Asıl Sorun Türkiye’de
Yazıya başlamadan önce, TSK web sitesine baktım, yeni bir açıklama var mı diye.
Şükür yokmuş.
…
Dün akşam katıldığım bir doğum günü kutlamasında bir arkadaşım soruyor bana, “Kuzey Irak’ta durum ne?” diye. “Kuzey Irak’ı boşver, Türkiye’de asıl sorun” diyorum… Doğum gününün selameti için de kısa tutuyorum konuşmamı.
“Asıl sorun Türkiye’de” lafını her yere çekebiliriz şu son durumda. Ben CHP tarafından yakalayıp, epey bir sündürmek dileğindeyim şu anda.
CHP kimilerine göre solcu, kimilerine göre asker partisi, kimilerine göre laiklikin bir numaralı savunucusu, kimisine göre de Atatürk’ün partisi, kimine göre de Sosyalist Enternasyonel. Bunlar şu anda aklıma gelen alt kimlikleri CHP’nin. (Sözde veya özde…)
Benim kanıma dokunan şeye gelince;
Sosyalist ne demektir yahu? Ezilenin yanında olan, demokrasi mücadelesi veren, özgürlükçü, barışçıl, önce insan diyebilen inadına diyen, insanın insan tarafından sömürüsüne set çekebilen kişidir sosyalist kişi bana göre. En azından bunlar için uğraşıp duran kişidir.
CHP’de Sosyalist Enternasyonel’in üyesidir. Yakın zaman önce hakkında açılan soruşturma sonucunda üyeliği düşürülmezse de kalmaya devam edecektir. Gönlümden geçen üyeliğinin düşmesidir.
Bir parti düşünün ki hem sosyalist olacak, hem de;
- Demokratik bir şekilde düzenlenen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini baltalayacak.
- Gece yarısı muhtırası için doğru düzgün bir tavır koyamayacak.
- En sonuncusu da ve en dehşete düşüreni ise, K. Irak operasyonu için çığırtkanlık yapacak.
Geçen gün Sayın Erdoğan’dan gerilmiş sinirleri bir nebze olsun yumuşatan bir takım açıklamalar geldi. Tercümesi, Kuzey Irak’tan önce kendi dağlarımızdaki 5000 kişi ile ilgilenilmesi gerektiği, K. Irak hareketinin bir lüks olduğuna dair açıklamalar.
Aklı başında laflar… Hem, aklın yolu bir değil mi?
Ama kimse masum değil işte, geçen gün Sayın Unakıtan bir ekonomi bakanı gibi konuşarak Ordu istesin, bütçede önceliği her zaman vardır diyor mesela.
Bu bir lüks olabilir ama isterlerse alırlar değil mi?
Çatır çatır…
Diğer yanda bir Baykal var ki evlere şenlik, Savaş çığırtkanlığı peşinde. Terörün kaynağı Kuzey Irak’tır diyerek, köküne kibrit suyu mantığı ile (elbette kibrit suyu ama neden şimdi) homurdanan bir Baykal. “Bunca yıldır aklınız neredeydi Sayın Baykal?” diye sormuyor mudur birileri? Soruyordur emin olun.
Seçim zamanı böyle bir şey herhalde diye düşünür oluyorum. (Seçim geldi ve kirlendi dünya?)
Milliyetçi oyların saflara katılması, çitlerden atlatılması gibi.. Bir milliyetçi… iki milliyetçi… üç milliyetçi… Hepsi bir bir CHP’ye mi katılıyor şimdi Baykal “Bu hükümet, Başbakan Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin terörle mücadelesi önündeki en büyük engeldir” dediğinde. “Türkiye’nin yaşadığı terörün karargahı Irak’ta, şehitler Türkiye’dedir” derken şehitler üstünden siyaset yapmıyor mu peki? Terörle mücadeleyi bu kadar sığ mı görmektedir kendisi? Bir sosyal demokrat olarak bir anda parlayan bu şahinliğinin kaynağı neresidir?
Enternasyonel kelimesini partisi ile ilişik görmekten utanmıyor mu Sayın Baykal? Denebilir ki şu an geçerliliği olan Sosyalist Enternasyonel içindeki partiler ne kadar enternasyonel, ne kadar temiz ne kadar kirli? Doğrudur, ufak bir araştırma yaptığınızda, AB destekli bu oluşumun Nato’nun Kosova müdehalesinde sesi çıkmamıştı. Nasıl çıksındı ki? Avrupa’nın dört önemli ülkesinde Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere’de sosyalist enternasyonal partileri iktidarda bulunuyorlardı. Hükümet işlerinde de çok temiz olmayan yanları var. (Merak edenler araştırabilir. Felipe Gonzalez ve İtalyan Sosyalist Partisi’nin eski lideri Bettino Craxi’nin isimlerini veriyorum…)
Diyeceğim odur ki körü körüne bu enternasyonel birliğini savunmuyorum, CHP’nin nezdinde birliğe karşı söylenmiş sözler olarak da görebilirsiniz bu yazıyı.
Şimdi sorsanız Baykal’a “solcuyum” der, hadi demez belki solcuyum diye de “sosyal demokratım” der. Ben de bir şey derdim ya, yeri değil…
Tabanı nedir peki CHP’nin? Daha önce mitingler yazısında da belirttiğim gibi, çevremde CHP’ye oy vereceğini söyleyen, son derece de eğitimli, üniversite mevzunu insanlar var. Neden diye sorduğumda “Başka kime vereceğiz abiii?” cevabını alıyorum… İşte buna üzülüyorum. Seçime kaç parti giriyor bunu da bilmiyor çünkü bu insanlar.
CHP’nin nezdinde, Türkiye’de siyasetin ve Türk gencinin içinde bulunduğu karmaşıklığı, youtube’da denk geldiğim ufak bir video ile göstermek istiyorum.
Muğlalı bu gençler CHP’li, en azından CHP bayrakları arkalarında ve bir dönemin en uç marşlarından birisini söylemeye çalışıyorlar.
Yorum yapmak istemiyorum.
…
Tayyip Erdoğan masum Kasımpaşalı mıdır? Asla… Erdoğan ve ekibi sadece taşları en doğru yere koyup doğru hamleyi yapmaya çalışıyorlar. ve gazetelerde görmeye alıştığımız bir benzetme ile “eli kolu bağlanmış iktidar” olarak kendisini gösteriyor seçmenlerine… Çok da haksız sayılmazlar ama oyum onların değil.
İlginç bir seçim dönemi geçiriyoruz. Bir yandan uzaktan patlatılan bombalar, bir yandan şehitlerimiz, diğer yandan savaş da savaş diyen bir sosyalist(?)-sosyal demokrat(?)-merkezin solcusu(?). Diğer yanda canı sıkıldıkça politikaya burnunu sokan bir Ordu, bir yanda da mağrur Hükümet.
Tüm bunlar olup biterken kimse silah tüccarlarının esamesini okumuyor!
Olası bir Sınır Ötesi operasyonun maliyeti, harcanacak cephane (her iki taraftan da) iyi bir piyasa yaratmaz mı beyefendilere?
Bir düşünün bakalım.
Saygılar efendim.
İlave : Sayın Erdoğan’ın K. Irak’taki terörist sayısını yanlış vermesi, “aaa 500 mü demişim 3500 olacaktı” demiş olması sınır ötesi bir harekatı meşrulaştırmaz. Kuzey Irak’a girilmemesi için uğraş vermek son konjektürde aklı başında bir karardır ve öyle olacaktır.

(-1 puan,1 kişi değerlendirmiş.)
Bulut
14 Haz, 2007
sosyal konumumuz ve standartlarımız gereği “oyum akp’ye değil” diyerek “dinci değil liberaliz kardeşim” in altını çiziyorsun, çiziyoruz… ama seçim günü o el akp’ye oy atacak, bunun adı o yüzden “seçim” :)
take care…
keep clubbin
14 Haz, 2007
Oyum Baskın Oran’ındır.
:)
Saygılar…
aslı
14 Haz, 2007
tebrikler doğruyu görebilenlerdensiniz demek ki.
enteresan ki bunca doğrunun ardından oyunuzun sahibini açıklamışsınız.
şimdiye dek okuduğum bütün yazılarınızda hep elle tutulur,aşılması zor sorunlarımız,yanlışlarımız ve amaçlarımız incelenmişti,münferid mizahi olanları katmıyorum.
lakin oyunuzu verdiğiniz şahsiyetin ki sanıyorum ki sadece sol kimliğine veriyorsunuz oyunuzu,öncelikle tercih ettiği mevzular sizin değindiğiniz konularla çok fazla paralellik taşımıyor.kendisi kendi amaçlarını açıklarken,etnik grupları ,özelde cinsel azınlıkları ve hakkı yenen işçilerin haklarını temsil edeceğini söylüyor ısrarla.
en önemli mevzular bunlar mı?
sol yenilmiş hakları temsil edecekken mecliste,mesela,kılık kıyafet sebebiyle eğitim hakkının elinden alındığı kadınları veya aynı sebeple çalışacağı alanlara sınır konan kadınları,temsil edebilecek mi?
şiddet gören kadınları mı temsil etmek isteyecek, yoksa cinsel tercihleri sebebiyle dışlananları mı?
işsizlik gibi bir sorun dünyayla beraber ülkemizde de alıp başını giderken,işi olan ama sendikası olmayanlar enteresan bir azınlık degil mi?
özellikle belli kesimlerin dikkatini çekerek onların oyları üstünden meclise girmek mi dert yoksa?
normal kadınlar ve normal erkekler yüzlerce önemli problemi halletmek için aile hayatlarından bile feragat ediyorken,toplumun temeli aileyi kökten sarsacak tercih sahiplerini memnun etmek daha mı önemli?
bir de son olarak sol düşünce bazı kıstasları hariç bence de doğru ama,sağ ve sol ayırdı yapmaksızın sadece huzurlu yaşamak adına devlet ve millet hizmeti yapabilmek olaksız mı?
ve meşhur sosyal demokrat noktasız hatip kendi deyimiyle sadece siyasi kimlik ertuğrul günay yanlış yolda mı?
esraa
14 Haz, 2007
2 tane yada 3 tane yorum yazdım ama bir sorun var galiba yorumlarımı göndermek istiyorum olum lu yada olumsuz olanları umarım bu yazım ulaşır yanıt yazmanız yeterli
keep clubbin
15 Haz, 2007
@esraa
elime ulaşan ilk yorumunuz budur… Daha önce yolladıklarınız elime ulaşmadı…
keep clubbin
15 Haz, 2007
@Aslı
Öncelikle yazılarıma değer verip uzun uzun yorumlarda bulunmaktan çekinmediğin için çok teşekkürler.
Konumuz aslında Baskın Oran değil şu yazıda, kişisel bir karar ile Baskın Hoca hakkında kendi sayfamda yazı yazmamayı seçmiştim, ama yeri geldi madem bir iki kelam edeyim;
Öncelikle sadece “sol kimliğe” oy vermek gibi bir düşünce içinde olamayacağımı yazılarımdan anlamış olmalıydınız. Sadece siya ve beyazlardan oluşmayan bir dünyada bu düşünce temeliyle oy kullanmam, kullanırsam da kendime haksızlık etmiş olurum.
Baskın Oran’ın mecliste sadece cinsel azınlıklar ve ezilen işçileri savunmakla yetineceğine inanmıyorum! Bu insanların savunulmasından da rahatsızlık duymam ayrıca?
Siz neden rahatsız oluyorsunuz onu da anlamadım. Ülke gündeminde bu konuların önem derecesini tartışabilirsiniz. Buyrun tartışılsın o zaman mecliste?
Baskın Oran’ın şüpheye düştüğünüz konularda sizi temsil edip etmeyeceğinin cevabını da sanırım en doğru yoldan, kendisinden alabilirsiniz.
Şimdi sitesine baktım, eğer İstanbul’da yaşıyorsanız,16 Haziran 2007 Cumartesi gunu saat 18.30′da Yeni Melek Gosteri Merkezi’nde kendisine bu sorularınızı iletebilirsiniz zannediyorsam. Zira benim de bazı sorularım olacak Sayın Oran’a.
Son günlerde Genelkurmay Başkanlığı ve kimi emekli generallerimiz tarafından yayınlanan bildiriler ve verilen demeçler hakkında Baskın Oran’ın görüşleri için, TIKLAYIN
can
16 Haz, 2007
“En başta şunu açıklamak isterim: Şiddet eylemleri nereden ve kimden ve hangi nedenle gelirse gelsin sonuna kadar karşısındayım. Bunların hiçbir tarafa yaramayacağı, bu işin sonunda herkesin kaybedeceği, tırmanmanın herkesi birden mahvedeceği konusunda kesin kanaat sahibiyim.”
Baskın oran hakkinda ismini bilmekten ote hic bir kisisel fikrim yoktu.Sayende biraz ogrenmek icin goz attim.Tesekkur.Ama daha ilk paragrafinda yan cizer bir tavir gordum ne yalan soyleyeyim.bu tarzda konusanlari cok fazla dinledim.Ne demek istedikleri sonra hep anlasiliyor.Sosyal adalet ve demokrasiyi savunurum.Devrim yanlisi,devrimi tepeden inme degil zaman icinde yeni,karsit fikirlerin birbiriyle bilimsel ve sosyal olarak kiyaslanarak ortaya cikmasindan yanayim.Acikcasi ben baskin oran bu yazisinda teror olaylarinda iki farkli tarfin ideolojik veya herneyse karsilastigini bu taraflarin hicbirsinin siddet olaylari icerisinde bulunmamasi gerektigini soyluyor ki bu ne currettir sasirdim.bir tarafta ici bos bir ideolojinin ustune kurulmus bir fasizmin olugunun farkinda degil gibi.Yillardir bu soylemdeki insanlar yuzunden solcu olmak sosyalist olmak sanki boluculuk,anarsistlik olarak algilandi.bunun boyle olmadigi artik yavas yavas anlasilmaktayken hala bu goruse sahip aydin kisiler israrla bu tutumlarini surduruyor..
chp nin sol parti olmadigi fikrine hic birsey soylenemez kisisel bir fikirdir ama chp’nin kurulusundaki 6 oktan biri devrimciliktir.hangi sag partinin tuzugunde bunun boyle bir aciklama var sorarim.Neyse fazla uzatmak istemem cunku internet uzerinde yapilan yorumlari cok faydali bulmam acikcasi.siz de bu yaziyi cok faydali bulmayabilirsiniz.sadece artik fikren bolunmekten cok egitimli aydin fikirleri olanlarin ortak paydada bulusmak gibi bir geregi vardir diye dusunuyorum.
saygilar.
keep clubbin
16 Haz, 2007
@Can
Şiddet’i insan gözüyle meşrulaştırmak üstüne günlerce, haftalarca konuşabiliriz. Bırak Pkk’yı (terör örgütünü) çocuğunu öldüren birisini öldürmek ister misin? Çocuğunu öldüren birisi ölümü haketmiş midir? Konuya buradan yaklaşmak gerek diye düşünüyorum. Ve yinelemek istiyorum. Baskın Oran tartışma platformu değil “Asıl Sorun Türkiye’de yazısı”
CHP’ye gelince, altı oktan birisi “DEVRİMCİLİK” diyorsun. Haklısın, Cumhuriyetin ilk dönemleri için bu devrimciliği söylersen de katılırım hatta. Ama şu an CHP’nin devrimci olduğuna inanıyorsanız, sağ duyunuzu biraz fazla zorluyorsunuz sanki derim.
Saygılar.
aslı
16 Haz, 2007
yazdıklarıma cevabınız için teşekkürler.
cevabınızın içinde geçenlere gelince,hayır elbetteki rahatsızlık duymuyorum,sadece mevzunun önceliği,toplumun bunları tartışabilir hale gelip gelmediği ile ilgili olarak olumsuz görüş belirttim.
vermiş olduğunuz linkte gördüklerim de kesinlikle fikirlerime eş değerdir.şiddet olmadan,dayatma olmadan demokratik yollarla şiddetin,ayrımcılığın ve kitlesel sorunların karşısında durmalıyız hem de dimdik.
her ne kadar bahsedilen ismin bu mevzuda görüşlerini haklı bulsam da,özelde yaptığı her amaç konuşmasının önüne koymuş olduğu, daha evvel belirttiğim önceliği konusunda daima fikir ayrılığı içersinde olacağımız konular yazık ki benim için, siyasilerin kullanmış olduğu oy toplama gayretidir.
şüpheye düştüğüm konulara gelince , genelde tüm toplumun bariz sorunlarından sadece vitrinde olanı ve medyada en çok tartışılanlarından bazıları sadece.tam olarak şahsi fikirlerimi mecliste temsil edecek kimseyi bugüne dek göremedim ve ona göre davrandım zaten.
dayatmaların her konuda artması ve kutupların yok edilmesi gerektiği inancıyla vicdanen ve aklen doğruyu görebilecek herkese oy verilebilir gözüyle bakmaya hazır görüyorum kendimi.
artık insanların yaptıkları,söyledikleri,giydikleri,yedikleri,zevkleri ve tercihleri ile değil sadece nefes alıyor oluşları,her insan evladının eşit yaşam ve görüş bildirme hakkının olması nitelikleri ile, değerlendirilmeleri gereğinin akıllı insanlar,dinleyen insanlar ve etkilenen insanlar tarafından anlaşılması gereğinin ortaya konmasına bir kez daha daha fazla şiddetle taraftarım.
yaşamım itibariyle hiçbir zaman ezilme,taviz verme yanlısı olmadım asla da olmayacağım.
sadece yanımda olanın,karşımda olanla ,karşımda olanın yanımda olanla hiçbir farkının olmadığı fikrinin her insan beynine yerleşebilmesi ümidi içindeyim.
hayat boyu insan doğasını işgal etmiş iki kutup vardır sadece iyi ve kötü.insanların her biri iki öğeyi de içinde taşr.iyi ve kötünün haricinde hiçbir kutup ve isim verilmiş düşünce,dayatılan düşünceler asla prim alamayacak yer bulamayacak hayatımda ve umarım ki ilerde pek çok insanın hayatında.
şiddete gelince;yazık ki şiddetin kaynağı acıdır en çok.acı duyan insanları şiddetten alıkoymak çok güç olduğu için yaşamın içinde şiddet var ve olacak.taraftar olmamak mecbur bırakılmamak temennisiyle…
takibe devam…