Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Bir Barış Güvercini Uçtu Bu Diyarlardan…

BeğenmedimBeğendim (Henüz değerlendirilmemiş)
Loading ... Loading ...

İnsan hayatının ne kadar “ucuz” bir şey olduğu üstüne bir yazıdır bu. Yaşamın kırılganlığının ifadesidir. Sokakta yürürken her an ölebileceğinizin sağlamasıdır hatta!

Barış için ölmeyi göze alabilir misiniz? Bırakın barışı, sevdiğiniz bir yakınınızın kafasına silah dayanmışken kaçınız kendisini o silahın önüne atar? Hayatlarımız bir kurşundan daha kırılganken hele… Ölmeyi filan bir kenara bırakalım. Barış için safi anlamda göze almayı, cesaretle yürümeyi kaçımız başarabilir?

Bir kadın varmış… İtalyan’mış… 8 Mart’ta Dünya Barışı için yollara düşmüş… Deli mi deliymiş… Giymiş bir gelinlik otostop çeke çeke Filistin’e gidecekmiş… Adı da Pippa Bacca imiş… Sonra… Sonra kaybolmuş Picca… Haber alınamaz olmuş…

İşte bu kaybolma haberi ile tanıdım ben de Pippa Bacca’yı. Kendisinden en son haber alınan yerin Gebze olduğunu öğrendiğimde ise “eyvah” dedim… Hani ağzınıza almak istemezsiniz bazen kötü olayları, anmaktan, hatırlamaktan, sözünü etmekten çekinirsiniz ya… Öyle kalakaldım. Trafik kazası geçirmiş olsun ne olur… Hastanede olsun ne olur diye iç geçirdim. Ne var ki inanmadım bu dileklerime… İnanamadım!

Neden inanamadım?

İşim gereği her gün Çayırovaya giden birisiyim. Gebze yerel gazetelerini de işim gereği çokça gözden geçirme fırsatım oluyor. Neredeyse haftanın her günü “kötü” haberlerle karşılaşmak mümkün bu gazetelerde. Ya birisi vuruluyor, ya kayboluyor, ya bir eve baskın yapılıyor, trafik kazalarını hiç saymıyorum bile… Gebze ve çevresi İşçi sınıfının yoğunlukta olduğu bir ilçedir. Ancak bu özelliğinin yanında kanunsuzluğun da kol gezdiği bir yer. İş yerinden arkadaşımın Gebze için dediğini unutmam hiç, “Büyük illerden kaçan haydutların sığınağıdır Gebze” demişti bir kere. Kulağıma da küpe olmuştur bu laf. Hastane basıldığını kaç yerde duydunuz? Gebze’de olabiliyor böyle şeyler. Amacım kötülemek değil ama durum buyken bu Gebze’de.

Oysa Pippa Bacca bir haydudun elinde yitirmemiş canını… Haberlerden öğrendiğimiz kadarıyla evet, sabıka kaydı bulanan bir kişi Murat Karataş ancak Parasında, malında mülkünde gözü yokmuş Bacca’nın… 9 yıl boyunca birisi imam nikâhlı iki eşli yaşayan bir adam bu nihayetinde. Bu adamın bir kadına neden tecavüz edip sonrasında öldürdüğünün sorulmasından önce bu iki eşliliğin nedenlerini sormak, bu adamı anlamak da lazım geliyor. Haberlerde bu kişiyi gördüğünüzde “Cani, hayvan, insanlıktan nasibini almamış ruh hastası” gibi sıfatları yapıştırdıktan sonra arkanıza yaslanıp diğer kanala geçmek kolaydır çünkü. Hem vicdanınızı rahatlatmış olursunuz hem de sosyal bir sorumluluk yerine getirdiğinizi sanırsınız! Veya Gebze’de bir kahvehane de “ne işi varmış buralarda o halde… Eee akıllı olsaymış biraz” diye dayılanıp, o katilden daha katil olursunuz…

Peki ya çevrenizdeki kontrollü Karataşlar? Üniversite mezunu, iş güç sahibi içinde bir yerlerde yaşattığı Karataş’ı sadece ağza alınmayacak küfürlerle dışa vuranlar? Turist bir kadını gördüğünde şapadanak “oğlummm var yaaaa….” diye başlayan cümlelerin sahibi gizli Karataşlar ne olacak? Türkiye cinsel özgürlüğün var olmadığı bir ülke. Kimse bana İstanbul, İzmir vs. demesin. Sanki oralar çok farklı… Baskılar 50 yıl öncekinden farklı olsa da hala var. Batılı değiliz. Doğu toplumunun egemen olduğu bir ülkeyiz ve bu bizim gerçeğimiz. Cinsel özgürlüğü batılılık ile özdeş tutmuyorum. Yanlış da anlaşılmasın. Sadece bir kıyas yapıyorum. Cinselliğin bir tabu olmaktan çıktığı gün belki bu tarz vakalar daha az olacak.

Tek derdimiz bu olsa gerçi. Hatırlatmadan geçemeyeceğim, Gebze Tuzla arası 15 dakika. Tuzla’da neredeyse 2 ayda bir ölümler yaşanıyor… Gencecik işçiler Tersanelerde ölüveriyorlar… Onların katilleri ne zaman yakalanacak?

Bu kadar yazdım yazdım da, giden geri gelmiyor işte. Gittiği ile kalıyor. Bacca bir fark yaratmak adına çıkmış bu yola. İnsanlara güvenilebileceğini kanıtlamak istemiş… Barış istemiş.

Siz göze alır mıydınız bu yolculuğu?

Barış güverciniydi…
Bembeyazdı, gelindi, duruydu…
Uçtu gitti…
Ruhu şad olsun.

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType