22 Temmuz Halk Muhtırası!

Cumhuriyet Mitingleri, Muhtıra, Cumhurbaşkanlığı Krizi, Erken seçim kararı, seçim meydanlarından komedi sahneleri derken, geldi çattı 22 Temmuz.
Çattı!
Çatacağı kesimi, düşünceyi çok iyi belliyerek çattı hem de!
AKP kazanmış, CHP kaybetmiş hiç umurumda değil. Bu halk askere “DUR” demiştir. Bu halk ki, Uçan Balık’ın yazdığı gibi “… Cumhuriyet Mitingleri adı altında, meydanlarda halka övgüler yağdıran, ‘kuvva-i milliye ruhu dirildi, yüce Türk milleti ne kadar büyük olduğunu bir kez daha gösterdi’ sloganlarından bahsedenlerin, seçim sonuçlarından sonra ‘aziz nesin haklıymış, bu halkdan adam olmaz, halk cahildir’..” demelerine şahit olmuştur!
22 Temmuz’un en büyük çıkarımı budur. Hep söyledim, yinelemekten de kaçınmayacağım, AKP’nin politikalarını çok beğenen bir insan değilim. Bazı uygulamalarını da anti-demokratik kabul eden birisiyimdir. Ancak son dönemde TSK – CHP – Çankaya bermuda şeytan üçgeni sayesinde demokratik gözükse dahi, “anti-demokratik” bir şekilde önünün kesildiğinin, bu uygulamalar bütününün de demokrasimizde büyük bir yaraya neden olduğunun farkındayım. Bu iki farklı bakış açısını zihnimizde aynı yere oturtmak zor değil inanın.
Bahsi geçen anti-demokratik olaylar bütününe ne Cumhuriyet Mitingleri, ne de siyasi partiler dimdik ayakta durabildi. Sayın Baykal, sözlü olarak muhtıra demeden, muhtırayı şöyle bir eleştirmiş ama TSK’ye “lütfen siyasete karışmayın bu sizin işiniz değil!” diyememiştir! Neden oy versin şimdi bu halk CHP’ye?
Ana muhalefet partisi olarak, hr zaman eleştirdiğim, zemini olmayan çözüm önerileri ile (mazot fiyatları, öss yi kaldırmak gibi…) aslında bir çözüm getirmemişlerdir. Laiklik üstünden seçim politikası güderken, laiklik konusunda ne yapacaklarını da açıklamamışlardır… Yapılan, AKP’nin açıklarına yüklenip puan elde etmek, Kuzey Irak çığırtkanlığı yapmak, bir de artık zurnanın zırt dediği yerde 60.000 dolarlık saatler üstünden siyaset yapılmaya çalışılması idi. (Tüm bu konuları da blog sayfasında değişik başlıklarda ele almıştık) AKP’nin seçim meydanları da çok farklı değildi belki ama en azından 2023′e kadar uzanan bir projeler ağı vardı. Kaldı ki Sermaye AKP’nin yelkenlerini şişirmişti, yolu açıktı. Dört buçuk yıllık bir iktidar döneminin istikrarı da vardı. CHP’nin ekonomi politikası hakkında çok şey duyamadım ben, Radikal Gazetesinde bir seri halinde çıkan tüm partilere ait ekonomi politikaları yazı dizisi dışında.
CHP çözüm önerileri ile, gerçekçi alternetifler ile gelemediği için şu an bu haldedir, CHP askere “DUR” diyemediği için bu haldedir. Bunlar asla yadsınacak çıkarımlar değildir. Cumhuriyet Mitinglerini düzenleyenler ne kadar “biz bir yere bağımlı değiliz” deselerse de (şu an CHP’den milletvekili seçilenler var bu gösterileri düzenleyenlerden) cılız bir “NE darbe Ne Şeriat” sloganının iş yapmadığını artık öğrenmişlerdir herhalde! CHP’nin kalesi Kanal Türk’te dün akşam (adını hatırlayamadığım) bir hanımefendi, katıldığı programda şöyle bağırıyordu, ellerini de masaya vurarak “CHP bitmiştir!” üstüne deli gibi de eleştiriyordu seçim döneminde, partinin güttüğü politikayı. Yahu gülüyorum, elimde değil gülüyorum, “Aklınız neredeydi?” diye sormazlar mı? Ben sordum ekranda izlerken.
AKP’nin yaz gününden dağıttığı tonlarca kömürü vs. bunları bilmeden yazmıyorum ama, kim ne derse desin halk Muhtırasını vermiştir! Kömürünü de almıştır, Allah bereket versindir. Bu noktada halkı cahil bellemek cahilliktir. AKP’li arkadaşlar kızabilir, “AKP bu muhtıradan önce de zaten birinci partiydi, halk istikrara, hizmete oy vermiştir” diyebilirler, kısmen de olsa haklıdırlar, sadece muhtıraya, Cumhurbaşkanlığı krizine bağlanamaz bu galibiyet, ancak %47 lik bir paya ulaşmasındaki en büyük etkeni budur!
AKP – CHP üstüne saatlerce konuşabiliriz ama Yüce Meclisimiz yeni partilere gebe. Halkın TSK’ye “DUR” demesinin ardından en önemli gelişme bağımsızların başarısı idi. Bu başarının içinde Syn. Mesut Yılmaz ve Syn. Muhsin Yazıcıoğlu’da var. Ama asıl başarı DTP adaylarının bağımsız olarak meclise girmesi idi. Hem de 23 kişi ile. Ayrıca son alınan haberlere göre Ahmet Türk Adana ve Mersin’deki seçimlere itirazda bulunmuş. Bir ihtimal oralardan da bir milletvekili daha gelebilir. Bu yazımdan önceki iki yazımda da Kürt Sorunu’na aklım ve kalemim el verdiğince bu sayfalarda yer vermeye çalıştım. Umudum, Aysel Tuğluk ve fikirlerinin ışığında bir DTP’nin mecliste şekilleneceğidir! DTP’nin gündeme hiç duymadığımız sorunlar getirmesini bekliyorum. Kürt Sorunu’na meşru yollardan siyasi bir boyut kazandırması açısından mecliste temsil edilmeleri hepimizi sevindirmelidir.
MHP… Seçimlerden zaferle çıkan bir parti görünümünde. Kimilerince son bir iki haftada bu yüzdeye ulaştı. Ne olduysa oldu ve şu an 71 milletvekili ile meclisimizde temsil hakkı kazandılar. AKP’ye karşı sıkı bir muhalefet gücü olarak görmek isteriz kendilerini. MHP’nin şu an meclise giren kadrosunda hem eski dönemden hem de yeni dönemden isimler var. Gerginlik yaratmayacaklarını belirten açıklamaları ardı ardına geliyor. (Bunu da not etmek gerek)
Ve Ufuk Uras… Ufuk Uras artık mecliste. Baskın Oran’ı meclise gönderemeyen destekçiler Uras için sevindi. Kimilerince tek başına bir şey yapamayacak olan, kimilerince ise arkasındaki halktan gücünü alan bir insan, temiz bir insan. DTP’nin desteği olmadan kazanması çok zordu ama bu Uras açısından bir küçültme olamaz. DTP dışındaki oylar olmasa da seçilemeyecekti Uras. O yüzden kimsecikler kompleks yapmamalı bu konuyu. Uras meclise “SES” getirmeyi vaad etti. Bireysel anlamda da olsa doğrudan demokrasiyi meclise taşıyacağını, seçmenle bağını kopartmadan sesini duyuracağını söyledi! Uras bence çok güzel gündem oluşturma yetisine sahip olmuştur artık! Meclis dışında 10 gücünd
e gündem oluşturuyorsa, şimdi 1000 olmuştur! Bu gücü iyi kullanması ve söylediğimiz gibi halktan asla kopmaması gerekmektedir. Ufuk Uras’ın kısa sürede tekrar ÖDP’nin başına geçeceğini düşünüyorum.
Mesut Yılmaz, Anavatan ve DP’yi birleştirecek herhalde. Rize “DUR” demedi Yılmaz’a. Daha önce “tehlikenin farkında mısınız” adlı yazıma gelen eleştiriler seçileceği yönündeydi zaten. Hayırlı olsun, Rizeli işini bilir…
Sivas’tan seçilen Muhsin Yazıcıoğlu’da kendi partisinin başına tekrar geçecektir yakın zamanda. Ama bu seçim döneminde ismini herhalde en az duyduğum kişi oldu. Ne yapmak istiyor, ne yapacak bilemiyoruz hiç… Unutmadan CHP’den ayrılıp DSP’ye geçecek yaklaşık 15 kişi var. Bu kişilerle pazarlık yapılıp CHP’de kalmaları sağlanacak mı onu da yakın zamanda göreceğiz.
%10 Barajına rağmen %87 gibi bir temsil oranına ulaşan meclise kim ne diyebilir şimdi? Gözlerini TSK’ye çeviren bir kesim yok mu? Var tabi ki. Ama TSK’nın Halktan mesajı aldığını düşünüyorum. Bir kesim de “bu ülkede yaşanmaz artık” diye feryad ediyor internette forumlarda, şurada burada. Ne kolaymış ülkeyi bırakıp gitmek, ne kolaymış hemen darbeci olmak?!
Bu sabah iş yerimde CHP’li bir üst düzey yönetici “Nasıl olur, nasıl olur, bir de solcuyuz diyorlar, bu meclise iyi meclis diyorlar, nasıl olur…..” şeklinde feryad figan ediyordu. Vallaha bal gibi de oluyor işte. Bu çıkan manzaradan korkmak yerine, tadını çıkarmayı öneriyorum. Gayet makul bir meclise sahibiz, sıkı bir muhalefet yepmanın da bir tadı, zevki vardır. Ancak bu muhalefet şeklinin “Baykal tarzı” olup olmayacağını ileriki günlerde göreceğiz.
Sonuca gelelim;
Kim ne derse desin, Halk 22 Temmuz’da Muhtırasını vermiştir!
Askere “DUR!”,
Kürtlere %10 barajına rağmen “buyrun sizi dinliyoruz”,
CHP’ye “Biraz yavaş”,
MHP’ye “Hadi Bakalım”,
Mesut Yılmaz’a ve Muhsin Yazıcıoğlu’na ise “Bir Şans daha veriyorum” dedikten sonra,
Ufuk Uras’a da göz kırpmıştır!
Hepimize Hayırlı olsun!

(Henüz değerlendirilmemiş)
esraa
23 Tem, 2007
evet bu sonuç TÜRKİYE ve TÜRKHALKI için hayırlı olsun güzel ve huzurlu günler temennisi ile başarılarınızın devamını dilerim…
saygılarımla…
Anonymous
24 Tem, 2007
keşke hepimiz bu kadar iyimser olabilsek…
Anonymous
24 Tem, 2007
iyimser bir tablodan ziyade olan budur gibi geldi bana.. önümüzdeki günlerde iyimserlik karamsarlık daha netleşecektir sanırım.
demokrasi, seçme hakkı, eşitlik v.s. diyip duranlar milleti salak yerine koymasınlar bi zahmet herkes özgür iradesiyle yarı bilinçli belki de oyunu attı sonuç budur. ve verilen cevaplardan kendi adıma memnunum temennim algılaması gerekenler de algılasın. lassie size bi şey anlatıyorç
kayhanovic
24 Tem, 2007
olay budur…
kuvayi milliyeciler şimdi azizci oldular.
çok cılgın bir cığırtkancı
öncelerinde çoşmus yazıyor
ne mutlu türküm diyene,
atam rahat uyu,
ampül gidecek
secimden sonra
türklükten utanıyorum
istifa ediyorum,
evet aziz nesin haklı değil
%90 aptal
kynak:sosyomatın tek hücreli insancık kümeleri
tabip ispinoz
25 Tem, 2007
selamlar;
sevgili blok sahibi, daha evvel de yapmış olduğum takibata ve yazdığım yorumlarıma prensiplerim gereği isim değişikliği yaparak devam edeceğim.yorumları okuyan insanların yanlış vitrine bakmaları beni bozar.gerek üslubum ,gerek her yazarın bir okur olduğu yerleşiği kimliğimi çabuk çözmenizde faydalı olacaktır.bu kısmın yayınlanması sizin tercihinizdir.
hayırlı olsun memleketimize.
akp her ne kadar belli bir kesimin sesi gibi gözükse de geçtiğimiz dönemde seçim sonuçları ile türkiyede yeni bir merkez parti olduğunu kanıtlamıştır.halkın daha evvel de pek çok defalar askerin memleket işlerine karışmasının lüzumsuzluğunu dile getirdiği tepkiler ortaya koyduğunu görmüştük.bu sefer anlatmak istediğini son derece dik durarak,üslubunun sertliğinin dozajını sandıkta bir kat daha arttırarak en etkili yolla anlatmıştır.
aziz nesin in sözünün arkasına sığınarak memleketin yarısının aptal olduğunu söyleyenler hangi sosyal demokratlığın penceresinden bakıyorlar?
chp tembelliğinin,beş yıl boyunca halkla iletişimi koparmasının,lüks hayat yaşamak isteyen ve yaşayan, milletin sadece onda birini oluşturan üst tabakayla arkadaşlık ederek ve sadece medya ve sanatçı desteğiyle iktidar olabileceklerini zannedişiyle halkın aptal yarısının içine çoktan dahil olmuşlardır.
halkı durmaksızın cahil ve olgunlaşmamış göstermek hangi sosyalist,halkçı anlayışın cebine sığıyor?
cezalarını çekecekler,oy kaybıyla değil bölünme ve parçalanma ile son bulacak chp,böyle bir sonucu talep etmiyor olsam da.
eski iktidar partisi,yeni iktidar partisi artık.hazırlamış oldukları umut vaadeden programları,iyimser söylemleri bilhassa başbakanın her kesimi ve her düşünceyi kucaklayan tavrı herkese kendini sorgulatmalı.
sağ ve sol kavramının giderek yok olduğu herkesin diğerinin fikrine sonsuz saygı duyduğu,koltuk için değil memleket huzuru,bütünlüğü ve yapılan hizmetle adını tarihe yazma gayreti içinde olan iktidar sahiplerinin olabilmesi çok ta uzak görünmüyor aslında.sağ bir parti sol fikirli insanların sempatisini kazanabiliyor,sol düşünceye sahip insanların hayat felsefeleri ve çalışma şekilleri sağ bir görüşün faaliyetleri arasında yer alabiliyor.
cahil halk diye nitelendirilen insanlar kararlarını verdiler.sadece kömür ve salça dağıtılan varoşa ait değil bu oylar.doktorlara,mühendislere,iktisatçılara,memleketin yarısı aptal diyebilen insanların okudukları okullardan mezun olan,yemek yedikleri restoranlarda yemek yiyen,aynı marka arabaları kullanan hatta yaşama hakkı kendileriyle eşit olan insanlara ait oylar, tepelerine inenler.
bağımsızlara gelince.dtp çatısı altında toplanacak olanların,ip üzerinde yürümeleri gerekiyor,ama altlarında gerili olan ağ onları yutabilir her an.
ufuk uras tan farklı beklentilerim var benim.beklenmeyen bir tavır sergileyeceğini,zaman zaman chp lilerin imrenerek veya sinirlenerek tepki göstereceklerini umduğum ve akp yi imtihan edeceği yönünde izlenimlerim var.zaman gösterecek.
takibe devam…
nonserviamsoul
27 Tem, 2007
öncelikle hepimize hayırlı olsun.bu seçim akp’nin büyük bir güvenoyu aldığının,chp’nin artık yenilenmeye ihtiyacı olduğunu,halkın saçma vaatlere itibar etmediğini,miiliyetçiliğin yükseldiğini ve türkiye’nin 3 ana parti etrafında toplandığını görüyoruz.ufuk uras’ın girmesine ne kadar sevindiysem,baskın oran’ın meclis dışında kalmasına da o kadar sevindim.
halkın verilebilecek en doğru kararı verdiğini düşünüyorum.baykal’ın alacağı tavan oyun bu olduğunu hatırlatmakta var.zira haa chp’den bu kadar yanayken %20′yi zoraki aşabilmeleri düşündürücü.mhp’nin %14′te kalması bir o kadar düşündürücü.
seçim haritasını incelemişsinizdir.chp bölge partisine dönüşmüş,milliyetçi akım tarihindeki en yüksek ikinci oyunu alması ve dtp’nin grup kurabilecek milletvekili sayısını elde etmesine rağmen bu partilerinin kalelerinde büyük bir kayıp olduğunu görüyoruz.
mhp tarafından bakarsak;kalesi olarak gördüğü yozgat,sivas,erzurum,kayseri ve nice anadolu şehrindeki milletçi muhafazakar duyarlılıktaki oylarının akp’ye kaydığını,buna rağmen chp’nin yüksek oy aldığı çukurova bölgesinde mhp’nin çok yükseldiğine şahit oluyoruz-zira mhp mersin’de birinci oldu.-bunda yazıda bahsi geçtiği gibi dtp’nin büyük etkisi vardır.çünkü dtp mersin ve adana’da milletvekilliği bekliyordu..bu da tepki oylarını mhp’ye yönlendirdi..
chp tarafından bakınca;dsp’yle birleşmenin ve ortamın chp’ye büyük fırsatlar sunduğu bir konumda chp alabileceği minumum oyu almıştır ve bu yenilgiden ziyade hezimettir.düzgün bir yönetimle ve başarılı muhalefet anlayışıyla hem %30′u aşabilirdi hem de akp’ye kayan seçmeni durdurabilirdi.ayrıca kaleleri olarak görülen tunceli,malatya,hatay,mersin,antalya,g.antep,aydın,balıkesir,çanakkale ve batı karadeniz illerinde büyük düşüş yaşarken başarılı olduğu illerde akp’yle başa baş gittiği anlaşıldı.buradan şu sonuç çıkabilir.akp söylemlerini sandığa yansıtmış ve tam bir merkez partisi olmuştur.
merkez sağda yaşanan boşluğun akp tarafından doldurulduğu bir gerçek.üstelik kürt kökenli vatandaşların da artık eskisi kadar dtp’ye sahip çıkmadığını oy oranlarından anlayabiliriz.%7 bekleyen dtp %4′ü zor aşmıştır.bu da sevindiricidir.pkk’yı arka bahçesi olarak gören,ülke yönetmeye talip olamayacak kadar bölgesel kalan,sözcüsü konumundaki zana’nın ‘kürdistan’ söylemi anlaşılan tabanında pek tutulmamıştır.bu da yöre halkının sanılanın aksine bölünmeden yana olmadığının göstergesidir..
bu seçimlerinin doğuracağı olası sonuçlara bakmak gerekirse;
*solda yeni lider
*merkez sağın yöneleceği yol
*mhp’nin merkeze kayabileceği durumunda sağın yeni adresi olması
oluşturduğu ve dikkatlerden kaçan önemli bir sonucun ise şu olduğunu düşünmekteyim.
*kürt oyları dtp’nin,alevi oyları chp’nin oy deposu olmaktan çıkmıştır.böylece oyların kimsenin cebinde olmadığı anlaşılmıştır..
yaşadığım yere göre sonuç dikkate alınırsa;çukurova bölgesinde dtp’nin etnik temele dayalı politikası tepki oylarını mhp’ye yöneltmiş,mhp’nin yeni kalelerinin akdeniz’in doğusunda olduğu ortaya çıkmıştır.
yazıya gelirsek;kürtler’e ^^buyrun sizi dinliyoruz^^ denmemiştir.zira dtp kürtlerin hepsini temsil etmemektedir.bu dikkatlerden kaçan en önemli noktadır.üstelik bu seçimle tabanının %50′si bu seçimde dtp’ye vermemiştir.
asıl önemli nokta ise muhtıra konusudur.halkın muhtıraya göre oy verdiğini hiç mi hiç düşünmüyorum.nedenleri gayet açık;
*akp yönetiminde istikrarlı bir ekonomik gelişme sağlanmıştır.ki en önemli kriter halk nezdinde ekonomidir uzun zamandır.her gün zam geldiği günleri unutmadık akp öncesi..
*hükümetlerin sarsıldığı günlere göre akp’nin kabine sorunu olmamıştır.
*halk,sınır ötesi operasyonu istemediğini belirtmiştir.
bu üç ana etken akp’yi büyük başarıya taşımıştır.muhtıra konusu bunlara göre gerilerde gelmekte bana göre.
ayrıca bu seçimin cumhuriyet oylaması olmadığı da öğrenilmiştir son tahlilde..
keep clubbin
27 Tem, 2007
@ nonserviamsoul, uzun değerlendirmen ve görüşlerin için teşekkürler.
Kendi payıma düşen kısımları cevaplamam gerekirse;
* Kürtlere buyrun sizi dinliyoruz denmiştir, çünkü her ne kadar AKP içinde veya başka partilerde Kürt kökenli milletvekilleri olsa da (daha önceki dönemler gibi) bu insanlar Kürt sorununu yeteri kadar dile getiremediler, (hatta hiç dile getirmediler) Oysa şimdi bu sorun meclis çatısı altında tartışılacak, inşallah memleketimiz için de iyi sonuçlar çıkacaktır. “buyrun sizi dinliyoruz”u bu şekilde yorumlamalısınız.
* AKP seçmeni sadece muhtıra için vermiştir demedim yazıda da. Özellikle de bunu belirttim. Gözünüzden kaçtı herhalde, ama muhtıranın bu farkı açmada etkisi azdır demek de bu halka ayıptır! Az sayılamayacak düzeyde insan biliyorum ki AKP’ye sırf bu yüzden oy vermiştir. Tek başına etken değildir sizin dediğiniz gibi kesinlikle. Ama farkı açmada etkisi olmuştur. Saydığınız konular içinde daha geri planda değildir emin olun. Kuzey Irak konusuyla eş değerdir en azından diye düşünüyorum. Elbetteki elde genel geçer bir veri yok, gözlemlerim ve hissiyatım sonucunda yazıyorum ben de.
Saygılar
Ali
27 Tem, 2007
Bu sonuçlar halkın %46.6 sının geriye kalan %53.4′ünü beraberlerinde dibe çekmesinden başka birşey değildir. Ayrıca bu oranlar “artık televizyon var halkımız kitap okumuyor ama televizyon sayesinde aydınlanıyor, bilinçleniyor” diyen daha dibini aydınlatamayan aydınlarımızın geldiği durumu da özetler! Ancak seçim seçimdir… Her yurttaşın fikrine kanunlar çerçevesinde saygımız var…
Anonymous
20 Ağu, 2007
ne kadar güzel deil mi ülkemiz için…gurbetçiyi,vatandaşını,ülkesini kombassanlarla yimpaşlarla dolandıran,paraları cukkaya indiren,belediye başkanıyken hapis yatan,cumhuriyet aleyhtarı konuşmalar yapan dış bedhahların kopilleri vs vs vs…başımızdalar…selam olsun hepinize…olsun vatandaşım sen uyu 1839dan soora uyuduğun gibi…karanlığın en ziyade olduğu anda güneş doğacaktır…hem sağı hem solu ama sadece Atatürk’ün yolu…