Tags
Öne çıkan Yazılar
Bunu paylaşın
Masal Okumuyoruz!
Sene 2002, Hürriyet Medya Towers, Cnn Türk Program Bölümü 10. kat.
Biraz şans, çokca eşşek gibi çalışma sonucu Stajyerlikten asistanlığa uzandığım yıllar. Herkes sessiz sessiz bir şeyler konuşuyor. Ne olduğunu soruyorum, işten çıkarma olacağı duyumu gelmiş ama kimler çıkarılacak bilinmiyor. Herkes diken üstünde. Birkaç kendine güvenen yapımcı hariç tüm program yapımcılarının yüzlerinden tedirginlikleri okunabiliyordu. Nasıl tedirgin olmasınlardı ki? Medya Sektörü 2001 krizini daha üstünden atamamıştı, işinin başında olanlar şanslıydı ve bu işten çıkarmaların son bulmasına daha çok vardı!
Gün boyu bekleyişin ardından, sayılarını tam hatırlayamadığım program asistanı, sıra ile program müdürü Başar Başarır’ın odasına girip çıkıyor, kötü haberi metanetle karşılayıp bizimle vedalaşıyordu. “Acaba? Diyordum kendi içimden… Daha yeni asistanlığa terfi etmiştim ama, kadrolu değildim çıkarılanlar gibi, yok bana bir şey olmaz, sigortam bile yok!” diyordum. O akşam bir çok asistan ve birkaç prodüktör işten çıkarılmıştı. Herkes birbirine sarılıp vedalaşıyordu ve bazan göz yaşları eşlik ediyrdu ama, içten içe işinde kalan herkes
“Bunu da atlattık çok şükür” diyordu!
“Toplu İşten Çıkarılma” denen şey ile ilk tanışıklığım bu şekilde olmuştu.
Bu olaydan çok değil, üç-dört ay sonra Hürriyet Medya Towers’ 10. katında yine bir telaş, ama bu sefer telaşlı olanlar stajyerler!!!
Stajyerler işten çıkarılacaktı!!! Nasıl yahu diye düşünüyordum, Bedava iş gücü, kaldı ki program ve haber bölümünün abartısız %30 işi bu güruhun elinden çıkıyordu. Sonra kapıya bir liste asıldı, Uzun bir liste! Görüşmeye tenezzül edilmemişti bu toplu çıkarımda anlaşılan. Ben yine bir “Acabaa?” diyerek listeye yönelmiştim. Öyle ya ben de stajyerden sayılabilirdim, resmi bir bağım yoktu sonuçta kanal ile! Uzun listede adımı aradım, bulamayınca bir oh çektim ve montaj setimin başına döndüm. Anlam veremediğimiz bu stajyerlerin işten çıkarılma sebebi ise çok anlamlıydı!!!
Stajyerlerin kanala aylık maliyeti 200$ idi. 200 fazlaydı ve çıkarılmaları gerekiyordu!!! Belirtmem lazım, stajyerlere para verilmiyordu kanalda! Sadece Aydın Doğan İletişim Lisesi‘nden gelen öğrencilerin işlemleri resmi şekilde yapılıyordu. Üniversitelerden gelen %95 kesim kağıt üstünde yoktu bile. Bu söylenen masrafın karşılığı da yemek+yol idi. Aylık maliyetleri yüzünden işten çıkarılan stajyerleri gördüğümde, Ünsal Oskay Hocamızın bizimle yaptığı ilk konuşma aklıma geldi, “Biz size kirli bir denizde yüzmeyi öğreteceğiz…”
Artık çok daha netti herşey!
Yıl 2007, beş yıl geçmiş yaklaşık bu olayların ardından, geçen gün Ekşi Sözlük’te Aydın Doğan‘a ait Radikal Gazetesi‘nde toplu işten çıkarma olduğu ile ilgili bir yazı gördüm. 41 kişi işten çıkarılmış. Sadece Radikal için değil Milliyet-Radikal-Fanatik grubundaki %20 küçülme dolayısı ile yapılmış bir toplu iş katliamı!
Haberi okuduktan sonra yukarıda paylaştığım anılarım geldi aklıma. Derin bir iç çektim sadece… Beklemeye başladım, düzenli bir Radikal okuru olduğumdan, gazetede bu işten çıkarılma ile ilgili ufak da olsa bir haber aradım bu olaydan sonra. Ne yazık ki hiç yer verilmedi bu işten çıkarılmaya, bir veda yazısı şık olmaz mıydı? Belki de ben göremedim ama, yoktu yahu!
Ama ne güzel ki, sadece bir iç çekme ile bu işi bırakmayacak bir kitle var! Dün elime ulaşan bir çağrıyı paylaşmak isterim! http://okumuyoruz.wordpress.com adresinde bu işten çıkarılmaya karşı bir tepki, duruş oluşturulmak için uğraşılıyor! Pasif bir tepki de olsa, 14 Temmuz günü Radikal almamanızı rica ediyorlar, rica ediyorum!
Eğer bir Radikal okuru iseniz bu çağrıya kulak vermeniz dileğiyle efendim,
Saygılar!





evet bir şekilde insanlar tepkilerini göstermeliler katılıyorum bu konuya, mesela ben ve çevremdekilere şu tv de paparazi proğramlarını magazin türü olanları ne seyrediyorum nede seyrettiriyorum, yani NO PROBLEM… banane yani kimin ne yaptığından başarılarınızın devamını dilerim…(ama bir karar verin:)) günlük gazete okuyun ne olur sloganı var burada da gazete almayın diosunuz:)) tezat var tezat…:) saygılarımla
@ esraa, tezat yok efendim. gazete demek radikal demek midir?
Haftada 2 gün radikalle birlikte yeni şafak gazetesi de okuyan bir insan olduğumdan kelli, 14′ünde sadece yeni şafak alacağım mesela.
Örnekler çoğaltılabilir :)
Saygılar bizden…