Kürdistan’a bundan sonra Kürdistan denemeyeceği hangi mantığın, hangi korkak zihniyetin ürünüydü? Yahu elmaya armut desende elma elmadır.. Bir imparatorluğun çökmüş temellerinden bir ulus devlet şekillendirilirken bilinmiyor muydu sanki Kürt sorununun çıkacağı? Açın bakın Lozan’a Kuzey Irak hakkında koydurduğumuz maddelere. Bugün olan şeylerin yaşanacağının bilindiği o kadar bariz ki… Öyle önlemler alınmış ki Kuzey Irak Kürtleri için… İçteki Kürtlerin rahat edemeyeceği, isyan etmek isteyeceği o zamandan beri biliniyor.
Biz bu sorunu çözemeyiz ey ahali. Türkiye Cumhuriyeti bu sorunu çözebilecek güce ve esnekliğe sahip değil. 1500 yıllık diyerek övündüğümüz devlet geleneğimiz sıfırlanmış durumda adeta. O kadar kalıplara boğulu, o kadar korkularla dolu bir rejim kurmuşuz ki çık şimdi işin içinden çıkabilirsen…
Kürt sorununun çözülebilmesi için bu ülkede “ulus devlet”in sorgulanması gerekir.
Bu sorunun çözümü için bu ülkede “laikliğin” sorgulanması gerekir.
Hepsinden önemlisi bu sorunun çözümü için bu ülkede “Atatürk’ün” sorgulanması ve bir tabu olmaktan çıkarılması gerekir.
Ama bu ülkede bu dediklerimin hiç biri sorgulanamaz, sorgulanması teklif dahi edilemez.
Bu kadar katı, bu kadar sert rejimler yok olmaya mahkumdur. Eşyanın tabiatı böyledir. Ne kadar sert, ne kadar katı; o kadar kırılgan. Ne kadar değişken, ne kadar esnek, ne kadar özgür; o kadar dayanıklı.
Diyeceğim odur ki; bu sorunun bu ülkede bu devlet ve rejimle çözülebilmesi tamamen imkansız…
tanayucel53
28 Kas, 2008
Ben siyasi kürtçülerin DTP ve PKK çevresini kastediyorum, siyasal ve demokratik haklar peşinde olmadıklarını demokrasiyi araç olarak kullandıklarını tek amaçlarının bağimsız kürdistan olduğunu dağdaki çobandan çöpçüsüne herkes biliyor.DTP barış yanlısı olmak yerine kışkırtıcılık yaparak kürt düşmanlığını körüklüyor
ADEM
30 Ağu, 2010
COZUM SADECE SILAHLI MUCADELEYLE DEĞİL BIRAZDA BUNLARA KOL KANAT ACAN AVRUPA ULKELERINE YAPTIRIM YAPMAK LAZIM.ASIL KAYNAKLARI BUNLAR NERDEN NEMALANIOLAR BUNLARIN UZERINE GITMEK LAZIM…BUNLANARA YAPTIRIM UYGULAMADIKCA BU İŞİN SONU GELMEZ EMKELI OLAN KOMUTANLARIMIZ SADECE YAZDIKALRINLA KALIR AMA HAYATA DAİR BIR GELİŞME OLMAZ BILMEYENLER OKUR GECER.HA BUDAMI OLUYO DER SADECE BUNLARIN KIM OLDUĞUNU DEVLETMIZ BILIO AMA SUNI KALIO,BEN OLSAM CAĞİRIRIM NATOYU.GEL BAŞİM DERTE SENI CAĞİRMIOMU AFGANISTAN VE DİĞER ULKELERE SENDE CAĞİR NASILSA NATO DEVLETISIN BAKALIM NE CEVAP ALACAKSINIZ.AMA ELINIZI MASAYA VURDUNUZMU MASA ŞOYLE BIR ŞAKIRDIKCAKKI KARŞİNIZDAKI SIZI DIKKATE ALSIN SADECE LAFLA KONUŞMAKLA YEMEK DAVETIYLE NEZAKETLE BUNLARI ANLATMICAKSINIZ.KARALI OLDUĞUNUZ GOSTEREEKSINIZKI KARŞİNIZDAKI SIZI DIKAKATE ALSIN…DURUŞ COK ONEMLI COOKKKKKKKKKKKKKKK