Çağatayca: "Bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." Jiddu Krishnamurti

Beceremediniz, beceriksizsiniz!

BeğenmedimBeğendim (+7 puan,13 kişi değerlendirmiş.)
Loading ... Loading ...

demokrasi

Uzun zamandır yazmıyordum. Hele hele politik yazıların peşini bırakalı uzun zaman oluyor. Bu bırakışın nedenine isterseniz umutsuzluk deyin, isterseniz bıkkınlık isterseniz var olan toz duman bulutu içine sallanan bir küfür olarak algılayın. Kabulümdür. Kabul edemediğim şey ise bugün Anayasa Mahkemesi’nin 25. Kez aldığı bir karar; DTP’nin kapatılması kararı!

Hiç detaylarda kaybolmaya gerek yok, hukuksal açıdan haklıdır, şudur budur diye hukuk cambazlığı yapıp alkışları haketmeye çalışmaya gerek yok!  Yaklaşık 3 milyon insanın oy verdiği bir siyasi partiyi kapatacak bir irademiz var bizim ülkemizin.  Öyle bir ülkemiz var ki, iktidar partisi partisi kapatılmanın eşiğinden dönmesine rağmen,  konu ile alakalı anayasal düzenlemeleri  yapmaktan bi haber! Sivil anayasa diye haykırırken sadece bir taraf için haykırmıyorduk bizler, Sağcısına da, solcusuna da, Kürt’üne de Çerkez’ine de istiyorduk bu sivil anayasayı. Ne var ki olmadı, olamadı. Yitip gitti Sivil anayasa taslakları gazetelerin “sivil anayasa taslağı” ekleri ile birlikte.

Beceremediniz, beceriksizsiniz!

Askere uğurlanan, dağa çıkan her gencin olası akan kanlarından sizler sorumlusunuz! DTP’yi kapadınız bravo! Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekilliklerini elinden alarak 5 yıl siyaset yasağı getirdiniz kendilerine, aferim! DTP kanadında “ılımlılar” olarak ekibin en önemli iki ismini siyasetten ihraç ettiniz! DTP’de şimdi “şahinler” gülümseyerek ayaktayız mesajlarını verirken siz de bir yandan gülümseyeceksiniz değil mi?

Demokrasiyi gidişata göre askıya almak, “bu ülke benim senin değil; sakın ola ki benim dediğimden çıkayım deme, basarım üstüne, ezer geçerim”   anlayışı ile beslenen Statüko yine kazandı. Korku politikası ne güzel işliyor. Doğuda her yerde teröristler sokaklarda, çocuklar kandırılıyor, ellerinde taşlar… Bu kadar basit mi yahu? O çocuklara sorduk mu “neden taş atıyorsun?” diye. Sokaktaki eylemcilerle oturduk konuştuk mu? Bilindik cümlelerle ördüğümüz perde iniyor gözlerimize. İnsan zihni o kadar garip bir yapıda ki hemen inandırabiliyor kendisine her şeyi.  Sorgulamadan kabul etmeyi eğitimsiz insanlara yakıştırabilirim, normal karşılayabilirim ama pozitif bilim eğitimi almış bir insan nasıl olurda parti kapatılmasını ülkenin hayrına bir gelişme olarak değerlendirebilir, bundan keyif alabilir ve mutlu olabilir? Anlamak güç.

Farkında mısınız bilmiyorum ama yazının bu noktasına kadar halaa DTP haklıdır vs. demedim. DTP’nin eleştirilmesini hatta ve hatta iyi bir özeleştirilerini kendileri tarafından yapılabilmesini isterim. Mevzu DTP’nin yandaşı olmak ya da olmamak değil çünkü bu durumda. Ne var ki Ahmet Türk’ün kapatılma kararı açıklandıktan bir kaç saat sonra yaptığı açıklamadaki siyasi olgunluğun da lütfen altı çizilsin, hakkı verilsin. Böyle büyük bir ayıbı bu kadar üsturuplu bir şekilde karşılamak kolay iş değildir vesselam.

Şimdi ne olacak? Eğer DTP milletvekilleri siyasete devam etmeye karar verirlerse yeni bir parti çatısı altında tekrar birleşecekler, büyük olasılıkla Ufuk Uras’ında partiye katılımı ile mecliste grup kurmaya hak kazanacaklar. Bunun yanında bir ihtimal de milletvekillerinin istifa etmesi ki bu tepkiyi de anlayabilirim ne var ki tasvip etmem. Evet Statüko “burası benim oyun alanım istediğim gibi olacaksınız, olmuyorsanız yol veririm size böyle akıllı olun” demiştir, Şimdi siz bu oyun alanını içinize sindirip burada siyaset yapmayı kendi içinize sindirebilir misiniz? Empati yapmak lazım, becerebildiğimiz kadarıyla o da… Umarım siyaset arenasından çekilmez DTP kadrosu. Bu ortamı yumuşatmaktan ziyade herkesi daha da gerecek… Hem de çok!

Beceremediniz , beceriksizsiniz!

Türkiye; Demokratik laik sosyal bir hukuk devletidir demekle olmuyor ki bu işler. Böyle tokat gibi çarparsınız demokrasi duvarına. Taş atan çocukların ailelerinin yeşil kartlarını ellerinden alma yetkimiz var diyen valinizi iş başında tuttuğunuz sürece gülümser size “sosyal” devlet…

Daha yazacak çok şey var da, onları da ilerki günlerdeki gelişmelere saklayalım…

1 Tweet

  • en büyük hata da belirttiğin gibi iki ılımlı ismin uzaklaştırılması oldu..meydan gerçekten “şahinlere” kaldı..buna sevinebilen insanları gerçekten aklım almıyor..

  • Ekşi Sözlükte bir entry’de çok güzel söylemiş birisi; diyor ki “En türkiyeli kürdü politika disina ittik yaa, afferin bize.” gerçekten aferin…

  • maalesef ki söylediğiniz gibi olası akacak kanlar var bu durumdan sonra..şu günlerde çıkan olaylardan da bunu anlıyoruz zaten..olan barışçıl ortam yaratmak isteyen ‘insan’lara oluyor..

Bu yazıya gelen yorumları Rss Beslemesinden takip edebilirsiniz! RSS 2.0 feed.

Additional comments powered by BackType