Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Çağatayca’dan Haber Var!

BeğenmedimBeğendim (+2 puan,2 kişi değerlendirmiş.)
Loading ... Loading ...

Uzun sayılabilecek bir aranın ardından herkese merhabalar!

Şimdi kontrol ettim de neredeyse bir aydır yeni bir yazı yazamamışım. Daha önce de bu kadar uzun bir ara vermiştim. O dönemde yazamamış olmamın nedeni saçma sapan buhran dönemleri geçiriyor olmamdı. Bu sefer en azından kötü bir dönem geçirmediğimi aksine ayağıma takılan sorunlarımı bir bir çözmekle meşgul olduğumu söyleyebilirim. Sonuç olarak gayet iyi durumdayım, meraka mahal olmasın!

Ben ayağıma takılan taşları bir bir kaldırırken dünya ve Türkiye gündemi önemli gelişmelere şahit oldu. İlk aklıma gelenler; Ormanlarımız yandı… Güngören’den sonra İzmir’de de bir patlama yaşandı, Rusya Gürcistan savaşı sonrasında akıllarda “II. soğuk savaş dönemi mi geliyor?” sorusu canlandı. Ergenekon iddianamesinden çıkan belgeler sayesinde “fişlemek” kavramının hala sıcaklığını koruduğunu öğrendik… Velhasıl kabul etmek gerekiyor ki bir aylık bir ara bizim gibi yorum yazıları yazanlar için çok büyük bir zaman. Telafi konusunda ise kendimce şöyle bir karar aldım. Çağatayca’da bundan sonra yazılar pazartesi, çarşamba ve cuma günleri yaymlanacak. Aynı gün yazılmayı gerektirecek önemde olan yazılar ise o gün içinde yazılacak. En azından bu karar ile kendi içimde bir disiplin oluşturma gayesindeyim.

Bu arada dikkatli okuyucuların gözlerinden kaçmamıştır Çağatayca 50.000 tekil okuyucu sayısını geçti. 1.5 yıla yakın sürede 50.000 kişiye ulaşabilmiş olmak gurur verici. Herkese binlerce kez teşekkürler. İnternet dediğimiz nimetin sadece chat, facebook, ekşisözlük gibi eğlenceye yönelik şeylerden ibaret olmadığının binlerce örneğinden biri haline geldi Çağatayca gözümde. Bu blog sayesinde tanıştığım, tartıştığım kimi zaman kızdığım, anlamaya çalıştığım her insan bana bir şeyler kattı. Kısaca söylemek gerekirse; ‘Tüketmedik hayatlarımızı’ karşılıklı. Bilmediğim hayatlar tanıdım, en kıymetli varlığım olan ve beni ben yapan ‘algım’ın gelişmesinde bu sitenin bana kazandırdıklarını anlatmakla bitiremem. Dediğim gibi bu bilgi ve duygu alışverişi tüketmeye dayalı değil. Her yapılan yorumda durduğum yerin dışında aynı durum karşısında onlarca duruşun olduğunu deneyimledim. Deneyimlemeye de devam ediyorum.
Son söz; Yola devam ediyoruz… Cuma günü görüşürüz!

  • Dayın öldüğünde bile o sıkışıklıkta blogu güncellemiştin.Şimdi hiç haber vermeden bir ay uzak olunca haliyle blog terkedildi mi diye meraklandık.Malum haber-yorum blogları en çabuk pes edenlerden ve bu aralar bir bir teslim bayrağını çekiyorlar. Ara olduğunda en azından takipçilerin bilgilendirilmesi hakları.

    Neyse bu kadar sitem yeter gündem yoğun yazılarını bekliyoruz.

  • Sayın Orpen
    Çok haklısınız. İlgi ve alakanız için de candan teşekkürler. Bu fırsatla herkesten de özür dilerim bu uzun ara için… “Pazartesi, Çarşamba ve Cuma” yazıları konusunda elimden geldiğince titiz davranacağım.

  • takipteyiz yılmak yok :)

  • yazıyı okuduktan sonra ben de ufak bir sitem yapmayı düşündüm; ama sayın orpen yeterli kadar yapmış..

    Hoşgeldiniz..

    Bir daha bu tarz bir ara vermemeniz dileğiyle..

  • ilginçtir ki;siz yazmamışsınız,ben okumamışım:)
    kendi içinizdeki oluşturmaya çalıştığınız disiplin konusunda başarılar dilerim;lakin geçmiş konuların yitip gitmemesini isterim,özellikle de rusya-gürcistan konusunun.
    sevgilerimle..

  • başarılarının devamını dilerim çağatay.

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType