Farklılık / Benzersizlik üstüne…
Hiç bir denklemin cevaplayamadığı bir oyun alanında varolmuş bir zihine, bir bedene sahibiz.
“İnsan sosyal bir varlıktır”
Neredeyse tüm sosyoloji kitaplarında bulunur bu cümle.
Sosyalim…
Sosyalsin…
Sosyal…
Sosyaliz de ne oluyor? Bakkalına yabancılaşan doktor evdeki kuşuna “babacım” dedirtmeye çalışıyor.
Oğlu ile iki kelam edemeyen annesi köpeciğine hırkalar örüyor…
Sevgilisine “seni seviyorum” diyemeyen erkek, internette yüzünü görmediği kadınlara karşı romeo oluyor.
Sosyalleşiyoruz… Ne şüphe ondan… Ne şüphe…
Yaptığımız, kendimizi yalnız hissetmemek adına benzersizliğimizi unutmaya çalışmak. Bu yüzdendir ki kendimize “benzer” kişileri arıyoruz çevremizde, bu yüzden grup terapileri daha tatminkar sonuçlar veriyor ve yine bu yüzden hayvanları insancıllaştırmaya çalışıyoruz.
Benzersizlik… Cemaat ilişkileri neden sımsıkıdır, futbol uğruna neden insanlar öldürülür? Padişahlar neden kardeşlerini boğdurur?
Ya ortak alanlarda buluşuluyor ya da ortak olmayan alanlar birbiri ile çatışıyor. Farkı ve farksızlığı sindirebilmek sağlıklı bir sosyal varlık olmak için önemli bir şart olmakta bu noktada.
Tüm bu karışık gözüken ve çözülemeyecek gibi duran sorun öbeğinin ortasında tek bir cevap var aslında, her şeye derman olacak bir cevap hem de.
O kadar basit ki “hadi yaa” diyerek, burun kıvırabilirsiniz bile, ama cevap; “Konuşmak”.
Sistemin bize dayattığı “benzerlerinle birlik ol, diğerlerini görmezden gel” baskısına karşı bir duruş sergileyip farklılığımızın farkında olarak konuşabilmek bir farklı ile.
Ve o zaman inanıyorum ki kuşlar babacım dedikleri için değil, güzel öttükeri için değerlenecek bu dünyada…

(+1 puan,1 kişi değerlendirmiş.)