DTP Ne Yapmalı?
Yıllık iznimin iki haftasını geçirmeye başladığım Didim semalarından herkese merhaba. Tatil, deniz, güneş, gibi dış etmenlerin yanı sıra, insanın alıştığı bir oturma düzeni, klavyesi, monütörünün yokluğu da yazı yazmasını güçleştiriyormuş.
Geçtiğimiz Cumartesi bir çok insan ekran başında bir tartışma, bir “olay” olmasını bekledi. Malumunuz, milletvekillerinin yemin töreni vardı ve tüm gözler DTP’li milletvekillerinde idi. Korkulan olmadı, üstüne şaşırtıcı bir şekilde Ahmet Türk ve Devlet Bahçeli’nin el sıkışmaları “olay” oldu. Ah bir de, Fönlü saçları ile DTP’li Milletvekilleri. 6 ok amblemli kıyafeti ile arz-ı endam eyleyen CHP Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur’u da unutmamak lazım.
Yukarıda da değindiğimiz kimilerine göre “renkli” kimilerine göre “rüküş” kimilerine göre ise “söyledikleri sözleri unuturak” açılışı yapılan bir meclisimiz oldu. Kendimi, %85 gibi bir oranda temsil edildiğimiz bu meclisi “akılsızca” sayanların dışında tutarak, fönlü saçları, cezaevinden çıkarılarak milletvekili olan insanları ile DTP hakkında bir kaç kelam “daha” etmek niyetindeyim şu yaz günü. Daha önce değinmediğim bir konuya değinmem lazım ilk başta. Sebahat Tuncel’in durumuna. Öncelikle şunu belirtmem lazım, keşke Sebahat Tuncel’in özel durumuna gösterilen hassasiyet, MHP’li Atila Kaya’nın “özel” durumuna da gösterilseydi. Bilmeyenler için kısaca söyleyelim, bilenler için de hatırlatalım; Atila Kaya bundan 27 yıl önce, sol görüşlü olması nedeniyle müteahhit Mithat Koçulu’yu, ülkücü bir arkadaşı ile birlikte bıçaklayarak öldürdü ve idamla yargılandı, müebbet hapse mahkum oldu. 1991′de afla serbest kaldı. Şu anda ise MHP İstanbul Milletvekili. Sebahat Tuncel’in ise “iddia” kaynaklı bir yargılanma süreci vardı ve suçu kesinleşmemişti. Durup düşünmek lazım, müebbete çarptırılmış, afla serbest kalmış bir katil mi, yoksa daha suçu kesinleşmemiş bir insan mı daha fazla mide bulandırır? Takdir sizin.
Bir Profesör, Sebahat Tuncel hakkkında, yanıbaşımda şöyle diyordu bir hafta önce, “Görseniz, aynı teröriste benziyor”. Yahu ne kolaymış insanları yüzlerinden, şekillerinden şemallerinden bir şeylere benzetmek! Nerede kaldı nesnel yargılama kabiliyeti sayın Hocam… Sebahat Tuncel’in durumu hakkında DTP soğukkanlı bir politika sergiledi ve konuşmadı, kışkırtmalara da gelmedi. Suçu daha kesinleşmemiş birisi hakkında ki sadece “tutuklu yargılanmasına” devam ediliyordu.
Konunun biraz daha anlaşılabilmesi için Tuncel’in yargılanma sürecine dair bilgiyi Ekşi Sözlük yazarlarından “yatagimin etrafinda nobet tutan 13 melek“ten dinleyelim. (Ekşi Sözlük’teki Sebahat Tuncel Başlığından)
bir kisi merak edip de arastirmamis bu kadin neden tutuklu diye. sanki dagda mehmetcik’e kursun sikarken ele gecirilmis gibi uzerine yapistirilan pkk’li ithamlari var. su basliga nefret kusanlarin kac tanesi arastirdi sabahat tuncel’i tutukluluga surukleyen sureci, cok merak ediyorum. kac kisi takip etti mahkeme surecinde neler oldugunu? nereden goruyor insanlar futursuzca etiketler yapistirma hakkini kendilerinde?ibrahim cakmaz isimli bir pkk itirafcisi, su an baska suclardan tutuklu. 1992 yilinda agabeyini aramak icin kuzey irak’a gittiginde sabahat tuncel’i pkk/kongra-gel/pdr kongresinde orgut mensubu kiyafetleriyle gordugunu iddia ediyor. sabahat tuncel’in pkk uyesi olduguna dair mahkeme dosyasindaki tek delil bu ifade. tekrar ediyorum, tek. the one and only. ibrahim cakmaz kim? adam oldurme ve cinsel taciz gibi eylemlerinden dolayi partiden uzaklastirilmis bir insan. son sekiz ay boyunca verdigi ifadelerin icinde bir suru celiski var. son mahkemede de eline tutusturulmus kagittan okumus ifadesini. bu adamin intikam ya da kendini kurtarma guduleriyle hareket etmesine hic mi ihtimal yok?
Sebahat Tuncel konusuna bu kadar fazla yer ayırmamın nedeni, konu üzerinde araştırma yapılmadan, yargıya herkesin çok kolay varması idi. Ayrıca eğer Tuncel suçlu ise gerçekten, bağımsız yargı bunun gereğini yapacaktır kimseler merak etmesin. Bugün asıl değinmek istediğim konu ise şöyleydi;
DTP’nin göze hoş gözükmeyen, kendilerinin de gözlerine hoş gözükmemesi gereken bir yanları var o da milliyetçi kökenleri. DTP’nin Kürt kökenli bir parti olduğu gerçeğini kabul etmemek olmaz. Aynı zamanda DTP’nin meşru zeminde meşru yollarla siyaset yapmasını engellemeyi kabul etmek de olmaz. Partinin bu özlük hakları yanında, Aysel Tuğluk’un deyimi ile “Türkiyenin Partisi” olma yolunda neleri yapması gerektiğine gelince;
DTP Kürt Sorunu’nu avazı çıktığınca bağırmalı, elinden ne geliyorsa yapmalı bu sorunun çözümü için. Ancak Türkiye’yi Doğu – Güney Doğu Anadolu’dan ibaret sanmamalılar bunu yaparken! Geçen akşam babamla yaptığım tartışma da dediğim gibi; “DTP eğer ÖSS sorununu görmezden gelirse, kaybedecektir, DTP Zonguldaklı İşçileri görmezden gelirse de kaybedecektir.”. DTP parti tüzüğünü incelemedim ve bağımsız adaylar olarak meclise girildiği için de bir seçim beyannamesi yoktu ortalıkta. O yüzden parti tutumunun ne olacağı çok belirgin değil bu konularda. DTP eğer, demokrasinin işlevsel kılınması ve Kürt Sorunu’na ciddi anlamda çözüm üretilmesi için Kürt olmayan kimselerden aldığı oyların da hakkını vermek istiyorsa bunları yapmalı! Üstündeki milliyetçiliği törpüleyip, enternasyonel bir şekile bürünmeli. Ancak tüm bunları yaparken Kürt Sorunu için sesini bir gıdım bile olsun kısmamalı!
İşleri zor hem de çok zor!

(Henüz değerlendirilmemiş)
doğancan ülker
8 Ağu, 2007
çok uzun zamandır yazılarınızı takip ediyorum. anlamsız bir dtp desteğiniz var. gerçekten çok anlamsız.
dtp gibi kürt milliyetçiliği üzerinden siyaset yapan bir kurumdan nasıl böyle şeyler bekleyebiliyorsunuz anlayabilmiş değilim..
atilla kaya konusunda haklısınız, katılıyorum. ama bu sabahat tuncel hakkında haklı olduğunuz anlamına gelmez.
bırakalım şimdi suçu kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur muhabbetlerini. dtp ne kadar pkkcıysa tuncel de o kadar suçludur. ama benim güzel ülkemin güzel demokrasisinde benim kardeşime kurşun atanları biz böyle cezaevinden çıkarıp on milyar maaşlarını tıkır tıkır veririz. o on milyar sizden de çıkıyor unutmayın.
keep clubbin
8 Ağu, 2007
Sayın Ülker;
DTP desteğim yok, DTP’den beklediklerim var. Bu beklentilerim de anlamsız beklentiler değildir. Görüşlerimiz elbette farklı olabilir (blogunuzu ben de zaman zaman okuyorum) ancak bu fikirlere ve görüşlerime “anlamsızlık” kelimesini yakıştırmaz. Zafer Üskül hakkındaki görüşleriniz “anlamsız” değil mesela benim için.
DTP’nin Kürt Milliyetçiliğinden sıyrılması gerektiğini yazmamış da sanki DTP’nin içinde bulunduğu durumu övmüşüm gibi bir şey söylemişsiniz. “Nasıl böyle şeyler bekliyorsunuz” demişsiniz. Ben beklemeye devam edeceğim. Talep etmeye devam edeceğim, madem bu insanlar mecliste arkalarından küfür etmek yerine bizim yapmamız gereken meşru yollardan denetlemek, hak sormak, hakkımızı almaktır. Tuncel davası konusunda da dediğim gibi yargıdaki konu sadece bir iddia dan ibarettir. Eğer iddia kanıtlanırsa cezası verilir.(verilmelidir)
Yineliyorum, Kürt sorununun çözümü için DTP şu an büyük bir yük altındadır. Gönlümden geçen de bu yükü hakkıyla taşımalarıdır.
Atilla Kaya konusunda da görüş belirttiğiniz için ayrıca teşekkürler.
Saygılar.
Talha Can
8 Ağu, 2007
Elinize sağlık,
DTP’nin rolü bu mecliste şüphesiz çok önemli olacak. Yazıda üzerinde durduğunuz bal-kış açısını paykaşıyorum. Bu tabi ki DTP’yi savunmak anlamına gelemez. Bu ülkenin çocukları olarak insanımız için faydalı olacak herşeyi düşünmeliyiz. Bu sebeple de DTPnin konumunnu önemsiyor ve tutumları adına umutlu bir duruş sergilemek istiyorum. DTP şimdiye kadar aynı şekilde bağımsız vekillerle grup kurabilirdi. Ama bunu ilk defa bu seçimde yaptı? Neden acaba derim kendi kendimi! İşte bunu cevabını verecek olan DTPnin sergileyeceği politirıdır.
Anonymous
21 Ağu, 2007
Madem DTP’de bekledikleriniz var neden aynı şeyleri MHP’den de beklemiyorsunuz? Ne farkları var? Bir tanesi sosyalist olduğunu iddia ederek ırkçılık ve ayrımcılık yapıyor, bir diğeri de açık açık ayrımcılık yapıyor. DTP’nin güya özgürlükçü demokrat söylemlerine kanmıyorsunuzdur sanırım?
Ayrıca Sebahat Tuncel de öyle tek bir bireyin “iddiası” üzerine değil, yıllardır tutulan MİT raporları üzerine tutuklanmış ve yargı önüne çıkarılmıştır. Eğer bir ülke kendi istihbarat teşkilatını da dinlemeyecekse neyi dinlesin? Asıl iddia olan Ekşi Sözlük’e yazılmış olan şeydir. Ben burada art niyet görüyorum kusura bakmayın. Siz ve diğerleri de bunu gerçekmiş sanıp böyle yazılar döşüyorlar. Eli klavye tutan herkes bir şeyler uyduruyor. Araştırmalarınızda mizah sitelerini değil de gerçek belgeleri kaynak olarak gösterirseniz sizi o zaman ciddiye alırlar. Bundan sonra her duyduğunuza inanmazsınız umuyorum..
keep clubbin
22 Ağu, 2007
@İsimsiz Bayan/Bey
Tuncel davası konusunda “yıllardır tutulan mit raporları”ndan bahsetmişsiniz! Üstüne yargılanmasına neden olan kanıtlar olarak bu raporları söylemişsiniz.
Şimdi öncelikle şunu söylemeliyim, ben Tuncel’in avukatı değilim ama elimdeki verilere, iddianameye bakarak yorumlarda bulunabilirim. Tuncel, yasal bir DTP toplantısında “götürülüyor”. Buna sebep olan İbrahim Çakmaz’ın tek bir ifadesi.
İddianame de incelenirse farklı bir şey görülmez. Elde Mit’e ait kesin bilgiler olsaydı bu tutuklu yargılanmadan hızlı bir şekilde suçlu bulunması gerekmez miydi?
Şimdi gelelim “ekşi sözlük” gibi bir eğlence sitesini kaynak gösterme konusuna. Ekşi sözlük dediğiniz gibi bir eğlencelik olmasının yanında ciddi anlamda tartışmaların döndüğü, akademik bilgilerin dahi yer aldığı bir mecradır. Neyi aradığınızı bildiğiniz noktada sorun yaşamazsınız kısaca. Yazıda alıntı yaptığım yazarın bilgileri de objektif bilgilere dayanmaktadır. Bu bilgilere ulaşmanız için linkleri az sonra vereceğim. Umarım siz de şu mit raporları hakkında kulaktan duyma olmayan net verileri bizlere ulaştırır ve bizleri aydınlatırsınız.
Link 1
Link 2
jill
23 Ağu, 2007
altı cizilerek belirtilmesi gereken husus dtplilerin bireysel olarak ne yaptıkları degil,grup olarak meclis içinde nasıl bir tutum sergileyecekleridir.
meclis içinde kürt sorunu ile ilgili dertlerini anlatıp,dertlerimizi dinleyebiliyorlarsa ne ala..bu konuda daha farklı bir tutum sergileyebileceklerini sanmıyorum.zira;millet tarafından seçilip, daha meclisin ilk gününden itibaren hoşgörülü ve uzlasmacı tavırları bunu gerektirir diye düşünüyorum.umarım anlatmak istediklerini anlatabilirler.dinlemek gerek..
sevgilerimle..
MIRAT
31 Ağu, 2007
dtp ve ufuk uras’ın meclise girmesi sorunun çözümü yönünde umut yarattı evet. ve fakat bizler artık çözümü silahtan başka şeylerde aramazsak değişen hiçbir şey olmaz. bu işin silahla olmayacağını 83′ten beri anlamadık umarım artık anlarız..