Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Leyla Zana’ya Rağmen DTP

BeğenmedimBeğendim (Henüz değerlendirilmemiş)
Loading ... Loading ...

Geçen gün yazdığım “Kürt Sorunu Kimin Sorunu” başlıklı yazıma hem e-mail yolu ile hem sözlü hem de yorum aparatı sayesinde bir çok olumlu yönde eleştiri aldım. Bunun için çok teşekkür ederim. Tesadüftür ki benimle aynı gün Diyarbakır Bağımsız milletvekili adayı Aysel Tuğluk’un Radikal’de uzun bir yazısı vardı. Olabildiğince rasyonel, olabildiğince akılcı ve “budur” dedirten bir yazıydı. Yazı için tıkla!

DTP kadroları bu kadar güzel yazıları bizlerle buluştururken Leyla Zana neden böyle yapıyor peki?
Belirtmek isterim, bu yazıda bir cevaba ulaşamayacaksınız, ben de cevap aramaktayım çünkü! Hepinizin bildiği gibi, Leyla Zana yine esti durdu!, Abdullah Öcalan’dan “önderimiz” diye bahsetti. Halkı kışkırttı, düpedüz, açıkca, göstere göstere provakasyona girişti!

Şimdi sormak istiyorum. Eğer DTP Leyla Zana gibi düşünüyorsa, seçimlerde işi ne? Seçimlerde işi varsa ve üstüne basa basa, asla şiddetten yana değiliz, meşru siyaset yapmak istiyoruz, ayrılıkçı değiliz ve “Türkiye’ye verilmiş sözümüz var” deniyorsa Leyla Zana daha ne kadar bu tarzda konuşacak?

DTP tabanında PKK yanlısı insanlar olmadığını söylemek en büyük aptallıktır! Tıpkı AKP, SP tabanında koyu şeriatçılar olmadığını, MHP tabanında ağır ırkçı bir kesimin olmadığını söylemek gibi!

DTP’nin tabanının bir kısmı sempatizan veya destekçidir de, bunu genele yaymak ne kadar doğrudur? Meşru alanda siyaset yapmaya uğraşacaksınız, bir yandan da illegal söylemlerle meydanlarda cirit atacaksınız. Aklı çalışan bir siyasi kadro bunun olmasına izin vermez diye düşünüyorum! Bu yüzden DTP içinde ağır tartışmalar döndüğünü zannediyorum şu sıralar Leyla Zana’nın sözleri yüzünden. Çünkü Bir yanda olabildiğince akılcı bir parti, diğer yanda ise popülist kürt milliyetçiliği yapan bir söylem var.

Leyla Zana’ya rağmen DTP kadrosunun meclise girdiği zaman herkesi utandırmasını dilerim. Kendilerine kısmen haklı yönde yapılan ağır eleştirilerin cevabını utandırarak vermelerini dilerim!

İmralı ile, Dağlar ile olacak iş değildir siyaset. Eğer illegalite isteniyorsa, onun yolu yordamı da bellidir, bulaşılmasındır hiç oy pusulalarına!

İşin bir diğer üzücü tarafı, Ufuk Uras gibi temiz bir siyaset insanı hakkında DTP Ufuk Uras’ı destekliyor, (az önce bahsettiğimiz bir kısım PKK sempatizanı kastedilerek) şeklinde bir karalama kampanyasına başlanmasıdır! Ayıptır günahtır. İlk başta da dediğim gibi DTP tabanındaki bir gruptan bahsederek bunu tüm Kürt halkına bağdaştırmak çok yersiz, çok adaletsizce! Hal böyleyken Ufuk Uras’ı karalamak da yersiz ve mantıksızdır!

DTP’li arkadaşlara sesleniyorum tekrar;
Kürt Sorunu Pkk sorunundan ibaret değildir, çözüm yolu silahla kanla değildir, çözüm yolu provakasyonlara izin vermek de değildir. Bastırılan, hor görülen ve haksızlıklara uğrayan kimliğinizi, Leyla Zana’nın ateşli sözleri eşliğinde bağırarak çağırarak açığa vurabilirsiniz, belki rahatlarsınız da. Ancak bu yapılan eylem, stadyum amigolarının taraftarı coşturmasına benzer, anlık bir heyecan, tatminkarlık… Sonrası boş… Hem de bomboş!

O yüzden hiç kimse gelmesin bu tarz kışkırtmalara ne olur. Kürt sorununu, yatırımlarla, eğitimle, birbirimizi tanıyarak, severek yer yer küfrederek ama birlikte yaşayarak çözelim!
Leyla Zana’ya Rağmen!

  • Ben DTP’ye oy vermeyecek de olsam bağımsız adayların Kürtlerin ne istediğini dile getirebilmeleri açısından meclise girmelerinin olumlu olduğunu düşünürdüm. DTP’lilerin ılımlı siyaset izleyebileceklerini en azından bir kereliğine kulak vermemiz gerektiğini söylerdim. Kürt değilim. Ama Türkiye’de demokrasinin yerleşmesi için ılımlı politika izleyen DTP’nin gerekli olduğunu düşünürdüm. Bu sözlerle tüm hayallerim yıkıldı. Şu an Kürtlerin asla ılımlı siyaset yapamayacaklarını, bağımsızlığa gidene kadar devamlı isteyeceklerini, hepsinin içten içe PKK’yı desteklediklerini söyleyen insanlara verebileceğim bir cevap kalmadı. Eyalet sistemi tartışılabilir ama “Kürdistan” çerçevesine sığdırılması oldukça provokatif.

  • slmlar sayın clubbin’. leyla zana’nın konuşmalarını ekranlarda gördük. barış çığlıkları atarken, gözlerinde parlayan kan ve yıkım ihtiyacı beyaz camdan bile belli oluyordu.

    bir insan hakkında derinlemesine bir tahlil beni aşar, ama en azından şunları söyleyebilirim.

    leyla zana, kürt feodalitesinin yarattığı yüzlerce kadından biridir. okumamıştır, devamlı aşağılanmıştır ve bölgede geçerli olan aşiret kurallarıyla büyümüştür. kısasa kısasın egemen olduğu ortamda gözlemlediği şeyleri değiştirmeden, politikada birebir kullanmaya çalışıyor. bugüne kadar yaşadıkları için diyet istiyor. konuşurkenki hırsı ve ifadelerinin sertliği bu yüzden. hırçın, rahatsız edici bir tavrı var. bölgede yıllardır egemen olan celali kimliğini iliklerine kadar sindirmiş. sadece yıkıcılık var.

    amacım aşağılamak değil, ama eğitimsizliği bunlarda ortaya çıkıyor. standart vekil nutuklarındaki hamasiliğin kürtçeye yansıması kendisinin görüşlerinin temelini oluşturuyor. ha vatan millet sakarya, ha vatan millet botan ya da amed. hiç fark yok.

    türkiye’ye -türklüğe değil- entegre olmak gibi bi derdi yok. olası bir barış durumunda silineceğini çok iyi bildiği için savaş çığırtkanlığı yapıyor. fantastik romanlardaki savaş lordları gigi kendisi. kan dökülse, işgaller başlasa, ohal ilan edilse rahatlayacak.

    geçen seçimlerde olsa oyum dtp nindi. o zaman da azınlık milliyetçiliği vardı, yine pkk nın dümen suyundaydılar. ama bir yakınlaşma vardı, acıya ortak olma durumu vardı. bu seçimlerdeyse sebolikte olsa oyum ödp’nin olacak. çünkü ufuk hoca militarizmin her türlüsüne karşı, safının ne olduğu belli.

    çok dağınık oldu, pek toparlayamadım galiba. ama leyla zana’nın niyetinden emin olmadığım gibi, hanımefendiye konuşmalar yaptıran dtp’nin de niyetinden emin değilim.
    saygılar efendim.

    bu arada ilgilenirseniz;
    http://www.siyahkahve.com/index.php?cmd=7&textID=2233

  • Leyla Zana’nın mümkünse her gün konuşmasını hatta televizyon televizyon koşmasını istiyorum. böylece bazı liberal aydınların gözünde “özgürlük savaşçısı” olan Leyla Zana’nın gerçek fikirlerini ve neden hapis yattığını bir kez daha görürüz.

    not:(bunu kürt kökenli bir türk vatandaşı olarak söylüyorum. bazı yanlış anlamalara karşı belirteyim.içimde hiç bir milliyetçilik yoktur.)

  • selamlar;
    öyle veya böyle her düşünce kabul görebilir mecliste,ama şiddet yanlısı bir düşünce asla.hergün şehit haberleri ile sarsılırken ülke bir de,meclis içi sert protestoları izleyeceğiz görünen o ki.
    dtp inatla reddediyor pkk nın terör örgütü olduğunu,illegal olduğunu,yaptıklarının insanlık suçu olduğunu.
    kendileri gibi düşünmesi asla mümkün olmayan belki milyonlarca insana rağmen ne yapacak bu kafayla bu mecliste.
    gerçekten akp tabanındaki münferid şeriatçılar kadar mı veya mhp tabanındaki aşırı ırkçı gruplar kadar mı dtp içindeki anarşistlik?
    öyle olmadıklarını düşünüyorlarsa neredeler?neden kendilerini doğru anlatmanın yollarını aramıyorlar?
    kimse onların içyüzünü çözmek için uğraşmaya mecbur hissetmez kendini,çaba sarfetmeliler?
    yoksa takiyyemi yaptıkları?bir zamanların moda terimi din kılıfından çıkıp,milliyetçilik adına mı kullanılıyor?
    ve leyla zana eğer ki parti tabanı cidden farklı düşünüyorsa,çok büyük bir handikap.kadın türk milleti gözünde partinin vitrini,halk ne düşünebilir ki başka?

  • @Anonim, işte benim de üzüldüğüm nokta bu, DTP bir ivme yakalamışken bunu Zana ile kaybediyor… Üzücü.

    @Siyahgulserisi, düşünülesi tespitlerde bulunmuşsun eline sağlık. Ancak Leyla Zana portresini tüm partiye yaymak doğru olmaz sanki. Çünkü Yazıda verdiğim linkteki uzun makale okunursa (diyarbakır b. milletvekiline ait olan) 18 derece zıt bir görüşe sahip birilerinin olduğu da görülür parti içinde.

    @Aslı, elbette şiddet yanlısı bir politika düşünülemez mecliste!MHP, AKP, SP tabınındaki radikal kesimler ile DTP radikal kesimi oranı tam olarak nedir bilemeyiz içlerinde olmadıktan sonra. Ancak gösterilerde sadece ufak bir grubun içinde A.Ö posterlerinin PKK bayraklarının açıldığını görmüyor muyuz? Bunlar provakatif eylemlerdir diye düşünmek istiyorum ben!

    Leyla Zana’nın öne sürülmesi büyük, çok büyük bir hata, buna ben de katılıyorum! “Geçmişten ders aldık” dedikten sonra bu şekilde davranması hele…

    Ben olabildiğince kışkırtmalara gelmeden, güler yüzle bu insanların mecliste karşılanmasını diliyorum. Leyla Zana’lar yok çünkü bu kadroda, Israrla önerdiğim yazının sahipleri aday! O yüzden başka bir DTP ile karşı karşıya geleceğimizi düşünüyorum!
    Yahut ben çok iyi niyetli, pozitif düşünen bir adamım! Çözüm Salih’in yazdığı gibi Zana’nın kanal kanal dolaşması değildir, çözüm Zana’nın fikirlerini DTP nin resmi ideolojisi olarak görüp görmediğini tartışmasıdır!

    Barış dolu bir yarın için…
    Saygılar.

  • insanların fikri neyse zikri odur dedikleri ATASÖZÜ bu olsa gerek diye düşünüyorun leyla zana seçim arifesinde fikrini gösterdi çok şey kaybedecekler… belki kürt kökenli olmayan vatandaşlarda oy vereceklerdi belki? hiç şansları yok gibi geliyor… kısır döngü devam edecek gelecek günler inşallah hayırlara ve güzelliklere gebedir… ama yarınlardan endişem artmadı desem yalan olur … tv de konuşmasını izledim sanki harbe gidiyor yaa seçime gidiyoruz seçime hak eden seçilsin derim
    saygılarımla…

  • Belirtmekte fayda var;
    Leyla Zana ekranlara şunu da demiştir, “bunlar benim fikirlerim partiyi bağlamaz, isterlerse kaale alırlar isterlerse almazlar” birebir aynı cümle olmasa da tercümesi bu şekildedir dediğinin.

  • evet biliyorum kendi fikriymiş… açıklamanıza teşekkür ederim zahmet oldu yani , ne yapmaya çalıştığınıda anlamak mümkün değil zaten barışçıl uzlaşı yaklaşımı buysa bölücü farklı düşüncesi yada(fikri) nedir acep… bende zana gibi ne güzel cümleler kurdum ama :) huzurlu ve güzel günler dileğiyle
    saygılarımla…

  • Bence sorun DTP’yi sabit bir noktaya yerleştirmek istediğimiz için çıkıyor. Her şeyi elfler ve orklar diye ortadan ikiye ayırdığımız ve DTP’yi de orklara yakın gördüğümüz için Leyla Zana’nınki gibi konuşmaları duyduğumuz zaman DTP’yi hemen teröristliğe yerleştiriyoruz. Oysa ki her parti ya da örgütte değişik düşüncedeki grupların hayatta kalma ve egemenlik mücadelesi vardır. Bunun dışında sadece, farklı fikirleri olanları sürekli tasfiye eden partiler kalabilir. Böyle bir tasfiye sürecine girmediğini bildiğimiz DTP, doğrudan Pkklısından Pkk karşıtına, Pkk sempatizanından sosyaliste kadar birçok farklı insanı barındırıyordur. Geniş bir kitleye hitap eden ve karmakarışık bir alanda siyaset yapan bir partinin yekpare bir blok gibi davranması beklenemez. DTP içinde hangi grubun daha güçlü olduğu, güçlü olan grubun diğerlerini tasfiye etmek gibi bir niyeti olup olmadığı, niyeti olsa bile bunu yapabilecek güce sahip olup olmadığı, güçlü olsa bile tabanın buna ne tepki vereceği, tabanı da geçtim Pkk’nın tüm bunlara ne diyeceği gibi sorular DTP’nin içinde olmadığımızdan bizim için cevapsızdır. Tek bildiğim DTP ne sadece Leyla Zana’dır, ne de sadece Aysel Tuğluk.

    Not: Aslında hepsinin Leyla Zana gibi düşündüğü ama milleti uyutmak için demokrasi, barış dedikleri görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Sebebi de Leyla Zana’nın konuşmalarının DTP’ye hiçbir faydasının olmamasıdır. Amaçları milleti uyutmak olsaydı hepsi Aysel Tuğluk gibi konuşur, Leyla Zana’nın da susmasını sağlarlardı. Leyla Zana’nın her konuşması zaten açık arayan insanlarda “adamın gol diyor” havası yaratıyor ve DTP’nin diğer söyledikleri havaya gidiyor. Bu durumdan DTP’nin sağladığı çıkar ne olabilir, fikri olan bana da anlatsın lütfen.

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType