Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Mobil Yaşam Tarihçem

BeğenmedimBeğendim (+8 puan,24 kişi değerlendirmiş.)
Loading ... Loading ...

Mobil teknolojiyi elimden geldiğince takip etmeye çalışan, yeni çıkan ve bana ‘uyan’ şeylere sahip olmak, deneyimlemek için çırpınan bir insanım. Yaklaşık 1.5 yıldır kullandığım Iphone (2G)’um ile “tamam budur” dediğim mobil yaşama nereden geldim peki? Bugün oturup düşünürken ilk mobil telefonumun aslında GSM değil NMT şebekesinden çalışıyordu. Yani bizim bildiğimiz adıyla bir araç telefonuydu. Alan kodu 522 ile başlıyordu. Babam yaptığı bir iş karşılığı almıştı bu telefonu. O dönem GSM bazlı telefonların cep yakan faturaları gibi değildi bu telefonalrın faturaları ancak telefonlar ve hatları pahalıydı. İşte ilk mobil deneyimim Nokia 540 modeliyle 1998 yılında başladı. Sms gönderilemiyordu. En çok buna içerliyordum. Şarjı maksimum bir tam gün gidiyordu. Kapsama alanı ise fena değildi.

Nokia 540

Nokia 540′uı yaklaşık 1.5 yıl kullandım. Üniversiteyi kazandığımda cebimde o vardı. Yurtta kalırken Ankara’daki kız arkadaşımla saatlerce konşmamı da kendisine borçluyumdur. Cep telefonları gibi pahalı olmadığından şarja takılı bir vaziyette çok kahrımı çekmiştir o dönem :) Ne var ki ayrılığımız acı oldu kendisiyle. Marmara İletişim Fakültesi Sinema Klübü’nde “Hair” müzikalinin gösterimini organize ederken sınıfta sıranın altında unutmuşum kendisini. Gösterim bittikten sonra koşarak sınıfa çıkmıştım ne var ki yerinde yeller esiyordu.

ALCATEL One Touch View DB

İkinci telefonum hangi gazetenin verdiğini hatırlamadığım canım ciğeerim Alcatel OT View DB idi. Kendisi sayesinde SMS kültürünün bir parçası haline gelmiştim. Menüsü gayet karışıktı ve bu hoşuma gidiyordu resmen. Şarjınız bitince arkasına yerleştirilen kalem pillerle yarı yolda kalmamanızı sağlaması da güzel bir artı özellikti. Ne var ki onunla da yollarımız ayrılmaya başlayacaktı. 2002 yılına kadar kullandım ancak. Kendisi ya bozulmuştu ya da eskidiğinden bir kenara koymuştum hatırlamıyorum ama kısa bir dönem de (bi kaç aylığına) Nokia 8110 da kullandım. Ancak onu düşürüp kırmıştım.

GPRS’in konuşulmaya başlanması, mobil internet diye bir şeyin ortaya çıkması sonucunda ben de yerimde duramamaya başlamıştım bu dönem. Ne yapmalı ne etmeli GPRS özelliği olan bir telefon edinmeliydim ve edinmiştim de; Ericsson T65 ile GPRS dünyasına adım atmıştım :) Wap sitelerinde çılgın atıyordum artık. Ancak GPRS’in asıl nimetini data kablosu ile telefonun bir modeme dönüşmesini sağlamakta bulmuştum ki, o dnem Telsim’in 9 lira gibi bir fiyata sınırsız internet bağlantısı verdiğini hatırlatmak isterim! Büyük olaydı! İnternet 1 lira olmuştu bile! :)

sony ericsson t65T65 hakkında 2002 yılında Ekşi Sözlükte yazdıklarım şu şekildeymiş;

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=ericsson+t65%2F%40keep+clubbin

T65′in kitlenme gibi sorunları ile çileden çıkan ben, etrafımda dönen Nokia çılgınlığına anlam veremiyor, Nokia’nın basit menüsünü sevmiyor, madem menüsü basit o zaman iyi değildir gibi garip bir mantık yürütüyordum.

sonyericsson-t300t68i

T65′in ardından bir arkadaşımda gördüğüm Sony Ericsson T300′e geçiş yaptım. T300 ile birlikte verilen kamera aparatı ile yeni bir sayfa açıyordum mobil yaşamımda. 256 renk ekrana sahip minik ekran o dönem sanki bana 23 inç oled ekran gibi gelmekteydi. Her ne akdar pek kullanışlı olmasa da bu kamera aparatı cep telefonu ve kamera konsepti ile tanışmam bu şekilde olmuştu. T300 sonrasında 2004 yılında T68i’ye geçiş yapmıştım. Bu iki yıl Sony Ericsson’u benimsediğim yıllar olarak tarihe geçmiş bulunuyor. T68i’yi babam geçtiğimiz yıla kadar kullanıyordu ta ki telefon dayanamayıp  çalışmayı durdurana kadar :)

nokia 6630

T68′i babama devretmem ile Nokia egemenliğini kabul etmem de bir oldu. Artık 256 renk komik geliyordu. Ayrıca megapixelli bir kamera şarttı mobil yaşamda! Telefonun ekranı da elbette büyük olmalıydı. İşte bu şekilde Nokia 6630 maceram başlamış oldu. Artırılabilir bellek, video izlemek gibi işlemleri S60 işletim sistemli bu ilk nesil smartphone ile yapmaya başlamıştım. Artık yavaş yavaş mobil teknoloji ile ciddi anlamda tanışmıştım diyebilirim. Ne var ki mobil internet konusunda hala çok eksiği vardı telefonun. Bir kere ağırdı, takozdu ve bir yıl kadar kendisini kullandıktan sonra kendisinden sıkılmıştım :) İşte bu sıkılma dönemimin zirve yaptığı bir anda gözüme Motorola RAZR V3 takılmıştı. Unutmuyorum Aydın’da ailemin yanında tatildeyken aldım benim 6630′u gittim bir telefoncuya takas yapmak istediğimi söyledim. Sıfır Motorola RAZR V3 ile eski Nokia 6630′umu üstüne de bi 50 lira vererek takas yaptım. Motorola tam anlamı ile tasarımı, inceliği ile beni vurmuştu. Yoksa kamerası rezaletti. GPRS özelliğini bir kere olsun kullanmadım, T9 girişe Nokia ile alıştıktan sonra Motorola da sms yazmak da işkence gibi gelmekteydi.

Motorola RAZR V3

Motorola tasarımıyla beni benden almıştı tamam da bir de sağlamlığı ile beni etkilemişti. Kim bilir kaç defa düşürdüm kapağı açıkken, sinirli olduğum bir kaç zamanda yere fırlattığım da olmadı değil kendisini. Haşin bir ilişkimiz vardı kendisiyle anlayacağınız! Kendisini bir yılı biraz aşkın süre kullandıktan sonra artık hayatımı değiştirecek cihaz ile tanışacaktım. IPHONE artık hayatıma girecekti. Telefonda konuşmaktan daha fazla internette dolanacak, telefona aldığım kontörler data paketlerine harcanacaktı. Bir buçuk yıl oldu sanırım Iphone’umu alalı. Kendisine kavuştuktan bir süre sonra Iphone 3G çıktı, umursamadım, donanımsal açıdan bir fark yoktu çünkü, şimdi Iphone 3GS çıktı. Donanımsal olarak değişiklikler mevcut ne var ki hala kesin almalıyım diyemiyorum 3GS’yi. IPhone 2G her işimi görmeye devam ediyor çünkü! :)

2g iphone

Şimdi şöyle bir bakıyorum da yaklaşık 10 yıl içinde 8 cihaz değiştirmişim (arada kısa süreli kullandığım idareten telefonlar var ama onları saymıyorum). Bu sayı çok ama çok makul bir sayı gibi geldi bana şimdi. Ben daha falza olabileceğini düşünüyordum. İyiymiş :) Peki sizin mobil cihaz tarihiniz nedir? Kaç telefon değiştirdiniz şimdiye kadar?

  • 97′de dayımın verdiği bir Motorola ile başladım. Kendisi neredeyse bir netbook boyutlarındadır. Trafikte bir problem yaşadığımızda elimizde bununla arabadan inip özel ajan modunda takıldığımız olmuştur. Dışarı doğru çekilebilir anteni, dışarı açılır mikrofon kapağı, artık kumlanmaya başlamış ekranı, SMS kabul edip gönderememe özelliği ile hala dolabımda duruyor.
    98′de üniversitede Ericsson 688 vardı. 2000′de Nokia’nın model numarasını hatırlamadığım, değiştirilebilir kapaklı tek tuşlu bir modeli, 2002′de Bluetooth’lu Ericsson R520m, 2005′te Nokia 6230i ve 2007′den beri Nokia E65.

    Eski telefonlar hala kenarda duruyor. Çok da fazla değişim yapmamışım galiba.

  • İlk telefonum herhalde 2000 falandı öss’den o tembelliğime rağmen “idare eder” statüsünde bi puan alabildiğim için hediye edilen Ericson 688 di, o zamanlar ince bataryalı olanı çok havalıydı:) Liseden mezun olduğum sene ile üniversiteye kapağı atabildiğim sene arasında Nokia 8110i ve Panasonic GD90 kullandım kısa sürelerle. Sonra Nokia 3310 geldi. Mezun olduktan sonra yine Nokia’ nın modelini hatırlamadığım bi telefonunu kullandım. Şeffaf kapaklı ve içine istediğin desende kağıdı koyabilmek için uygun şekilde delebileceğin bi mekanizmayla beraber geliyordu telefon. Neredeyse tüm telefonlarımla aynı acı sona, tuvalete düşmeye mahkum oldu. En son Nokia 6670 aldım hala onu kullanıyorum. Telefon resmen sabırtaşı çıktı. Sağı solu kırıldı kapak üzerinde zor duruyor. İşte sırada iphone var ama bi ara bilgi alıcam senden ondan sonra da herhalde bi 5-6 sene kullanırım onu diye tahmin ediyorum(tuvalete düşürmezsem yine:()

  • Engin StarTrek tarzı olan Motorola mı dediğin acaba? :) Anteni çıkıyordu filan?

  • GD90 da efsane bir modeldir yav :)Cem Yılmaz’lı reklamı vardı diye hatırlıyorum :) Bu arada Suna tuvalet ve cep telefonu denklemin akıllara zararmış. Detaylarını öğrenmek istemiyorum :)

  • Ama çok tutmadı o GD90. Talihsiz binsanım Çağatay evet malesef:( Ben de hatırlamak istemiyorum zaten :)

  • Benim ilk ve tek telefonum Nokia 6630. Bir gün iPhone almayı çok istiyorum tabi ki. Arıyorum, tarıyorum ama bir türlü kendime uygun bir fiyat bulamadım. 2G bile el yakıyor. Değerini bilmelisin.

  • 10 YILDA 3 TELEFON DEĞİŞTİRDİM. HEPSİ DE MECBURİYETTEN. AFERİN SANA. BÖYLE DEVAM ET.

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType