<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	
	xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Çağatayca &#187; Politika &#8211; Siyaset &#8211; Yorum</title>
	<atom:link href="http://www.cagatayca.com/category/politika/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cagatayca.com</link>
	<description>&#34;Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz.&#34; Jiddu Krishnamurti</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Jan 2011 19:54:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Değişim mi? Hadi canım!</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/degisim-mi-hadi-canim</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/degisim-mi-hadi-canim#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 May 2010 12:55:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[değişim]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Baykal]]></category>
		<category><![CDATA[kemal kılıçdaroğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=2062</guid>
		<description><![CDATA[L O S T da bitti. Hayırlı uğurlu olsun ( Bambaşka bir yazı konusu )
Asıl önemli gelişme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesi ile oluşan garip ortama dair olandı.
Baykal’a kurulan tuzak sonrasında gelen istifa ve adaylık… Kirlenmeye ve yozlaşmaya her daim açık olan politika sahnesinde beklenmeyecek şeyler d&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-2063" title="baykal-kilicdaroglu" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/baykal-kilicdaroglu.jpeg" alt="" width="469" height="298" /></p>
<p style="text-align: left;"><em>L O S T da bitti. Hayırlı uğurlu olsun ( Bambaşka bir yazı konusu )</em></p>
<p>Asıl önemli gelişme, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesi ile oluşan garip ortama dair olandı.</p>
<p>Baykal’a kurulan tuzak sonrasında gelen istifa ve adaylık… Kirlenmeye ve yozlaşmaya her daim açık olan politika sahnesinde beklenmeyecek şeyler değildir. Önemli olan bu tarz kriz anlarında durumu kendi lehine çevirebilmeyi bilmektir. Bana kalırsa CHP’de şu an olup bitenlerin arkasında işte bu kriz ortamından yarar sağlamayı başarmak yatıyor. Yoksa değişimmiş, Halkçı Kemalmiş; bunlar biraz içi boş kalan söylemler. Neden böyle bir değerlendirme yaptığımı gözümde beş paralık değeri olmayan gömlek tespitlerinin dışındaki argümanlarla yapmaya çalışacağım.</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine ne kadar bağlı olduğunu anlayabilmek için elimizde çok güzel bir örnek var; Onur Öymen’in başlattığı ‘Dersim’ tartışmasında gözler CHP’deki Alevi ve Dersimli milletvekillerine çevrilmiş, Kendisi de Dersimli olan Kılıçdaroğlu ilk başta Onur Öymen için “Gereğini yapmalı” demişse de Öymen’in “Ben gereğini yaptım…” ile başlayan açıklaması ardından CHP’de siyasete devam edip yönetimi desteklemiş tek bir kelime ile de eleştirel bir laf etmemişti bu konu hakkında. Oysa ki o dönem CHP il ve ilçe örgütlerinde azımsanmayacak kopmalar olmuştu.</p>
<p>Bu konuyu hatırlatmamın nedeni Kılıçdaroğlu’nun en büyük aidiyetlerinden birisini oluşturması gereken bir konuda ‘merkez’in sözünü dinlediğini hatırlatmak istememdir. Bu konuya “politika bu, nereli olduğunun önemi zaten çok olmamalı” gibi sözlerle yaklaşabilirsiniz elbette. Ben de o zaman şunu söylerim, Onur Öymen’in tartışma sonrası yaptığı açıklamalar tam anlamıyla faşizan boyutlardadır, bırakın Dersimli olmayı, kendisini Solcu olarak değerlendiren bir kişinin bu ideolojiyi paylaşan bir parti ile işi olamaz, bunu gururuna yediremez! Kaldı ki CHP bilindiği üzere Sosyalist Enternasyonel üyesi bir partidir; bu da CHP’nin komikliklerinden sadece biridir!</p>
<p>Kılıçdaroğlu’nun kemikleşmiş CHP mekanizmasına bağlılığını görmek için aslında eskiyi de çok hatırlamaya gerek yok, adaylığı öncesinde ve sonrasında ki tüm röportajlarından bu sonucu da çıkarabiliriz. Tüm bu değerlendirmeler de yanıldığımızı varsayıp Kurultay’daki konuşmasına baktığımızda da farklı bir söylemle karşılaşmıyoruz. Hakkını yemeyelim %10 barajını düşürmek üstüne bir şey söyledi . Bunun dışında ‘Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok’.</p>
<p>Açıkcası Kılıçdaroğlu’nun şu an söylediği gibi Baykal’ın izni olmadan adaylığa  girdiğine dair şüphelerim de var. Baykal’n istifasından sonra Kılıçdaroğlu ile yaptığı toplantı sonrasında CHP Milletvekili Oya Araslı&#8217;nın annesi Nadice Tezel&#8217;in cenaze töreninde hatırlarsanız Kılıçdaroğlu ile işaretleşti. Cenaze sonrasında da Kılıçdaroğlu ile TBMM’de ikili bir toplantı yaptığı konuşuluyor. Tüm bu olayların ardından da ilk başta aday olmayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu adaylığını açıklıyor. Buna “değişim” değil, olsa olsa “değiştirdim” denir.</p>
<p>Bir çok genç arkadaş şimdilerde Kılıçdaroğlu’nu nasıl oluyorsa bir kurtuluş olarak görüyor. Ancak yukarıda da bahsettiğim gibi söylemlerde neredeyse hiç bir değişiklik yok, yönetim de değişim yok değil var ama en ağır isim Önder Sav yerli yerinde duruyor misal…</p>
<p>Çok olumsuz gittik; hadi biraz da olumlu yanından bakmaya çalışıp yazımızı toparlayalım. Öncelikle Baykal’ın eli ile öne itilmiş olsun ya da olmasın ortada yeni bir yüz var. Kim bilir belki bir sabah kılıçdaroğlu uykusundan uyanır ve Askeri yönetime, laiklik ekseninde muhalefet yapma alışkanlığına bir dur der! Hatırlarsanız kurultayda bir ara “FAŞİZME GEÇİT YOK, FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA” sloganları atıldı. Keşke bu sloganların hakkını verecek açıklamalar da yapılabilseydi…</p>
<p>CHP bu kriz dönemini iyi atlattı ne var ki değişim bekleyenler de avuçlarını yaladı veyahut yalayacak!</p>
<p>Saygılar…</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.cagatayca.com%2Fdegisim-mi-hadi-canim&amp;title=De%C4%9Fi%C5%9Fim%20mi%3F%20Hadi%20can%C4%B1m%21" id="wpa2a_2">Paylaş/Kaydet</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/degisim-mi-hadi-canim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/baykal-kilicdaroglu-89x57.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/baykal-kilicdaroglu.jpeg" medium="image">
			<media:title type="html">baykal-kilicdaroglu</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/baykal-kilicdaroglu-89x57.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Beceremediniz, beceriksizsiniz!</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/beceremediniz-beceriksizsiniz</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/beceremediniz-beceriksizsiniz#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 21:21:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[DTP]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[parti kapatma]]></category>
		<category><![CDATA[statüko]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=2039</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zamandır yazmıyordum. Hele hele politik yazıların peşini bırakalı uzun zaman oluyor. Bu bırakışın nedenine isterseniz umutsuzluk deyin, isterseniz bıkkınlık isterseniz var olan toz duman bulutu içine sallanan bir küfür olarak algılayın. Kabulümdür. Kabul edemediğim şey ise bugün Anayasa Mahkemesi’nin 25. Kez a&#8230;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/demokrasi.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-2042" title="demokrasi" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/demokrasi.jpg" alt="demokrasi" width="441" height="540" /></a></p>
<p>Uzun zamandır yazmıyordum. Hele hele politik yazıların peşini bırakalı uzun zaman oluyor. Bu bırakışın nedenine isterseniz umutsuzluk deyin, isterseniz bıkkınlık isterseniz var olan toz duman bulutu içine sallanan bir küfür olarak algılayın. Kabulümdür. Kabul edemediğim şey ise bugün Anayasa Mahkemesi’nin 25. Kez aldığı bir karar; DTP’nin kapatılması kararı!</p>
<p>Hiç detaylarda kaybolmaya gerek yok, hukuksal açıdan haklıdır, şudur budur diye hukuk cambazlığı yapıp alkışları haketmeye çalışmaya gerek yok!  Yaklaşık 3 milyon insanın oy verdiği bir siyasi partiyi kapatacak bir irademiz var bizim ülkemizin.  Öyle bir ülkemiz var ki, iktidar partisi partisi kapatılmanın eşiğinden dönmesine rağmen,  konu ile alakalı anayasal düzenlemeleri  yapmaktan bi haber! Sivil anayasa diye haykırırken sadece bir taraf için haykırmıyorduk bizler, Sağcısına da, solcusuna da, Kürt’üne de Çerkez’ine de istiyorduk bu sivil anayasayı. Ne var ki olmadı, olamadı. Yitip gitti Sivil anayasa taslakları gazetelerin “sivil anayasa taslağı” ekleri ile birlikte.<br />
<span id="more-2039"></span><br />
Beceremediniz, beceriksizsiniz!</p>
<p>Askere uğurlanan, dağa çıkan her gencin olası akan kanlarından sizler sorumlusunuz! DTP’yi kapadınız bravo! Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerini elinden alarak 5 yıl siyaset yasağı getirdiniz kendilerine, aferim! DTP kanadında “ılımlılar” olarak ekibin en önemli iki ismini siyasetten ihraç ettiniz! DTP’de şimdi “şahinler” gülümseyerek ayaktayız mesajlarını verirken siz de bir yandan gülümseyeceksiniz değil mi?</p>
<p>Demokrasiyi gidişata göre askıya almak, “bu ülke benim senin değil; sakın ola ki benim dediğimden çıkayım deme, basarım üstüne, ezer geçerim”   anlayışı ile beslenen Statüko yine kazandı. Korku politikası ne güzel işliyor. Doğuda her yerde teröristler sokaklarda, çocuklar kandırılıyor, ellerinde taşlar&#8230; Bu kadar basit mi yahu? O çocuklara sorduk mu “neden taş atıyorsun?” diye. Sokaktaki eylemcilerle oturduk konuştuk mu? Bilindik cümlelerle ördüğümüz perde iniyor gözlerimize. İnsan zihni o kadar garip bir yapıda ki hemen inandırabiliyor kendisine her şeyi.  Sorgulamadan kabul etmeyi eğitimsiz insanlara yakıştırabilirim, normal karşılayabilirim ama pozitif bilim eğitimi almış bir insan nasıl olurda parti kapatılmasını ülkenin hayrına bir gelişme olarak değerlendirebilir, bundan keyif alabilir ve mutlu olabilir? Anlamak güç.</p>
<p>Farkında mısınız bilmiyorum ama yazının bu noktasına kadar halaa DTP haklıdır vs. demedim. DTP’nin eleştirilmesini hatta ve hatta iyi bir özeleştirilerini kendileri tarafından yapılabilmesini isterim. Mevzu DTP’nin yandaşı olmak ya da olmamak değil çünkü bu durumda. Ne var ki Ahmet Türk’ün kapatılma kararı açıklandıktan bir kaç saat sonra yaptığı açıklamadaki siyasi olgunluğun da lütfen altı çizilsin, hakkı verilsin. Böyle büyük bir ayıbı bu kadar üsturuplu bir şekilde karşılamak kolay iş değildir vesselam.</p>
<p>Şimdi ne olacak? Eğer DTP milletvekilleri siyasete devam etmeye karar verirlerse yeni bir parti çatısı altında tekrar birleşecekler, büyük olasılıkla Ufuk Uras’ında partiye katılımı ile mecliste grup kurmaya hak kazanacaklar. Bunun yanında bir ihtimal de milletvekillerinin istifa etmesi ki bu tepkiyi de anlayabilirim ne var ki tasvip etmem. Evet Statüko “burası benim oyun alanım istediğim gibi olacaksınız, olmuyorsanız yol veririm size böyle akıllı olun” demiştir, Şimdi siz bu oyun alanını içinize sindirip burada siyaset yapmayı kendi içinize sindirebilir misiniz? Empati yapmak lazım, becerebildiğimiz kadarıyla o da&#8230; Umarım siyaset arenasından çekilmez DTP kadrosu. Bu ortamı yumuşatmaktan ziyade herkesi daha da gerecek&#8230; Hem de çok!</p>
<p>Beceremediniz , beceriksizsiniz!</p>
<p>Türkiye; Demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir demekle olmuyor ki bu işler. Böyle tokat gibi çarparsınız demokrasi duvarına. Taş atan çocukların ailelerinin yeşil kartlarını ellerinden alma yetkimiz var diyen valinizi iş başında tuttuğunuz sürece gülümser size “sosyal” devlet&#8230;</p>
<p>Daha yazacak çok şey var da, onları da ilerki günlerdeki gelişmelere saklayalım&#8230;</p>
<p><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fwww.cagatayca.com%2Fbeceremediniz-beceriksizsiniz&amp;title=Beceremediniz%2C%20beceriksizsiniz%21" id="wpa2a_6">Paylaş/Kaydet</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/beceremediniz-beceriksizsiniz/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/demokrasi-46x57.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/demokrasi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">demokrasi</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/demokrasi-46x57.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Ah be Münevver</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/ah-be-munevver</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/ah-be-munevver#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 12:12:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[münevver karabulut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1890</guid>
		<description><![CDATA[bugün Radikal'in internet sitesinde okuduğum Cem Gariboğlu'nun Amerika'da görüldüğü haberi, "Yeter artık!" isyanımın tonunu biraz daha agresifleştirdi!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="border: 3px solid black;" src="/wp-content/uploads/munevvereylem.jpg" alt="" width="298" height="433" /></p>
<p>Münevver Karabulut cinayeti hakkında yazmak istemedim hiç. Her yazsam mı diye oturduğum bilgisayar başında konu hakkında çıkan haberleri okurken ya midem kalktı, ya da okkalı küfürler savurup bilgisayar başından kalktım. Ne var ki bugün Radikal&#8217;in internet sitesinde okuduğum Cem Gariboğlu&#8217;nun Amerika&#8217;da görüldüğü haberi, &#8220;Yeter artık!&#8221; isyanımın tonunu biraz daha agresifleştirdi!<span id="more-1890"></span></p>
<p>Bu yazıda cinayetten bahsetmek istemiyorum. Medya tüm aşşağılığıyla bu (sözde) bilgi bormandımanını, kendi fetiş objelerine dönüştürerek yerine getirip, kendi içinde orgazm oluyor zaten! Münevver&#8217;in fotoğrafını ekranlarda ve gazetelerde her gördüğümde önce içim cızz ediyor. Sonra derinden gelen bir sinir&#8230; &#8220;Cem Gariboğlu şurada görüldü, burada görüldü&#8221; haberleri&#8230; Ortada birinci dereceden bir zanlı varken, bu adam kırmızı bültenle aranıyorken bu adamın şimdi Amerika&#8217;da görüldüğü haberi geliyor. Yakalanamıyor mu bu kişi, yoksa yakalanmaması için her şey yapılıyor mu? Şimdi işin içine ABD de girdi. Bakalım ne olacak.</p>
<p>Sözde herkesin eşit olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Sözüm ona dünyayı paylaşıyor tüm insanlık! Yalan be! Çok yalan! Sınıflar arası ayrım, belirli bir azınlığın elde ettiği ayrıcalıklar günlük yaşamımızda o kadar gözümüzün dibinde ki göremiyoruz. Ancak Münevver&#8217;in olayında olduğu gibi bir tokat gerekiyor ki şunu diyelim ; &#8220;çocuğun ailesi zenginmiş, koruyorlar çocuğu, kaçırmışlar&#8230;&#8221;. Bunu söylerken de büyük bir kabullenişin içinde olmayı ihmal etmiyoruz&#8230;</p>
<p>- Bu ülkede paran varsa, daha ilkokula başlamadan en iyi eğitimi almaya başlarsın.<br />
- Bu ülkede paran varsa, senden kat kat yetenekli bir insanın hakettiği işi sırf senin çevrenden birisini tanıyorsun diye kapabilirsin.<br />
- Bu ülkede paran varsa, adam öldürebilirsin.<br />
- Bu ülkede paran varsa, şu satırları doldurmakta hiç zorlanmazsın!</p>
<p>Aslında bu saydıklarım ne yazık ki tüm dünya ülkeleri için geçerli. Paranın memleketi yok çünkü. Paranız varsa tam bir dünya vatandaşı olabilirsiniz. Avrupa Birliği ile uğraşmazsınız, &#8220;Dünya turuna çıktım&#8221; dersiniz olur biter. Türkiye’de jandarma başçavuşluğundan emekli olan Ünal Matsu, Amerika&#8217;nın Monterey kentinde zanlı Cem ile karşılaştığını hatta sohbet ettiğini iddia ediyor. (<a href="http://" target="_blank">Haberin tamamı burada.</a>) Ünal Matsu şöyle anlatıyor :</p>
<blockquote><p>&#8220;Bana Türkiye’den çıktıktan sonra Moskova’ya gittiğini anlattı. ‘Türkiye’de ne iş yapardın?’ dedim, ‘Hyundai’de çalışıyordum’ yanıtını verdi. Dünya turuna çıktığını söyledi. Moskova’ya gittiğini, Moskova’dan Prag’a geçtiğini, Prag’dan Thailand-Bangkok’a gidip bir süre kaldığını söyledi. Sonra Burma ve Laos’a gittiğini, buralarda da kaldığını söyledi ama ne kadar kaldığını söylemedi.”</p></blockquote>
<p>Televizyonda konu ile ilgili haberlerde  &#8220;toplum vicdanındaki rahatsızlık&#8221; şeklinde sözü edilen ve evcilleştirilen şey aslında sermaye &#8211; emek eşitsizliğinin vicdanlarımızda yarattığı sızıdır. Emekçi Karabulut ailesi ile sermayenin temsilcisi Gariboğlu ailesi. Unutmamamız gereken yan aktörler, İstanbul Valisi ve İstanbul İl Emniyet Müdürüdür. Kendileri ne vali ne de müdürdür. Onlar; ellerinden kaçıran, yakalayamayan, kollayan, bunların yanında hakaret eden, namus dersi veren akıl hocalarıdır. Onlar sermayenin göz bebeğidirler.</p>
<p>Cem Gariboğlu suçsuzsa suçsuzluğunu kanıtlasın, tüm ülkeyi utandırsın! Ha eğer suçluysa cezasını en ağır şekilde çeksin!</p>
<p>Giden gitmiş diyor bir yanım da. Biz istediğimiz kadar yırtınalım, yazalım çizelim burada. Münevver&#8217;e ne yararı olacak değil mi? Bir yararı olmayacak olmasına ama bu sefer yahu, bari bu sefer iyiler kazansın istiyorum! Münevverin babasının, annesinin, ama özellikle babasının nasıl dik durmaya çalıştığına bakıp utansın birileri! Akıl almaz manşetleri gazete sayfalarına, ekranlara koyan 5 kuruşun peşindeki samimiyetsiz genel yayın yönetmenleri, haber müdürleri, yazı işleri müdürleri vicdansızlığı tadsınlar bir kere hayatlarında&#8230; Ne olur tadsınlar!!!</p>
<p>&#8230;</p>
<p><em><strong>Güncelleme</strong> : Ünal Matsu&#8217;nun ihbarının yanlış olduğu ortaya çıktı. Konu ile ilgili haber için <a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&amp;ArticleID=940996&amp;Date=18.06.2009&amp;CategoryID=77" target="_blank">tıklayınız</a>.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/ah-be-munevver/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/munevvereylem.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/munevvereylem.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Nazım Hikmet&#8217;i Anlamasanız da Olur!</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/nazim-hikmeti-anlamasaniz-da-olur</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/nazim-hikmeti-anlamasaniz-da-olur#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Jun 2009 13:46:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[nazım hikmet ran]]></category>
		<category><![CDATA[sol]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1861</guid>
		<description><![CDATA[Radikal'deki haberde geçen yıl Nazım Hikmet'e hükümet tarafından vatandaşlık hakkının geri iade edilmesinden bahsediliyordu. "Bu saatten sonra verseniz ne vermeseniz ne" diyenler olacaktır tabii, hatta AKP Hükümeti zamanında bu hakkın geri iade edilişine burun kıvıranlar da olabilir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" style="border: 3px solid black;" src="/wp-content/uploads/nazim-moskova.jpg" alt="" width="272" height="410" /></p>
<p>Nazım Hikmet&#8217;in aramızdan ayrılışının ardından tam kırk altı yıl geçmiş. Ne yalan söyleyeyim, eğer gazeteye bakmasaydım haberim olmayabilirdi. Radikal&#8217;deki haberde geçen yıl Nazım Hikmet&#8217;e hükümet tarafından vatandaşlık hakkının geri iade edilmesinden bahsediliyordu. &#8220;Bu saatten sonra verseniz ne vermeseniz ne&#8221; diyenler olacaktır tabii, hatta AKP Hükümeti zamanında bu hakkın geri iade edilişine burun kıvıranlar da olabilir. <span id="more-1861"></span>Ne var ki objektif bir şekilde baktığımızda, kötü olmamıştır. Bu rezalet en azından &#8216;yazılı&#8217; olarak son bulmuştur. Yoksa Nazım gibileri binlerce kez vatandaşlıktan çıkarın, milyonlarca kez vatan haini ilan edin, bu vatanın gerçek sahiplerinin kalplerinden, beyinlerinden söküp atamazsınız! Gücünüz yetmez!</p>
<p>Kafamı bozan bir şey daha var. Nazım Hikmet&#8217;i bir sahiplenme, bir &#8216;anlama&#8217; yarışı var toplumumuzda. Bu çabalar popülist kaygılarla yapılmasa canım acımayacak ne var ki öyle değiller pek! Bu tarz çabalara yabancı değiliz aslında, ilk aklıma gelen bir Deniz Gezmiş örneği var mesela, O da sahiplenildi yıllar sonra, popüler kültür malzemesi oldu, neyse&#8230; Nazım Hikmet&#8217;e dönersek, bu adam benim için dünyanın en iyi şairlerinden birisidir. Bunu çok fazla şiir kitabı okuyamamama  rağmen kendisinin okumadığım şiirinin çok az olduğuna inancıma bağlıyorum. Son derece öznel bir değerlendirme yani. Fikirleri, mücadelesi, zihnim ile örtüşüyor mu örtüşüyor, ona da amenna. Kadınlarla olan ilişkileri konusunda kitaplar okumasam da şiirlerinden bildiğim kadarıyla &#8216;sevmek&#8217; nedir bilen bir adam!</p>
<p>&#8220;Nazım kimdir?&#8221; diye sorulduğunda ne dersiniz şimdi? Politik, dünya görüşlerini görmezden gelerek, bir kaç şiirini severek ve kendince yorumlayarak Nazım Hikmet&#8217;i anlamak mümkün olabilir mi? Misal meydanlarda;</p>
<p>Dörtnala gelip uzak asya&#8217;dan<br />
akdenize bir kısrak başı gibi <br />
uzanan bu memleket bizim.</p>
<p>demek yeterli midir? Nazım Hikmet&#8217;in Komünist olduğunu bilmeyenimiz yoktur herhalde?  Enternasyonali savunan bir adamın kimi milliyetçi &#8211; ulusalcı kesim tarafından sahiplenilmesi de ilginçtir. İşine gelenin, kendince yorumlayabileceği bir iki mısra ile Nazım&#8217;ı kendi tarafına çekmeye çalışması düpedüz sahtekarlıktır!</p>
<p>Nazım&#8217;ın şiirlerini sevebilirsiniz, aşkları size ilginç gelebilir, amenna. Bunlar olmayacak şeyler değil, ancak Nazım&#8217;ı sahiplenmek demek çok başka bir şey.  Popüler kültürün ögeleriyle bir insanı, ideolojisini özümsemek mümkün değildir. Hele hele Nazım gibi &#8216;dava adamlarını&#8217; 2009 yılında anlayabilmek hiç kolay iş değildir. Empati yapabilecek durumda bile değiliz!</p>
<p>Aslında daha sevecen bir yazı yazmak için klavyenin başına oturmuştum ama&#8230; İdare ediniz, hafif sinirlendim sanki!<br />
Ustanın en sevdiğim şiiri Yaşamaya Dair&#8217;in Genco Erkal tarafından yorumu ile de bu yazıyı bitiririm ben. :)</p>
<p><object width="425" height="344" data="http://www.youtube.com/v/XOCYwZM-w7U&amp;hl=en&amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/XOCYwZM-w7U&amp;hl=en&amp;fs=1" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/nazim-hikmeti-anlamasaniz-da-olur/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/nazim-moskova.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/nazim-moskova.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Abi, Kısa Dönem Askerlik Kalkıyormuş?</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/kisa-donem-askerlik-kalkiyormus</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/kisa-donem-askerlik-kalkiyormus#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2009 08:07:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[kısa dönem]]></category>
		<category><![CDATA[TSK]]></category>
		<category><![CDATA[uzun dönem]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1829</guid>
		<description><![CDATA[... facebook'tan günün ilk mesajı geliyor, "Abi ne olacak bu askerlik işi? Kalkıyormuş Kısa dönem?"
Önce bir bardak soğuk suyumuzu alalım içelim bir güzel! Sıcaklığı alıyor, o yüzden! :)]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter" style="margin-top: 2px; margin-bottom: 2px; border: 3px solid black;" src="/wp-content/uploads/kisa_donem_askerlik.jpg" alt="" width="423" height="270" /></p>
<p>Pazartesi başlangıçları her geçen hafta biraz daha zorlaşıyor. Klimasız ortamda çalışıyor olmanın dayanılmaz hafifliğinin ağırlığı bastırıyor, nem &#8211; rutubet olarak! Henüz evrilecek bir çok yönü olan derimin gözeneklerinden doğru hissediyorum kendilerini! Bu işkence yetmiyormuş gibi, facebook&#8217;tan günün ilk mesajı geliyor, &#8220;Abi ne olacak bu askerlik işi? Kalkıyormuş Kısa dönem?&#8221;</p>
<p>Önce bir bardak soğuk suyumuzu alalım içelim bir güzel! Sıcaklığı alıyor, o yüzden! :)<br />
<span id="more-1829"></span></p>
<p>Malumunuz &#8220;halkı askerlikten soğutmak&#8221; başlıklı bir suç türümüz var bizim! Askere gidilmemesi yönünde teşvikte bulunduğunuz zaman ayvayı yiyorsunuz! Bilmekte fayda var, neymiş bir bakalım;</p>
<blockquote><p>&#8220;madde 155 &#8211; geçen maddelerde yazılı olan ahval haricinde kanunlara karşı gelmeğe halkı teşvik ile memleketin emniyetine tehlike iras edecek surette makale neşir edenler veya halkı askerlik hizmetinden soğutmak yolunda neşriyatta veya telkinatta bulunanlar yahut umumi bir içtimada veya nasın toplandığı yerlerde bu suretle nutuk irat edenler iki aydan iki seneye kadar hapis olunur ve bunlardan yirmi beş liradan iki yüz liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.&#8221;</p>
<p>5237 sayılı türk ceza kanununun 318.maddesi ve gerekçesi:</p>
<p>&#8220;halkı askerlikten soğutma<br />
madde 318- (1) halkı, askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte teşvik veya telkinde bulunanlara veya propaganda yapanlara altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.<br />
(2) fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.&#8221;</p>
<p>gerekçe</p>
<p>&#8220;madde, halkı askerlik hizmetinden soğutacak etkinlikte, teşvik veya telkinde bulunmayı veya propaganda yapmayı cezalandırmaktadır. vatanın düşman güçlerine karşı korunması bakımından her türk vatandaşının askerlik hizmetini severek ve isteyerek yerine getirmesi şarttır. esasen askerlik hizmetine yönelik duygu, vatandaşlığın zorunlu gereği olan vatana sadakat borcunun bir parçasını oluşturur. söz konusu duyguyu tahrip etmek veya zayıflatmak maksadıyla vatandaşları askerlik hizmetlerinden soğutma yolunda teşvik veya telkinlerde bulunmayı veya propagandayı suç hâline getirmek suretiyle madde, millî savunmayı koruma amacını gütmektedir.<br />
telkin ve teşvikin veya propagandanın askerî hizmetten soğutacak kuvvette olması koşulu ile söz, yazı, işaret, küçültücü imgeler veya bunların benzerleri marifetiyle yapılması suç oluşturacaktır. teşvik veya telkin geniş sayıda kişilere yönelik olmayan fesatçı fiil olduğu hâlde propaganda çok daha geniş ve önceden belirli olmayan gruplara yönelik etkin telkin ve teşvikleri ifade etmektedir.<br />
maddenin son fıkrasına göre, fiilin basın ve yayın yoluyla işlenmesi, ağırlaştırıcı nedendir.&#8221;</p></blockquote>
<p>Askerlik konusunu dost meclislerine bırakalım biz en iyisi. Kısa dönem askerliğe gelince; henüz asker tarafından &#8220;evet biz kısa dönemi 12 aya çıkardık&#8221; gibi bir laf çıkmadı! Çıkarsa da yapılacak çok bir şey yok açıkcası. Hükümet bu işe onay verir mi o da başka bir mevzu. Profesyonel askerlik geliyor, artık gencecik insanlar doğuda pisi pisine ölmeyecek diye sevinirken, &#8220;ha, ne, ne olacak şimdi?&#8221; bakışları ile haberlere bakıyoruz şimdi. Akademik kariyerinin Yüksek Lisans kısmında olan birisi olarak doktoramı da yapabilirsem yapacağımı buradan kendime ve sizlere de ilan etmem gerek. Askerlik ile hiç alakası yok efendim bu planlarımın!?! </p>
<p>TSK tarafından konu ile alakalı net bir açıklama gelmemiş olmasını da bıyık altından gülüp &#8220;Askere gelmiyorsunuz ha, durun biraz ızdırap çektirelim size&#8221; diyen askerlerin işi olduğuna inanmak istiyorum. Bir süre sonra &#8220;Düzenlemeleri yaptık, uzun dönem askerliği kaldırdık, tüm asker yükümlülerinin askerlik süresi, profesyonel askerler hariç beş buçuk aydır&#8221; bu şekilde bir açıklama gelirse de çok şaşırmayacağım. Yahut buna benzer bir açıklama. Elbette gayet içimden geçenleri yazıyorum şu anda. 12 ay ile karşılaşmamız da çok olası. Hak, adalet, eşitlikten bahsettikten sonra &#8220;lise bitirmiş adamla üniversite bitirmiş adam da bir tutulur mu canım&#8221; serzenişlerini de çok samimi bulmuyorum artık! Onu da söyleyeyim. Madem eşitlik mücadelesi veriliyor herkes için verilsin bu mücadele!  Facebook&#8217;tan mesaj atan arkadaşıma da buradan şunu söylemek istiyorum, bir kaç seçenek var yapabileceğin; yürürlükteki kanun ne diyorsa tıpış tıpış yapacaksın yahut bu tıpış tıpışlığa karşı çıkıp demokratik yollardan mücadele vereceksin. Yalnız unutmayacaksın vicdani retçilerin neler yaşadığını. Göze alabiliyorsan, yapacaksın! Bu ülkede vicdani retçilerin başlarına gelenleri hepimiz biliyoruz! Adalet, özgürlük, anti-militarizm konulu en güzel konuşmalar çevremizde yapılırken kaç kişi vicdani retçiyim ben diyerek çıkıyor sokağa?</p>
<p>Pazartesi başlangıcına bak! Süper!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/kisa-donem-askerlik-kalkiyormus/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/kisa_donem_askerlik.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/kisa_donem_askerlik.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Çağrı Merkezi Çalışanları Yalnız Değildir.</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/cagri-merkezi-calisanlari-yalniz-degildir</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/cagri-merkezi-calisanlari-yalniz-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Dec 2008 01:30:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[çağrı merkezi çalışanları]]></category>
		<category><![CDATA[ibm türk]]></category>
		<category><![CDATA[Plaza Eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Tez Koop-İş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1571</guid>
		<description><![CDATA[Plaza Eylemleri Devam ediyor. 24 ARALIK ÇARŞAMBA GÜNÜ YAPI KREDİ PLAZA ÖNÜNDEYİZ!]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><strong><span>EMEĞİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span>24 ARALIK ÇARŞAMBA GÜNÜ</span></strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong><span>YAPI KREDİ PLAZA ÖNÜNDEYİZ!</span></strong></p>
<p><span><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/ibm_plaza_eylemi_1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-1572" title="ibm_plaza_eylemi_1" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/ibm_plaza_eylemi_1.jpg" alt="ibm_plaza_eylemi_1" width="311" height="208" /></a>İlki 3 Aralık 2008 Çarşamba günü <strong>Güvenli Bir Gelecek Için Sendika Mücadelesi</strong> vurgusuyla gerçekleştirilen eylem, IBM yönetimini çalışanlarının sendikalaşmasına engel olması dolayısı ile uyarmak ve işten çıkarılan Çağrı Merkezi Çalışanlarıyla dayanışmak için devam ediyor.</span><span id="more-1571"></span></p>
<p><span>Bugün yaşamakta olduğumuz krizle beraber, krizin sorumlusu olmadığımız halde, çalışanlar ve üretenler olarak; işsizlik, fazla mesai ve düşük ücretler gibi farklı şekillerde etkilenmeye başladığımız bu günlerde emeğimize ve onurumuza sahip çıkmak, IBM çalışanlarının güvenli bir gelecek için başlattıkları sendika mücadelesinde yan yana ve omuz omuza olduğumuzu göstermek için; sendikalaşma önündeki tüm engellerin kaldırılması ve IBM&#8217;de işten çıkarılan üç sendika temsilcisinin işe iadesi için buluşuyoruz.</span></p>
<p><span>EMO İstanbul Şubesi ve Tez-Koop-İş Sendikası olarak, bu haklı mücadelenin yanında olduğumuzu göstermek, IBM ve Çağrı Merkezi çalışanlarıyla dayanışmak üzere yapacağımız basın açıklamasına emekten yana tüm<span> </span>dostlarımızı bekliyoruz. </span></p>
<p><span> </span></p>
<p><strong><span>Tez-Koop İş Sendikası<span> </span>-<span> </span>EMO İstanbul Şubesi</span></strong></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<p><strong><span>EMEĞİMİZE VE GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK İÇİN BİR KERE DAHA EYLEMDEYİZ!</span></strong></p>
<p><strong><span> IBM&#8217;de İşten Çıkartılan Üç Sendika Temsilcisi İşe İade Edilsin.</span></strong></p>
<p><strong><span> Çağrı Merkezi Çalışanları Yalnız Değildir.</span></strong></p>
<p><strong><span> </span></strong></p>
<p><strong><span>Tarih: <span> </span>24 Aralık Çarşamba</span></strong></p>
<p><strong><span>Saat:<span> </span>12 30</span></strong></p>
<p><strong><span>Yer:<span> </span>Yapı Kredi Plaza Önü (1 Levent)</span></strong></p>
<p><strong><span>Konu ile alakalı Çağatayca&#8217;da daha önce yazılmış yazı için <a href="http://www.cagatayca.com/ibm-turkte-sendikal-mucadele" target="_self">TIKLAYIN!</a></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/cagri-merkezi-calisanlari-yalniz-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/ibm_plaza_eylemi_1-85x57.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/ibm_plaza_eylemi_1.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">ibm_plaza_eylemi_1</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/ibm_plaza_eylemi_1-85x57.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Zeitgeist Nedir? Ne Değildir?</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/zeitgeist-nedir-ne-degildir</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/zeitgeist-nedir-ne-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2008 23:17:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Jacque Fresco]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[venus project]]></category>
		<category><![CDATA[zeitgeist addendum]]></category>
		<category><![CDATA[zeitgeist the movie]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1551</guid>
		<description><![CDATA[Zeitgeist Belgesel serileri tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de özellikle genç kesimde büyük ilgi alaka gördü. Peki bu filmler şu an içinde yaşadığımız düzeni açıklamada yeterli mi? Peki ya çözüm için?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/zeitgeist.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-1556" title="zeitgeist" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/zeitgeist.jpg" alt="zeitgeist" width="500" height="350" /></a></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Zeitgeist </strong>Almanca &#8220;Zamanın Ruhu&#8221; demek. Popüler manada ise sadece bir belgesel serisinin adı olarak bilinmekte.<span id="more-1551"></span> Şimdilik iki bölümden oluşan seriye bir üçüncü eklenir mi belirsiz ne var ki şu ana kadar çekilmiş iki film çok büyük ilgi gördü. İlerleyen paragraflarda da değineceğimiz &#8216;Zeitgeist Hareketi (Oluşumu)&#8217; adında bir kitle yaratıldı. Zeitgeist, en popüler sosyal ağ sitesi olan Facebook&#8217;ta binlerce üyesi olan bir gruba sahip. Ayrıca ülke bazında da gruplar bulunmakta. Bu yazıda bir belgesel filminin böyle büyük bi etkiyi neden ve nasıl yaratabildiğine bakacağız. Bu yaratılan etkinin ne kadar gerçekçi olduğu hakkında bir şeyler söylemeyi de ihmal etmeyeceğiz.</p>
<p>Zeitgeist Belgesel&#8217;inin ilk bölümü 2007 yılında internette (video.google.com) sitesinde yayınlandı. Konuları ele alışı ve cüretkar açıklamaları ile popülerlik kazandı ve bir çok dile çevrildi. İlk filmin konularına kısaca bakarsak ;</p>
<p><strong>Bölüm 1</strong> : Din kurumu çok ciddi bir şekilde eleştiriliyor ve Hristiyanlık üstünden bu kurumun büyük bir hikayeden oluştuğu savunuluyor. Bunu da &#8220;İnsanoğluna inandırılmış en büyük hikaye&#8221; olarak dramatize ediyor. Belgesel Hz. İsa&#8217;nın hiç varolmadığını çok eski inanışlardaki peygamber figürü ile İsa&#8217;nın birebir uyduğunu söylüyor. Dini kurumlarının para ile olan iişkisine de ciddi bir eleştiri getirildiğini de unutamak lazım.</p>
<p><strong>Bölüm 2 </strong>: Bu bölüm, 11 Eylül olaylarının ABD&#8217;nin işi olduğu yönünde kurgulanmış. Bir çok kişi tarafından &#8216;komplo teorisi&#8217; olarak görülen bu bölümün alt metninde yatan şey; &#8220;Dünyadaki insanların çoğu din hikayesine inanmışlarken buna neden inanmasınlar ki?&#8221; den ibaret.</p>
<p><strong>Bölüm 3</strong> : Bu bölümde artık çok daha realist söylemler var. Komplo teorisi olarak algılanabilecek tek bir konu vardı bu bölümde &#8220;Tek Dünya Hükümeti&#8221; adındaki proje. Ekonomi , Sermaya, Politika kavramları ile haşır neşir oluyoruz. Savaşların küçük bir sermaye grubu için nasıl büyük karlar sağladığını kanıtlarıyla izliyoruz. Kapitalist sistemin yarattığı sermaye gruplarının insanlığı ne kadar çok?! önemsediklerini bir kez daha görüyoruz.</p>
<p>Çok çok kısa olarak bu şekilde özetleyebileceğimiz ilk filmi geçen yıl izlediğimde gerçekten çok hoşuma gitmişti. Komplo teorileri tadındaki bölümler de dahil olmak üzere akıcı istediği mesajı gayet net veren, basit bir dilde hazırlanmış bir belgeseldi gözümde. 2008 yılına gelindiğinde &#8220;Zeitgeist Addendum&#8221; yayınlandı. Yine internetten dağıtımı yapıldı filmin. İkinci film ilkine göre çok daha aktivist bir yapıya sahipti. Kapitalist sistemin anlaşılması bakımından bu ikinci film sırf bu yüzden tekrar tekrar izlenilmeli bence. Paranın nasıl yaratıldığından, günümüz şartlarında çalışan bireylerin nasıl birer &#8216;modern köle&#8217;ye çevrildiği, hükümetlerin sermayenin elinde nasıl birer kukla haline geldiğinin çok güzel kanıtlarına yer veriyor çünkü.</p>
<p>Film bu noktada Dünya Bankası ve IMF&#8217;in ülkeleri nasıl borçlandırdığını, ülkelerin kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini bir bir örneklerle aktarıyor! Belki bilindik şeyler ama çok güzel anlatılmış. Hele ki bu işlerle pek ilgilenmeyen genç kitlemiz için bulunmaz bir kaynak olarak görüyorum.</p>
<p>Film bu güzel giriş ve gelişmenin ardından ilk olarak Faşizm ve Komünizmi aynı kefeye koyarak (ikisine de yozlaşmış olduğu eleştirisini getiriyor) bir &#8220;hmm&#8221; dedirtti bende. Sonrasında komünizmi açıklarken sadece Çin örneğini onu da sadece iki cümleye sıkıştırarak yapması ile kafamda &#8220;Ne oluyor yahu?&#8221; sorusunu canlandırdı. İzlemeye devam edince işin rengi ortaya çıktı.</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6231849264297868";
/* yatay */
google_ad_slot = "6838351014";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Venüs Projesi!</p>
<p>Venüs projesi Jacque Fresco ve Roxanne Meadows tarafından 1975 yılında başlatılan bir proje. İşin başındaki Fresco dünyaca ünlü bir Futürist mimar &#8211; endüstriyel tasarımcı. Venüs Projesini kabaca anlatmak gerekirse &#8220;Kaynak bazlı ekonomi&#8221; adı altında bir sisteme dayanıyor. Mantığı şu, teknolojiyi gerektiği gibi kullanabilirsek dünyadaki tüm rezervler insanlık için yeterli olacaktır. Bu şekilde parayı de ortadan kaldırıyor proje. Para olmadığı zaman suçların da önüne geçileceği söyleniyor, böyle olunca hapishanelere de gerek kalmayacak deniyor&#8230; Aynı zamanda tüm üretimin otomasyona geçeceğini (çalışmanın ortadan kalkacağını) böylelikle insanların kendi içlerindeki özelliklerini dışa çıkaracak şeylerle ilgileneceğini söylüyor. Olabildiğince uçuk şeyler. Projenin en detaylı hali için <a href="http://thezeitgeistmovement.com/DesigningtheFuture.pdf" target="_blank">http://thezeitgeistmovement.com/DesigningtheFuture.pdf</a> adresindeki ingilizce dökümanı inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Zeitgeist Addendum&#8217;u ilk kez izlediğimde Venüs Projesi fikri gerçekten çok hoşuma gitmişti. Teknoloji ile de alakadar birisi olduğumdan alternatif enerji kaynaklarının kullanımı üstüne kurulu bu düzen için &#8220;neden olmasın ki?&#8221; demiştim. İkinci izleyişimde projenin insanda yarattığı ilk &#8220;vauuv&#8221; hali geçiyor tabi ki. Hele üçüncü izleyişimde ki babamla izlemiştik artık iyice soğuduğumu söyleyebilirim.</p>
<p>Öncelikle hapishaneleri kaldırdım, suç ortadan kalktı gibi söylemler ne yazık ki gerçeği temsil edemiyor. Parasal sistem ortadan kalktı diyelim, insanlar kendisini sanata, bilime verdiler. Para için insan öldürmek ortadan kalktı diyelim. Zevk için öldürürse ne yapacağız? Aklı başlı da yerinde bu adamın? Buna cevap yok. Bu sistemin başında kim olacak? Sibernetik bir hükümetten söz ediliyor ama o nasıl olacak? Sonuçta birilerinin kurması gerekmeyecek mi ilk başta bu düzeni? O kişiler bunun başında öyle ya da böyle bir yetkiye sahip olmayacak mı? Hizmet sektörü ne şekilde olacak? Her şey mi robotlaşacak? Yok öyle bir şey!</p>
<p>Daha uzun uzudayı düşündüğümüzde bulabileceğimiz bir çok şey var akla yatmayan. Ne var ki yazı da uzadıkça uzuyor. Tüm bu saydıklarıma proje sahiplerinin cevabı şu oluyor : &#8221; Daha önce böyle bir düzende yaşamadığımız için nasıl olacağını hayal edemiyoruz&#8221;. Kendi içinde mantıklı da olsa ben yemedim bunu!</p>
<p>Şimdi gelelim asıl meseleye. Venüs Projesi güzel, çok güzel bir ütopya! Heyhat keşke olsa da yaşasak içinde. Ama aslında ilk başta yozlaşmış diye Komünizm ile Faşizmi aynı kefeye koyarken eleştirdiği düzenden çok farklı bir şeye dönüşemeyeceği de apaçık ortada! Diyelim ki o da başarılabilir. Yozlaşmayan bir düzen oluşturulabilir! İşte burada can alıcı sorumuz geliyor;</p>
<h2><strong><span style="color: #333333;">NASIL?</span></strong></h2>
<p>Film sonunda bunu bir kaç madde ile sıralıyor.</p>
<p><strong>Bir</strong>. Bankacılık sahtekarlığını ortaya koyun. Citibank, JP Morgan Chase, ve Bank of America, ahlaksız federal rezerv sisteminin en güçlü denetleyicileridirler. Bu kuruluşları boykot etme zamanıdır. Eğer bunlarda banka hesabınız veya kredi kartınız varsa, paranızı başka bankaya yatırın. Mortgage anlaşmanız varsa,<br />
başka bankadan tekrar finanse edin. Hisselerine sahipseniz, satın. Onlar için çalışıyorsanız, işi bırakın. Bu hareket, özel bankacılık kartelinin arkasında gerçek güç olan FED&#8217;i küçük düşürecektir. Bankacılık sisteminin sahtekar<br />
olduğunun farkına varılmasını sağlayacaktır.</p>
<p><strong>İki</strong>. Televizyon haberlerini kapatın. Haber almak için internetteki bağımsız haber ajanslarını ziyaret edin. CNN, NBC, ABC, FOX ve diğerleri, statükoyu korumak için tüm haberleri filtreden geçirirler. Tüm ana medya kurumlarına sahip dört şirket yüzünden tarafsız haber imkansızdır. İnternetin gerçek güzelliği de buradadır. İnternetteki serbest bilgi akışından dolayı kurulu düzen kontrolünü kaybediyor. İnterneti her zaman korumalıyız, çünkü bugün gerçek kurtarıcımız odur.</p>
<p><strong>Üç</strong>. Kendinizin, ailenizin veya tanıdığınız herhangi birinin askeriyeye katılmasına, asla izin vermeyin. Bu eskimiş kurum, artık sadece kurulu düzeni devam ettirmek için kullanılıyor ve artık amacına uygun değildir. Irak&#8217;taki ABD askerleri, ABD şirketleri için çalışıyorlar, insanlar için değil. Propaganda güçleri, bizi savaşın doğallığına ve askeriyenin onurlu bir kurum olduğuna inandırmaya çalışıyor. Eğer savaş doğal bir şey ise neden her gün travma sonrası stres bozukluğu sebebiyle 18 eski Amerikan askeri intihar ediyor? Eğer erkek ve kadın askerlerimiz  bu kadar onurlandırılmışlarsa neden Amerikalı evsiz insanların %25&#8242;i eski askerden oluşmakta?</p>
<p><strong>Dört</strong>. Enerji şirketlerini desteklemeyi bırakın. Müstakil bir evde yaşıyorsanız, şehir şebekesinden çıkın. Evinizi temiz enerji ile kendi kendini idare edecek hale getirmenin yollarını araştırın. Güneş, rüzgar ve diğer yenilenebilen enerjiler artık ulaşılabilirler ve geleneksel enerjilerin bitmek bilmeyen fiyat artışıyla uğraşmaktansa bunları araştırmak daha ucuz olacaktır. Araba kullanıyorsanız bulabildiğiniz en küçük arabayı alın ve arabanızı hibrid, elektrik veya mevcut yakıtlar dışında herhangi bir yakıt kullanabilen birçok dönüşümlü teknoloji içerisinden seçin.</p>
<p><strong>Beş</strong>. Politik düzeni reddedin. Demokrasi aldatmacası zekamıza hakarettir. Parasal sistem içinde asla gerçek bir demokrasi olmamıştır olmayacaktır. Aynı şirketler tarafından yönetilen iki partimiz var. O pozisyonlara şirketler tarafından getiriliyorlar ve popülerlikleri suni olarak<br />
medya tarafından oluşturuluyor. Özünde yozlaşmış bir sistemin içinde 2 yılda bir personel değişimi anlamsızdır. Bu politik oyunun gerçek yanı<br />
yokmuş gibi davranmak yerine enerjinizi bu bozuk sistemin üstesinden gelmeye odaklayın.</p>
<p><strong>Ve altı</strong>. Harekete katılın. www.thezeitgeistmovement.com&#8217;a girin.</p>
<p>Maddelerin de içeriğinden anlaşılacağı gibi bu yapım aslında Amerika Halkı&#8217;na yönelik bir ürün. Bizim Bakkal Hüseyin ne yapacak belli değil şimdilik! Bunun dışında bu sayılan şeylerin çoğuna katılmakla beraber ölesiye eleştirilen kurulu düzenin nasıl yıkılacağı hakkında bir şey söylenmiyor! Babamla film izlerken ısrarla soruyordu. &#8220;İyi de nasıl devrilecekler? İsyan mı edeceğiz, örgütlenme nasıl olacak vs&#8230;&#8221; Adam haklı. Şimdilik sadece bir internet sitesine kaydolmamız isteniyor. İnternette örgütlenmenin yararları hakkında daha önce yazdım çizdim. Yineleyelim, gerçekten korkunç bir imkan şu yazdığım yazıyı teorik olarak uzayda bile okuma imkanınız var.Var olmasına var da sadece okumakla olmuyor işte. Eylem de gerekiyor! Sokağa çıkmadan olmuyor, olmayacak da! Yunanistan örneği hala çok canlı! Neler olduğunu izledik, izliyoruz. Halk sokakta var! Evde bilgisayar başında pek bir şey ifade etmiyor ne yazık ki!</p>
<p>Uzun lafın kısası Zeitgesit Belgeselleri mutlaka izlenmeye değer yapımlar. Din ve Kapitalist düzenin nasıl işlediğini çok akıcı ve akıllıca bizlere gösteriyor. Yazımızın başlığındaki soruya gelince de cevabı şu olsa gerek &#8221; Zeitgest içinde bulunduğumuz sistemin açıklaması ama sistemin çözümü değil!&#8221;</p>
<p>Saygılar efendim.</p>
<p>Not : not: Zeitgeist üzerine bir başka yazı için  Umut Eldem&#8217;in <a href="http://umuteldem.blogspot.com/" target="_blank">bloguna </a>da göz atabilirsiniz.</p>
<h2><strong>Zeitgeist The Movie (Online İzle)</strong></h2>
<p><object width="380" height="332" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7820609461033241987&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-7820609461033241987&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<h2><strong>Zeitgeist Addendum (Online İzle)</strong></h2>
<p><object width="381" height="332" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-3127984250073808259&amp;hl=tr&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=-3127984250073808259&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/zeitgeist-nedir-ne-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>71</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/zeitgeist-78x57.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/zeitgeist.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">zeitgeist</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/zeitgeist-78x57.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yunanistan&#8217;dan Öğrenecek Çok Şey Var!</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/yunanistandan-ogrencek-cok-sey-var</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/yunanistandan-ogrencek-cok-sey-var#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Dec 2008 09:55:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Alexandros Grigoropoulos]]></category>
		<category><![CDATA[anarşizm]]></category>
		<category><![CDATA[isyan]]></category>
		<category><![CDATA[kapitalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cagatayca.com/?p=1511</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan'da olanlar sadece bir grup ipe sapa gelmez anarşistin işi mi? Yoksa Cuntacılarını hapseden Yunanistan Halkı tüm dünyaya ders mi veriyor? Yunanistan'dan öğrenecek çok şey var...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p>Uzun bir aranın ardından herkese merhaba!<br />
Bu sefer aramız çok uzun oldu. Hatta son dönemdeki yazılarıma baktığımda üzülerek görüyorum ki yazıların çoğu &#8220;Duyurular&#8221;dan oluşmakta. &#8220;En azından bu uzun soluklu olan aranın haberini ( nedenlerini ) yazmıştım diyorum. Ne kadar okuyucu kaybettim, neler oldu bir bir göreceğiz.</p>
<p>Farkedildiği üzere sitenin tasarımında radikal bir değişime gittim. Çağatayca aradığı oturaklı tasarımını buldu diye düşünüyorum. Bu konudaki görüşlerinizi de beklediğimi belirtmeliyim tabii ki. Blogger&#8217;a erişimin Digitürk&#8217;ün açtığı dava sonucunda kısa süreli de olsa engellemesi bu kararı vermemde büyük bir etkiye sahip. Sitenin yeni hali hakkında görüşlerinizi de beklediğimi belirtmeliyim.</p>
<p>Bu kısa girizgahın ardından bugüne baktığımızda ne görüyoruz?</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/atina.jpg"><img class="size-medium wp-image-1518 aligncenter" title="atina" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/atina-300x200.jpg" alt="atina" width="300" height="200" /></a></p>
<p><strong>Bir halk ayaklanıyor!</strong></p>
<p>Komşu Yunanistan&#8217;dan öğrenecek daha çok şey var! Daha önceki yazılarımda da yeri geldiğinde hep bahsetmişimdir; O Yunanistan ki cuntacılarını devirmiş ve hepsini en ağır cezaya hapsetmiştir. O Yunanistan ki şimdi yine dünyaya ders veriyor! Haberler vasıtasıyla hemen herkesin bildiği olay neydi? 17 yaşında bir genç &#8216;Alexis Grigoropoulos&#8217; polis kurşunu ile öldürüldü. Ardından da olaylar başladı. Bize hiç yabancı olmayan bir olay aslında polis kurşunu ile bir gencin öldürülmesi. (Bu konuya tekrar döneceğim) O yüzden bu haberi eminim son derece soğukkanlılıkla izledik. Hatta bir çoğumuz çıkan olayları da önemsiz olarak düşündük. Ne var ki bizim kadar soğukkanlı değilmiş Yunanistan Halkı! Ne mutlu ki değilmişler!</p>
<p>Olayları egemen basının habere verişi çok manidardı. &#8220;Bir grup anarşist&#8221;, &#8220;ufak bir grubun gösteri&#8221; gibi tanımlarla yaşananları münferit bir olay gibi gösteren bu medya kuruluşları olaylar büyüdükten sonra dahi bu tutumlarını değiştirmediler. Türk basını konuyu en fazla bir kaç dakikalık haberlerle anahaberlerinde yayınladılar. Burada bir durmak gerekiyor şimdi. Olayların öznesinde olan bir grup var ve kendilerine &#8220;Anarşist&#8221; deniyor. Anarşistlerin kim olduğunu anlamak için herhalde önce Anarşizmin ne olduğu konusunda bir iki kelam etmemiz lazım.</p>
<p>Kendi içinde bir çok farklı çeşide sahipse de özünde Anarşizm, toplumsal otoritenin, tahakkümün, erkin ve hiyerarşinin tüm biçimlerini bertaraf etmeyi savunan çeşitli politik felsefeleri ve toplumsal hareketleri tanımlayan sosyal bir terimdir. Anarşi, her koşulda her türlü otoriteyi reddetmektir.</p>
<p>Bu hareketler, merkezi politik yapılar, üretim araçlarının özel mülkiyeti ve ekonomik kurumlar yerine toplumsal ilişkilere dayanan gönüllü etkileşim ve özyönetimi savunur, özgürlük ve otonomi ile karakterize edilen bir toplumu arzular. Bu felsefeler, anarşi terimiyle özgür bireylerin gönüllü etkileşimine dayanan bir toplumu, bireylerin ve toplulukların alınan kararlardan etkilendikleri ölçüde söz sahibi olması düşüncesini ifade eder. Daha detaylı bilgi için <a href="http://getir.net/11j" target="_blank">(bkz: http://getir.net/11j)</a><br />
Anarşist ideolojinin babalarından sayılabilcek Alekseyevic Kropotkin&#8217;den bir alıntı yapmak sanırım bu fikre inanan insanları tanımak ve anlamak için bir miktar yardımcı olacaktır, Kropotkin der ki;</p>
<blockquote><p>&#8221; Ya devlet bireyi ve toplumsal hayatı daima ezerek, insanın etkin olduğu bütün alanları ele geçirerek savaşlarla ve iktidar mücadelelerine, bir tiranın yerini diğerinin aldığı saray darbelerine yol açacaktır, ki bu gelişmenin sonucunda kaçınılmaz bir biçimde&#8230; ölüm vardır. Ya da devletler yıkılacak ve özgür anlaşmasıyla bireylerin ve grupların canlı insiyatifini bir ilke olarak benimseyen binlerce merkez yeniden hayat bulacaktır. Seçmek size kalmış! &#8221;</p></blockquote>
<p>Kitapta yazan buyken bizde ve dünyanın çoğu için anarşist kişi denince akla gelenler &#8220;terörist&#8221; ile eş anlamlıdır. Kimilerine göre bu doğru da olabilir. Ancak gidişe <strong>DUR </strong>demenin de yolları vardır. Kırılma noktamızda tam burada açığa çıkıyor diyebilirim. Kapitalist sistem içinde yaşıyoruz. İnsanın insan tarafından her geçen gün daha da acımasızca sömürüldüğü bir düzenin içindeyiz. Bu düzenin öyle veya böyle yıkılması gerektiğine inananlardanım. Bu düzenin yıkılması için de dünya zenginliklerini elinde tutan &#8216;zengin&#8217; azınlığın devrilmesinden öte bir çözüm göremiyorum! Bu çözüme giden yolun sadece anarşizmden geçtiğine de inanmıyorum ne var ki çok fazla yadsıdığımı da söyleyemem. Tepkisizliğini tepkiymiş gibi gösterme eğiliminde olan büyük çoğunluğun aksine en azından elde tutulur bir şeyler yaptıkları kanısındayım.</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6231849264297868";
/* yatay */
google_ad_slot = "6838351014";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
// --></script><br />
<script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"></script></p>
<p><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunanistan.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-1517" title="yunanistan" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunanistan-300x219.jpg" alt="yunanistan" width="300" height="219" /></a>Yunanistan özeline tekrar dönersek; anarşistlerin dükkanları, sokakları yağmaladıkları haberleri verildi durdu bize. Oysa ki hedef alınan uluslararası sermayenin sahip olduğu bankalar, iş yerleri gibi mekanlardı. Yapılan eylemler bir &#8216;vandalizm&#8217;den uzak planlı ve bir &#8216;hedef&#8217;e yönelikti. O yüzden bu tepkiyi ipe sapa gelmez bir grubun işe yaramaz eylemleri olarak görmemek gerekiyor. Bu ipe sapa gelmez anarşistlerin öncülüğünü yaptığı olayların ardından tüm ülkenin bir günlük greve gittiğini de hatırlatmakta fayda var! Yakın zamanda Yunanistan&#8217;da hükümet değişikliği olursa da şaşırmamak ve bunu becerenin de halk olduğunu unutmamak gerekiyor! Tekrar hatırlayalım tüm bunlar bir çocuğun polis kurşunu ile öldürülmesi üzerine başladı. Hükümetin iki polisi tutuklamasına rağmen gösteriler de hız kesmeden devam etti.</p>
<p>Burada kendi ülkemize dönmemiz gerekiyor artık. Yazının başında da dediğim gibi bu ve buna benzer çok fazla olay yaşandı ülkemizde. En sonuncusu en vahimiydi belki de. Kendisine küfrettiğini sandığı bir genci vurduktan sonra elindeki silahla başında bekleyen çevik kuvvet polisi Mustafa Atasoy Cem İnciyi sokak ortasında güpegündüz öldürdü. Tarih 6 Ağustos 2008. <a href="http://getir.net/11x" target="_blank">(bkz: http://getir.net/11x)</a> Haber bir hafta kadar konuşuldu ve unutuldu. Çünkü tepkisizleştirildik bu tip durumlara karşı. Polisin kimi zaman kendisine biçtiği Tanrı rolüne ne yazık ki alıştırıldık! Doğuda yaşanılanlara bakıp halimize şükretmeyi öğrendik. Bunun üstüne bilgisizliğimiz ve analizden uzak dünya görüşümüz eklenince işler daha da bir karmaşık hale geliyor. Bayram tatilinde teyzemin oğlu ile Yunanistan&#8217;daki olayları televizyonda izlerken &#8220;Görsünler işte PKK terörü nasıl oluyormuş&#8221; dedi. İşte Kanal D Ana Haber&#8217;in gücü.</p>
<p><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunan-anarsi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-1516" title="yunan-anarsi" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunan-anarsi-300x215.jpg" alt="yunan-anarsi" width="300" height="215" /></a>İstanbul&#8217;da da bir çok ülkede olduğu gibi Yunanistan aleyhine gösteriler düzenlendi, düzenleniyor. Komiktir geçen gün bir grup Liseli Anarşit Beyoğlu&#8217;ndaki Yunanistan Konsolosluğu önünde eylem yaparken hiç çevik kuvvet polisi yoktu. Beyoğlunda en fazla 2 dakika içinde biten çevik kuvvet bu sefer karışmadı. Neden dersiniz? Bir anda değişime mi uğradılar? Yoksa &#8220;Yunanistan&#8217;a oh olsun&#8221; diyerek mi izlediler? İki yüzlülük nasıl bir şey biliyoruz iyi ki&#8230; Kimlerle karşı karşıya olduğumuzu bize hatırlatmaları açısından güzel bir örnek oldu.</p>
<p>Şimdi durup düşünmek zamanıdır. Nelere maruz kaldığımızın, nelere nasıl tepki verdiğimizin! Yunanistan&#8217;da yaşananlar kapitalizme karşı küresel bir hareketin başlangıcını tetikleyebilir demek biraz hayalci bir yaklaşım olsa da yılmamak gerektiğine inanıyorum! Hayır sokağa çıkıp karakolları basmaktan, Citibank&#8217;ı yağmalamaktan bahsetmiyorum belki de o gücü kendimde bulamıyorum ama tepkisiz kalmayı da içimize sindirmememiz gerektiğine inanıyorum!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/yunanistandan-ogrencek-cok-sey-var/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/atina-85x56.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/atina.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">atina</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/atina-85x56.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunanistan.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">yunanistan</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunanistan-78x57.jpg" />
		</media:content>
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunan-anarsi.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">yunan-anarsi</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/yunan-anarsi-79x56.jpg" />
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Erdoğan &#8211; Doğan Çekişmesi</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/erdogan-dogan-cekismesi</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/erdogan-dogan-cekismesi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Sep 2008 17:26:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Çalık Holding]]></category>
		<category><![CDATA[Hilton]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Tayyip Erdoğan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1234</guid>
		<description><![CDATA[Yeni bir haftaya yeni bir tartışma ile girdik. Aydın Doğan ve Erdoğan arasındaki söz düellosu tarihte yerini aldı. Başbakanı dün akşam televizyonda izleyenler Erdoğan'ın nasıl rest çektiğini, saldırganlaştığını farketmişlerdir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5243639283942105730" class="aligncenter" style="border: 0pt none; margin-top: 0px; margin-bottom: 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_ZsbX_SQo000/SMUmJZGnIoI/AAAAAAAAA3w/UVcySlGOJiw/s400/dogan-erdogan.jpg" border="0" alt="" width="400" height="271" />Yeni bir haftaya yeni bir tartışma ile girdik. Aydın Doğan ve Erdoğan arasındaki söz düellosu tarihte yerini aldı.  Başbakanı dün akşam televizyonda izleyenler Erdoğan&#8217;ın nasıl rest çektiğini, saldırganlaştığını farketmişlerdir. Akabinde Kanal D ekranlarında Aydın Doğan açıklamalarda bulundu&#8230; Tam seyirlik bir gösteri.</p>
<p>Deniz Feneri Derneği&#8217;nin Almanya&#8217;da ortaya çıkan ve skandala dönüşen &#8216;para toplama&#8217; işinin Başbakan&#8217;a kadar uzandığı yönündeki iddiaların Doğan Grubu&#8217;nda yayımlanması ile başladığı söyleniyor her şeyin. En azından bizim bildiğimiz, bize söylenen bu. Akabinde Başbakan önce AKP Güngören İlçe Teşkilatı&#8217;nda iddiaları sert bir dille yalanlıyor ve bu iddiaların kanıtlanmasını istiyordu. Bunu yaparken Aydın Doğan ile ilgili Hilton meselesini gündeme getirdi. Dedi ki ;</p>
<blockquote><p>Şu ana kadar olan kampanyalarının ardında yatan açık gerçek budur. Açık söylüyorum şimdi: Hilton’dur. Hilton Oteli’nde istediği plan tadilatlarını bana ve benim belediye başkanıma yaptıramadığı için, bu adımları atmaktadır. Bizzat bana bunu teklif etmiştir. Bizzat belediye başkanıma bunu teklif etmiştir ve istediğini alamadığı için de bu kampanyalarını sürdürmektedir. Bundan sonrasını artık ’Saygılı götürelim, gizli götürelim’ yok. Her şeyi açık ve net millete duyuracağız.</p></blockquote>
<blockquote><p><span id="more-1234"></span></p></blockquote>
<p>Güngören konuşmasından sonra yazılı bir açıklama yapan Aydın Doğan kendisini savundu. Gündeme gelen iddiaların Almanya&#8217;da sürmekte olan dava ile ilgili bilgiler olduğunu, habercilik gereği bunların yayımlandığına işaret etti. Hilton meselesi konusunda ise şunları söyledi;</p>
<blockquote><p>Hilton konusu Başbakan’ı neden bu kadar ilgilendiriyor?<br />
Ben Hilton konusunun İstanbul Belediyesi’nin yetki sınırları içinde olduğunu sanıyordum.<br />
Yoksa İstanbul Belediyesi’nin yönetimi de mi Başbakanlığa geçti?<br />
Her fırsatta Hilton’u diline dolamasından, bu konuyu artık şantaj aracı haline getirdiği sonucunu çıkarıyorum.<br />
Şantaj, başbakanlara yakışan bir şey değildir.<br />
Ayrıca suçtur.</p></blockquote>
<p>Bu açıklamanın ardından dün gerçekleşen AKP Bayrampaşa İlçe Kongresi&#8217;nde Başbakan Erdoğan kelimenin tam manasıyla esti gürledi. Hilton konusuna tekrar değindi, bu sefer detaylı şekilde (en azından Güngören&#8217;dekine nazaran) konuyu anlattı. Sonra ilginç bir laf etti;</p>
<blockquote><p>sadece konu bu değil onu söyleyeyim. Ama dedim ya &#8216;bu hamur daha çok su kaldırır&#8217;. Biraz sabırlı olacaksınız bizi izlemeye devam edeceksiniz. Bundan sonra Sayın Doğan grubu yazdıkça bende açıklayacağım. Çünkü bu hamur su kaldıracak. Daha çok vaktimiz var. O yazacak biz açıklayacağız. Ve bunların bütün o kara kaplı defterleri ortaya çıkacak. Bunu bilmemiz lazım.</p></blockquote>
<p>&#8220;Bu hamur daha çok su kaldırır&#8221;, &#8220;&#8230;Doğan Grubu yazdıkça ben de açıklayacağım.&#8221;<br />
Bu iki laf aslında o kadar çok şey açıklıyor ki. Nasıl bir ülkede yaşadığımızı, politikanın sermaye ile olan ilişkisine öyle güzel göz kırpıyor ki&#8230; Dilerseniz Erdoğan ve Doğan&#8217;ın açıklamalarına bir son verelim ve bu gördüğümüz tablodan nasıl bir sonuç çıkarabiliriz ona bakalım biraz da.</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6231849264297868";
/* yatay */
google_ad_slot = "6838351014";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>Öncelikle şunu sormamız lazım kendimize; &#8220;Bu adamlar ne için bu kadar büyük laflar ediyorlar?&#8221;, &#8220;Bu restleşmenin öznesi nedir?&#8221; Cevabımız çok basit : PARA!</p>
<p>Aydın Doğan ne kadar basın özgürlüğünden vs. bahsetse de bu tartışmadaki konusu para! Erdoğan cephesinde de farklı bir şey yok, onun derdi de para! Her ne kadar &#8220;ben halk adamıyım&#8221; ağızı ile esip gürlese de O da asıl konunun Para olduğunu biliyor. Neden bu para konusunu açtığıma gelirsek; Erdoğan&#8217;ın bu kadar hiddetle çıkıştığı kaç konu var bir bakın açıklamalarına. İş ticarete gelince çoğu şey değişiyor! Erdoğan&#8217;ın hesabına iddia edildiği gibi bir para geçti mi bilinmez ama bildiğimiz bir şey var ki &#8220;en iyi savunma şekli saldırmaktır!&#8221; Erdoğan&#8217;da bunu yapıyor işte ve eteklerinde biriktirdiklerini bir bir açıklamakla bildiğiniz tehdit ediyor Aydın Doğan&#8217;ı.</p>
<p>Bir şeyi daha öğrenmiş oluyoruz böylece, daha doğrusu tekrar hatırlıyoruz; Ne Başbakan ne de Aydın Doğan sütten çıkmış ak kaşık. Aydın Doğan dediğimiz adam bildiğimiz bir tekelin patronu! Medyayı elinde tutan güç. Bu gücü sadece gazete basmakla, tv yayını yapmakla kalmıyor. Petrol işinde var, dağıtım işinde var&#8230; Var oğlu var. Biraz deşelense Doğan Grubu kim bilir ne ilişkiler, ne usulsüzlükler göreceğiz&#8230; Başbakan da siyasi etikten uzak olduğunu kanıtladı bu yaptığı açıklamalarla. Açık açık &#8220;Sinsiyim ben, adımını ona göre at, elimdekileri açıklattırma&#8221; mesajını yolladı. Bu nedir yahu? Ben yazarken tiksiniyorum, bu insanlar bunlarla nasıl yaşıyorlar? Bu entrikacılık ile nasıl bir yaşam sürüyorlar? Her ne kadar romantik bir soru gibi dursa da, insanız soralım diyoruz işte&#8230;</p>
<p>Aydın Doğan&#8217;ın dün Birand ile yaptığı röportajı dikkatli izlediyseniz aceleye gelen bir röportaj olduğunu farketmişsinizdir. Birand&#8217;ın mikrofonu çalışmıyordu.  Doğan&#8217;ın konuşması da alalecele montajlanmıştı ve bazı bölümlerin hızlıca &#8220;kesildiği&#8221; anlaşılıyordu. Zannedersem son dakikada &#8220;bu bölümü koymayalım&#8221; dediler ve kaldırdılar. Bariz şekilde kesilen iki bölüm vardı. Düşündüğüm gibi olmayabilir elbette ama aklımızın bi köşesinde durmasında fayda var bu bilgilerin. Neden derseniz bir hazırlıksız yakalanma durumu hissettiriyor bu eksikler. Aydın Doğan yaptığı açıklamalarda Erdoğan&#8217;ı yalanlamadı dikkat ettiyseniz, &#8220;Başbakan karıştırıyor&#8230;&#8221; dedi, Başbakan&#8217;ın yanına gittiğini söyledi ancak başka bir iş için, Ceyhan&#8217;da kurmak istediği bir rafineri için gittiğini ancak Başbakan&#8217;ın &#8220;Orayı Çalık Holding&#8217;e söz verdik&#8221; dediğini söyledi. Böylelikle yeni bir bilgi de su yüzüne çıktı. Hilton konusunda açıklamalarda ise araya habire &#8220;Basın özgürlüğü&#8221; lafları serpiştirerek Başbakan&#8217;ın dediği şeylerin çoğunu teyit etti. Ancak şunu söyledi;</p>
<blockquote><p>&#8220;Hilton’da eğer ben onlardan yasal olmayan bir şey istedimse zaten vermemeleri lazım; ben yasal olmayan bir şey de istemedim. Yasal istedim de vermiyorlarsa burada da onlar suç işliyor.&#8221;</p></blockquote>
<p>Bu doğru bir laf. Diyecek bir şeyim yok üstüne. Önemli olan ortada bir usulsüzlük varsa ortaya çıkarılması ve gerekli kişilerin gerekli cezayı alabilmeleri. Doğan yeni br bilgi olarak RTÜK&#8217;ten bekledikleribir izin belgesinden bahsetti. Bu izinin Başbakanın talimatıyla kendilerine verilmediği iddiasında bulundu. Bunu da akıllarda tutalım.</p>
<p>Yeri geldiğinde hep söylüyorum, iktidar &#8211; sermaye oyunundaki aktörler AKP ile büyük bir değişime uğradı. Bunun bir sağlamasını daha görüyoruz işte. Aydın Doğan &#8220;&#8230;her gün devletten müracaatlarımız işlerimiz var.&#8221; derken bize bu müraacatların ne şekilde gerçekleştiğini söylemiyor, Hilton örneğine gelene kadar daha bir çok örnek var karşımızda. Bu yazıda da geçtiği için buradan örnek veriyorum; Başbakan Erdoğan&#8217;ın damadı Berat Albayrak Çalık Holding Genel Müdürü mesela. Hani şu rafineri sözü verilen, Sabah Grubu&#8217;nun yeni sahipleri&#8230;</p>
<p>Bu atışma daha ne kadar sürecek merak konusu. Büyük olasılıkla Erdoğan ve Doğan bir pazarlığa oturacaklar. O pazarlık sonrası bu konu da sadece &#8220;şiddetli bir polemikti, geldi geçti&#8221; şeklind<br />
e unutulacak. Biraz da bu yüzden bu pazarlığının süresinin uzamasını istiyorum. Bir kaç şey daha öğreniriz belki.<br />
Ne dersiniz hoş olmaz mı?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/erdogan-dogan-cekismesi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://4.bp.blogspot.com/_ZsbX_SQo000/SMUmJZGnIoI/AAAAAAAAA3w/UVcySlGOJiw/s400/dogan-erdogan.jpg" />
		<media:content url="http://4.bp.blogspot.com/_ZsbX_SQo000/SMUmJZGnIoI/AAAAAAAAA3w/UVcySlGOJiw/s400/dogan-erdogan.jpg" medium="image" />
	</item>
		<item>
		<title>Ermenistan Gezisi Türkiye&#8217;ye Ne Sağlar?</title>
		<link>http://www.cagatayca.com/ermenistan-gezisi-turkiyeye-ne-saglar</link>
		<comments>http://www.cagatayca.com/ermenistan-gezisi-turkiyeye-ne-saglar#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Sep 2008 08:40:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Çağatay Aktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Politika - Siyaset - Yorum]]></category>
		<category><![CDATA[Abdullah Gül]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Meselesi]]></category>
		<category><![CDATA[ermenistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink]]></category>
		<category><![CDATA[hrant dink belgeseli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/tema/?p=1233</guid>
		<description><![CDATA[En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; "Hiç bir şey sağlamaz!" Elbette burada kastettiğim diplomatik anlamda bir yarardır. Yoksa bu gezi iki halk için cidden güzel bir fırsattır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/football11.jpg"><img class="size-medium wp-image-1354 aligncenter" title="football11" src="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/football11-300x205.jpg" alt="football11" width="300" height="205" /></a></p>
<p style="text-align: center;">En son söyleyeceğimizi en başta söyleyelim; &#8220;Hiç bir şey sağlamaz!&#8221; Elbette burada kastettiğim diplomatik anlamda bir yarardır. Yoksa bu gezi iki halk için cidden güzel bir fırsattır. Ne var ki bu işi çok da büyütmemek gerekiyor. Bir süredir bazı gazete yazarları bu gezinin eşi bulunmaz bir fırsat olduğunu söylüyorlar.</p>
<p>Türk halkının aklında düşman algısının kapılarını aralayan ülkeleri sayın desek yoldan geçen birisine büyük ihtimalle verilecek cevapların çoğunluğu Yunanistan veya Ermenistan ile başlayacaktır. Ermenistan&#8217;ın özel bir durumu var elbette, Soykırım meselesi, uluslararası arenadaki Türkiye&#8217;ye karşı etkinlikleri, geçmişte vukuu bulmuş ASALA meselesi, Azerbaycan meselesi&#8230; Saymakla bitmeyecek sorun var. Ne var ki sorunlar da çözülmek için var. İki ülke arasındaki bu diplomatik-siyasi meseleler biz insanların günlük hayatını şu an etkilediği kadar etkilememeli. Ermeni dediğimiz zaman insanlarımızın çoğunun aklına gelen &#8220;düşman&#8221; algısını yıkmak birlikte yaşamakla, birbirini tanımakla mümkün olabilir ancak. İstanbul&#8217;da ve Anadolu&#8217;nun az da olsa bir kesminde Ermeni kökenli vatandaşlarımız var.</p>
<p>Bugüne kadar bir çok Ermeni arkadaşım oldu. Türkiye&#8217;de azınlık olarak yaşamanın zorluğunu da kendilerinden öğrendim. Yurtdışına çıktıklarında kendilerini anlamayan arkadaşları, akrabaları ile yaptıkları tartışmaları dinledim. Yurtdışındakiler buradaki Ermeni&#8217;leri anlamakta zorluk çekiyorlardı. &#8220;Nasıl bir Türk ile arkadaş olabilirsin?&#8221; sorusu soruluyordu. Aslına bakarsanız bu o kadar normal bir soru ki, iki taraf da birbirine karşı &#8216;düşman uzaylı&#8217; muamelesi yapıyor. Birbirini tanımadan, bilmeden katı bir düz zihniyet ile yargılarda bulunuyor. Oysa çok düşünmeye hiç gerek yok, hepimiz insanız, ortak nokta arıyorsak işte tam buradan başlamamız lazım. Sonrası ip çözüğü gibi geliyor zaten. Kabul edelim ya da etmeyelim aynı topraklarda yeşermiş bir kültürümüz var. Ermeni ezgilerine bir kulak verin Bach&#8217;tan, Shopen&#8217;den daha tanıdık geleceği muhakkaktır. Müziğin evrenselliği tartışılmaz elbette ama benzer kültürlerin ürettiği ezgiler, notalarla canlandırılmaya çalışılan duyguları daha iyi ve kolay anlamamızı sağlar. Bir ortak nokta daha size işte&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-6231849264297868";
/* yatay */
google_ad_slot = "6838351014";
google_ad_width = 468;
google_ad_height = 60;
//-->
</script><br />
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></p>
<p>İki ülke halkının birbirleri hakkındaki bu amansız anlamamazlığa dayalı politikaları aslında diplomatik sorunların bir aynası. İki ülke arasında doğru düzgün bir bağ yok ki fiziksel açıdan. Ermenistan&#8217;dan Türkiye&#8217;ye tatil için gelen kaç kişi vardır? Keza bizden de oralara giden var mı acaba? Dönüp dolaşıyoruz ve üst kademedeki bürokratların söylemleri üstünden bir algı türetiyoruz. Tek kelime ile yazık ediyoruz yazık!</p>
<p>Gündemdeki maç konusunda CHP yine CHP&#8217;liğini yapıyor. CHP Genel Saymanı Özyürek; “Gül’ün Ermenistan’ın ayağına kadar gitmesi, Türkiye’nin itibarını, haysiyetini zedeleyen bir davranıştır” dedi. Deniz Baykal&#8217;da &#8220;&#8230; Bari gitmişken bir de Soykırım anıtına çelenk koysun.&#8221; dedi. Hey yarabbim popülizm sen nelere kadirsin? diyerek geçiyorum bu sözleri.</p>
<p>Ermenistan Hükümeti&#8217;nin binlerce yanlışı olabilir, ancak bu yanlışlar iki ülke halkının hayatlarına mal olmamalı değil mi? Ne yazık ki bu da oldu. Asala terörünün boyutları ortadadır. Tartışmaya gerek yoktur. Günümüze gelince de, ne yazık ki sırf Ermeni olduğu için öldürülen bir gazetecinin, Hrant Dink&#8217;in kanları elimize bulaştı. Çıkmak da bilmiyor. Bu maçın çok büyük bir fırsat olduğunu söyleyenler belki Hrant konusunda da aynı şeyi söylediler ama unutulmamalı ve akıldan hiç çıkmamalı acı ama gerçek bir konu var. Hrant Dink cinayeti sonrasında Türkiye büyük bir fırsat yakalamıştı. O fırsatı nasıl kullandığı konusunu açmaya gerek var mı? Son yapılan Hrant Dink davasında kahkahalar, espiriler havada uçuştu. Onu geçtik hadi, bu cinayetin &#8220;milli reflekslerle işlenen bir genç cinayeti&#8221; olmadığı apaçık ortadayken asıl faillerin ortaya çıkması geciktikçe gecikiyor. Ergenekon ile tekrar gündeme gelen bu cinayetin arkasındaki gerçek güçler ceza alabilecek mi? Alın size fırsat! Söz konusu maç bu kadar büyütülmemeli. Beş altı saatlik bir geziden ne bekliyoruz ki? Allah vere de sahada bir olay çıkmasa diyorum ben!</p>
<p>Velhasıl bu vesile ile Hrant Dink&#8217;i tekrar analım. Ümit Kıvanç tarafından hazırlanan &#8220;19 OCAK&#8217;TAN 19 OCAK&#8217;A &#8211; HRANT İÇİN ADALET&#8221; belgeselini izleyelim.</p>
<p><object width="100" height="100" data="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4680301213901730914&amp;hl=en&amp;fs=true" type="application/x-shockwave-flash"><param name="id" value="VideoPlayback" /><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=4680301213901730914&amp;hl=en&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cagatayca.com/ermenistan-gezisi-turkiyeye-ne-saglar/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/football11-83x57.jpg" />
		<media:content url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/football11.jpg" medium="image">
			<media:title type="html">football11</media:title>
			<media:thumbnail url="http://www.cagatayca.com/wp-content/uploads/football11-83x57.jpg" />
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>

