Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Efes One Love 8′in Ardından

BeğenmedimBeğendim (Henüz değerlendirilmemiş)
Loading ... Loading ...

Picture 12

Pazar günü Efes One Love festivalindeydim. Festivalden ziyade son albümleri ile beni tekrar kendilerine aşık eden Royksopp‘u canlı dinlemek için oradaydım. Ne var ki müzikal bağlamda tam bir hayal kırıklığı yaşadım. (Böylelikle son söyleyeceğimi de ilk başta söylemiş oldum)

Uno Keyfi

Festival iki günlük olmasına rağmen yukarıda bahsettiğim sebepten dolayı ilk günü pas geçtik. Pazar günü akşama doğru festival alanına giriş yaptık. Yasemin Mori sahnedeydi. Konseri izlemekten ziyade gölgelik bir yer bulmanın daha akıllıca bir iş olacağını düşünüp Samsung’un standının ön tarafında bir yerlere kurulduk. Uno destemizi çıkarıp vakit geçire planlarımızı uygulamaya koyduk. Uno‘dan bi haber arkadaşlar olabilir, Uno çok ama çok keyifli ve severseniz bağımlılık yaratabilecek bir kağıt oyunu. Özellikle bu tarz etkinliklerde, yazlıkta, barda, cafede (bazı mekanlar oynatmaya izin vermiyor, misal Beyoğlunda Cafe Pi, Caddesbostanda Havelka!).

Portecho Konserinden

Uno hesaplaşmamız sürerken Samsung standında Air Star yarışmasına biraz göz attım. Ya Tuğçe ya da Tuba idi ismi, bi abla bayaa iyi performans gösterdi, alkışladım kendisini! Sanırım o aldı zaten Macbook’u. Samsung standından Portecho konseri başlayınca uzaklaştık. Tüm konseri izlemesem de 3 parçayı filan canlı izledim. Ses sisteminde problem olduğunu o an farkettim. Daha önce de Portecho konserinde bulunmuştum ve çıkan ses bu değildi tam manasıyla… Ciddiye almadım ama. (Keşke federallere haber verseydim). Starsailor konserini hiç kaale almadım çünkü daha önceki yıllarda yeterince kendilerini izlemiştim. O yüzden sese de alıcı bir kulakla bakmadım diyebilirim. Tek bir şeye odaklanmıştım, Royksopp!

Bu tarz etkinliklerde bira içip vakit geçirmek gibisi yok. Efes’in tırmanış duvarına hafif alkollü bi şekilde yanıma kuzenimi de alarak ( gayet uzun boylu bir cengaverdir kendisi) yöneldim. Aslında malubiyeti kabul ederek ‘makarasına’ girişmiştim bu eyleme ne var ki lk başta ufak bir sorun yaşamanın dışında gayet de ben kazandım! Nıhaha! :) En keyifli anlarından birisi buydu günün! Azim, Başarı ve Efes! :)

tirmanis1tirmanis3

Gayet Tırmandım :)

Her şey buraya kadar güzel…di! Güneş gitmiş, bünye beklenen konser için yeterli alkol seviyesine ulaşmış, arkadaşlarla hoşça vakit geçirilmiş ( Murat Nahçivani‘nin Wii Fit üstündeki hareketlerini çekmediğim için kendime çok

Royksopp Sahnede

Royksopp Sahnede

kızıyorum) ve beklenen konser gelmişti! Royksopp ilk sahneye çıktığında sahnede tarafında bile değildik. Kuzeni alıp hızla ön tarafa doğru hücum ettik. Bi şekilde sahneyi görebilecek kadar yaklaştık ama insanlıktan çıkmıştım ben o 5 dakikada. Böyle bir sıkış tıkışlık yok! Yerimizi belirledikten sonra sağa sola hafiften sallana sallana kendi alanımı işaretledim sonra tüm dikkatimi sahneye verdim. Vermez olaydım, basslar boğuk, vokaller anlaşılmıyor… “Bu ne yaa” diyordum içimden ama bi yandan da şarkılara eşlik edip eğlenmeye çalışıyordum. Ses gerçekten rezaletti! Alandaki sesin gerçekten kötü olduğunu anlamak için ‘Ses Mühendisi’ olmayada gerek yoktu hani. Gayet amatör, yalnızca biraz dikkatli, bir kaç electronica konserine gelmiş birisi bile anlayabilirdi sesin ne kadar kötü olduğunu. Bu kötü ses sisteminden midir bilinmez Royksopp bir saat civarı sahnede kaldı ve bitirdi konseri. Sonrasında iki kere bis yaptılar. İkinci bis bence konserin en iyi anıydı. Sonuç olarak neredeyse tüm şarkılara eşlik ettim, zıpladım ettim ama büyük bir eksiklik vardı, parçaları hissetmedik! Bu hissetmek mevzusunu nasıl açıklarım…? Hmm, Bi Massive Attack, Daft Punk konserine katılmış olanlar ne demek istediğimi anlayacaklardır…

Şimdi sormak istediğim şeyler var;
- Pozitif, profesyonel bir organizasyon şirketi. Nasıl oluyorda ses sistemini bu şekilde es geçebildiler?
- Konser biletleri ‘görece’ ucuz olduğu için mi ses sistemine önem verilmedi? Ne kadar ekmek o kadar köfte mi? denildi bizlere?
- Royksopp gibi bir grubun kendi tom-mayster’ı olmaması mümkün değil. Kendisi bu konuda ne dedi acaba? Royksopp üyeleri bu konuda bir açıklama da bulundu mu?

Bu ses konusuna ben mi bu kadar çok taktım ki diye düşünürken dün sabah Meriç Kara‘nın da benim gibi düşündüğünü gördüm. Ekşi Sözlük’te de konu ile ilgili girişler vardı. Demek ki çok da yanılmamışım.

Son bir kaç söz;
Festival alanı gayet eğlenceliydi, bilet fiyatları, içki fiyatları makuldu, hoş ablalar abiler vardı, yıllardır görmediğimiz arkadaşlarımızla karşılaşma imkanı sağladı. Ne güzel! Ama bu haliyle Santral İstanbul’da yapılmış bir pikniğin ötesine geçemez bir festival! Konser alanının düzenlenmesi (ses sisteminden yerleşim planına kadar) büyük önem taşıyor çünkü asıl mevzuu orada yahu! Pozitif umarım bu eleştirileri dikkate alır!

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType