Güngören Patlaması ve Düşündürdükleri

Terörün en saf hali ile yıkıldık geçtiğimiz Pazar akşamı. Terörün en saf haliydi. Amacı olabildiğince fazla insanın canını almaktı! Lanet olsun; aldı da! Bu vahşeti televizyon kanallarının günlerdir yaptığı gibi dramatize ederek göz yaşartmak değil amacım. Bu yazıda üstünde duracağımız şey, bu terör eylemini ne şekilde kabul ettiğimiz; kabul edişimizi şekillendirmede en büyük paya sahip medyanın tavrıdır. Son olarak da naçizane olay hakkındaki kendi değerlendirmemi yapacağım.
Medyanın bu vahşeti ele alışı Türk medyasının daha çok ekmek yemesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Olay yerinden ilk haberi vermek adına parçalanmış insanların görüntülerini servis eden haber merkezlerinin yaptığı habercilik filan değildi. Akbabalıktı! Kanı kurumamış insanların üstünden yapılan bu habercilik akbabalıktan başka bir şey olabilir mi? TRT ki kendisi kamu haberciliği yapan bir kurumdur! TRT dahi olay yerinden verdiği ilk görüntülerde mozaiklemedi görüntüleri. TRT haber merkezinde bu görüntüler nedeni ile birilerinin kulağı çekildi mi bilemiyorum ama “Kamu Haberciliği” adı altında yayın yapan bu kanal bu şekilde vermemeliydi bu haberi!
TRT bile sınıfta kalmışken özel kanallarda durum farklı mıydı ki? Daha beterdi diyemeyeceğim, farksızdı diyebilirim sadece. Ancak pazartesi günkü haberlerde özel televizyonlar farkını ortaya koydu ve hayatını kaybeden bu masum insanların yakınlarının feryatlarını döndüre döndüre yayınladı! Aralara reklam aldı bu reklamlardan yüz binlerce dolar para kazandılar! Akbabalıktan çıktılar birer canavara dönüştüler! Ne söylesem azdır bu haberler için! Yaşanan bu katliama lanet ettiğim kadar bu haberlere de lanet ettim durdum izlerken! İletişim fakültelerinde mutlaka ders konusu olacak haberlere imza atıldı. Uzun lafın kısası habercilik nasıl ‘olmamalı’ bir kez daha öğrendik!
Televizyonların haberi veriş şeklindeki iğrençlik bir kenara asıl üzerinde durmak istediğim konu birçok medya kuruluşunun özenle yaptığı hedef gösterme meselesi. Yaşanan katliamın ardından hemen ‘PKK tarzı eylem bu’ şeklinde insanların kafasına girilmeye çalışıldı. PKK’nın gerçekleştirdiği eylemleri onaylamak mümkün değil ama eğri oturup doğru konuşalım bu eylem PKK’nın gelenekselleşmiş eylemleri ile bir tutulacak bir eylem değil! İnsanları elde hiçbir delil olmadan “bu iş PKK işidir” şeklinde kışkırtmak akıl fikir sahibi hiç kimsenin yapmayacağı bir iştir. Bu ülkede son görmek istediğim şey bir Kürt mahallesine saldırılmasıdır. Bu acı olay sonrasında tepki gösteren yurttaşlar Terör’e lanet ederken PKK’yı özne olarak aldılar. “Kahrolsun PKK” sloganları hem cenaze töreninde hem de Güngören sokaklarında yankılandı. İnsanların bu davranışlarını anlamak zor değil. Karşılarında bir muhatap arıyorlar ve yok. Medya PKK’yı hedef gösteriyor… Şaşılacak bir durum değil sonuç olarak. Kimilerini şaşırtan kimilerince ise doğal karşılanan şey ise PKK’nın yaptığı açıklama idi. PKK bu vahşeti üstlenmek bir yana, bu terör eylemini kınayan bir açıklamada bulundu. PKK’nın lafına itibar edilir mi edilmez mi bu ayrı bir tartışma konusudur ancak; bu tarz bir eylem Kürt Hareketi için amaçlanan hedeflerden taktiklerden çok uzaktadır. O yüzden ben bu açıklamayı (eylemin PKK’ya ait olmadığını) kabul ediyorum.
Medyanın ardından olayın faili olarak PKK’yı gösteren bir yer daha vardı. CHP! Baykal geçtiğimiz gün yaptığı grup toplantısında PKK’yı bu katliamdan sorumlu tuttu ve konuyu geçiştirdi.
Bu iş bu kadar kolay olmamalı!
Eğer PKK varsa bu işin arkasında kanıtlarıyla ortaya çıkarılmalı! “Kanıt bulamadık o zaman PKK yapmış olsun bari” diyerek halkın birbirine karşı kin beslemesine sebebiyet vermek bu katliamı yapanların ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey olamaz diye düşünüyorum!
Medyanın duygusuz duygu sömürüsü haberleri ve hiçbir delil yokken PKK’yı (toplumsal algıda ise Kürt Halkını) hedef göstermesinin ipe sapa gelmez halleri hakkında söyleyebileceklerimiz bunlar. Peki bu eylem “bence” kim tarafından yapıldı?
İçinde bulunduğumuz konjonktür düşünüldüğünde hangi terör örgütü çıkarsa çıksın bu işin altından; ben gladyo kaynaklı bir iş olduğunu düşünüyorum bu katliamın. Elbette bu tahminin de çok fazla dayanağı yok. Kimileri de gizli dış servileri sorumlu tutuyor. Biz ne kadar akıl yürütürsek yürütelim bu şerefsiz hain saldırının bilançosu değişmeyecek! Giden gittiği ile kalıyor. İstediğimiz kadar Türk Bayrakları ile donatalım evleri, arabaları, istediğimiz kadar teröre lanet sloganları atalım. Ateş düştüğü yeri yakmaya devam edecek!
Bu katliamın failleri en kısa zamanda bulunmalı. PKK’nın üstüne bu işi yıkıp işin içinden sıyrılmak olmamalı yapılması gereken. Velev ki PKK işi olsun sorumluları bulunup en ağır ceza ile cezalandırılmalı!
Bu insanların canını alanlar, insanlıktan nasibini almamış çocuk katilleridir! Merak ediyorum nasıl uyuyorlar geceleri. Huzuru nasıl buluyorlar?
Bu patlama ve hissettirdikleri ister istemez empati yeteneğimizi geliştiriyor. Irak’ta neredeyse her hafta buna benzer patlamalarda onlarca insan ölüyor. Keza Filistin de öyle. Bu hain saldırı ile Irak ve Filistin topraklarında halan devam eden olaylara karşı duyarlılığımızın artması olası mıdır? Bilemiyorum ama hatırlatmakta fayda gördüm…
Saygılar Efendim.

(0 puan,2 kişi değerlendirmiş.)
ucanbalik
3 Ağu, 2008
Bu konuyla ilgili bir gazetede ‘ilginç’ bir yazı vardı. Şöyle;
http://www.gazeteodtulu.com/yazilar.php?id=735
Güngören’de yaşanan ve PKK’nin üstüne atılan patlamaya bütün bu yaşadıklarımızdan ders çıkararak bakmalıyız. Her şeyden önce PKK yaşanan bu olayı reddetti ve kınadı. Patlamanın ardından olay yerinde açıklama yapan İstanbul Valisi Muammer Güler, saldırının bir terör saldırısı olduğunu ilan etti. İlk etapta saldırıda kullanılan ikinci bombanın RDX tipi bir bomba olduğu ifade edildi. RDX daha önce İzmir Bornova’da yaşanan provokasyon eylemlerinde, Bahriye Üçok ve Ahmet Taner Kışlalı cinayetlerinde kullanılmıştı. RDX, Meclis Uğur Mumcu Araştırma Komisyonu raporlarında “istihbarat örgütlerinin kullandığı bomba” şeklinde geçmişti. Daha sonra İçişleri Bakanı Beşir Atalay yaptığı açıklamada kullanılan patlayıcının TNT olduğunu açıkladı. Fakat bir yandan da kriminoloji laboratuarlarından patlayıcının plastik patlayıcı çeşitleri olan A–4 ve C–4 karışımı olduğu açıklamaları geldi. Bu çelişkili durumlar ortadayken, gerek ideolojik olarak gerekse yöntem olarak bu PKK’nin tarzı değilken birçok gazete ve siyasetçinin patlamanın sorumlusu olarak PKK’yi göstermesi ne anlama geliyor? Bu iddiada bulunanların ortak özelliği mevcut kontrgerilla örgütü Ergenekon’a yakınlık duymaları ve ondan medet ummalarıdır. Yapılan eylem buram buram kontrgerilla kokuyor. Bir provakasyon eylemiyle halk tekrardan sokağa dökülerek bir Kürt- Türk boğazlaşması tezgâhlanıyor. Devlet bir kez daha timsah gözyaşları döküyor. İkiye bölünmüş iktidar bu tezgâhı bile başaramıyor. Farklı açıklamalar ve çelişkili ifadeler bunun göstergesidir aslında.
Anonymous
4 Ağu, 2008
Sanırım devrimcilerin verebileceği en güzel cevap şurada:
http://www.yuruyus.com/www/turkish/news.php?h_newsid=4640
orpen
4 Ağu, 2008
Yazı tahminim Bakan’ın failler yakalandı açıklamasından önce yayınlandı.Mantıken de böyle bir eylemi yapan örgütün olayı üstlenmeyeceği çünkü uluslararası desteğinin azalacağı açıktır.Böyle bir durumda PKK’nın olayı üstlenmemesini onlar yapmadı şeklinde yorumlamak hata olur.Kaldı ki sivil halka yönelik bu şekilde onlarca eylemleri mevcut iken ve dünyanın en acımasız ve sinsi örgütlerinden olduğu konunun uzmanlarınca bile tescil edilmişken(çünkü eylemleri genelde bomba ve mayın ağırlıklı)en önemlisi ise gerekli deliller elde edilmeden ve teknik bilgi olmadan bu işi PKK’nın yapmadığına dair olumlu düşünmek ve fikir beyan etmek ne derece tutarlı olur.Bugün itibarı ile olayın çözüldüğü ülkenin en yetkili ağzı tarafından açıklanmış olmasına rağmen hala bile kafalarda soru işaretleri yaratmaya çalışanlar mevcut.Bu tür davranışlar bir sonraki katliamlara zemin hazırlamaz mı?
Çağatay Aktürk
5 Ağu, 2008
Sevgili Orpen;
Bu konuda olabildiğince şüpheci davranıyorum, davranmaya da devam edeceğim. Bombalamanın seninde dediğin gibi şüpheye mahal bırakmayacak şekilde çözüldüğü söylenmesine rağmen yakalanan kişilerin sadece “terör örgütüne üyelik” nedeni ile içeri alındığı gün ışığına çıktı.
Bu işi PKK yapmış olsa bile bunun arkasındaki kişiler araştırılmalı diyorum sadece. Aklıma 11 Eylül geliyor. İngiltere’de gerçekleştirilen patlamalar geliyor… Bunların öncesinde yine Amerika’da cia destekli olduğu su götürmeyen 168 kişinin hayatını kaybettiği Oklahoma Patlaması var…
Sorgusuz kabul etmemek gerekiyor diyorum olanları sadece.
Saygılar…