Çarşamba, Mayıs 14, 2008

Eyvah! Kanal Türk Satılmış!

Ulusalcı kesimin medya kalesi olarak lanse edilen "Kanal Türk" sonunda satıldı. Kanalın satılması ile tartışmalar da başladı. Radikal ismine yakışır bir manşet attı, "www.bizkaclirayiz.com.tr" manşeti sert ve bir o kadar da iğneleyiciydi. Gönül ister ki radikal gazetesi bu tutumu, bu sert duruşu diğer pek çok konuda da gösterebilsin. Ama biliyoruz ki radikal dediğimiz gazete de nihayetinde bir kartel gazetesi. Allah'tan içinde bir kaç iyi köşe yazarı var da, takip edebiliyoruz.

"Biz Kaç Kişiyiz?" oluşumunun üyeleri bu son gelişme karşısında doğal olarak veryansın ettiler. Tuncay Özkan'da kendisini savundu. Geçen akşam Kanal Türk ana haberde İsmet Berkan'a ağıza alınmayacak hakaretler etti, ithamlarda bulundu. Bu lafları dillendirmek değil niyetim. Açıkcası Tuncay Özkan'dan da çok farklı bir üslup beklemezdim. Kanal Türk'ün borç batağında olduğu, çalışanların paralarını aylardır alamadığını söyledi durdu. Çalışanların büyük bir özveri ile çalıştığını, çalışanlarını doyurmak için kanalı sattığını belirtti. Burada bir parantez açmak gerekiyor. Medyada çok da kısa sayılmayacak bir süre karın tokluğuna çalışmış birisi olarak, Kanal Türk içinde çalışan arkadaşları olan birisi olarak söyleyebilirim ki, para kazanabileceği başka bir televizyon bulan kişiler Kanal Türk'ten ayrılalı çok oluyor. Medyada iş bulmak ne yazık ki öyle kolay değil ve bir yere kapağı attıysanız, "bu ay değil gelecek ay alırım paramı, bekleyelim ne yapalım..." zihniyeti ile binbir küfür ederek de olsa çalışmayı medya emekçileri bilirler.

Aynı açıklamada hızını alamayan Özkan "Sansürü biz kaldırttık!" gibi bir laf etti ki ne diyeceğimi bilemedim şimdi. Özgürlüğü ve demokrasiyi sadece kendi kulvarından ibaret sanan, "Laiklik" ve "Cumhuriyet" gibi kavramları birer tabu haline getirip fikri anlamda dahi tartışmayı uygun görmeyen bir zihniyetin "özgürlükçü açılımlar getirdim ben" manasına gelen feryadı, feryad olarak kayda geçti geçmesine de bende ki iz düşümü hafif bir tebessümden ibaretti.

Bu da bir bakış açısı elbette ama, ekranlara tükürükler saçarak bağırmayı samimiyet belirtisi olarak göremem ben. Resmi yolla veya değil hem TSK'den hem de Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı döneminde Çankaya'dan, banka Sahibi CHP'den Kanal Türk'e paralar aktığını biliyoruz. Yok öyle bir şey diyenler olacaktır. Ancak aynı kişiler Vatansever Kuvvetler Güç Birliği Hareketi ve uzantılarının halktan usulsüz paralar toplayıp milleti dolandırdığını öğrendiklerinde de ilk başta kabul etmemişlerdi. Diyeceğim o ki, ağzından "laiklik, cumhuriyet, Atatürk" düşmeyen kişiler de bir o kadar şerefsiz olabiliyor bu ülkede. Çeteler kurup operasyonlar düzenleyebiliyorlar...

Tuncay Özkan'ın kanalı aleyhlerine bangır bangır yayın yaptığı sermayeye kanalını satmış olmasına ben şaşırmadım o kadar ama, "General Abiler" şaşırdılar mı merak ettim açıkcası. Bir de belirtmekte fayda var. Tuncay Özkan yeni bir tv kanalı ve gazete ile yola devam edeceğini söyledi. Demek ki bir şekilde kazanç elde edildi bu satıştan. Sadece çalışanları kurtarmak vs. için değil. Önümüzdeki günlerde Özkan'ın 25 Milyon Doları nasıl değerlendireceğini göreceğiz. Şimdiden ahkam kesmenin de çok bir yararı yok diye düşünüyorum.

"Biz Kaç Kişiyiz" oluşumuna üyelik aidatlaydı sanırım. Ne kadar para alınıyor bilemiyorum ama, buranın üyelerinin kendilerine ve Tuncay Özkan'a bu paraların ne olduğunu sormalarının vakti gelmiş gibi gözükmekte! Kanal Türk'ün el değiştirmesi ile bir kez daha sağlamasını yaptığımız bir şey var ortada. Sermayenin savaşı sürüyor, şirketler alınıp satılıyor. Kanal Türk'ü AKP bitirdi. O yüzden satıldı deniyor ya şimdi. Ben de şunu sormak istiyorum. AKP olmasaydı Kanal Türk 25 Milyon Dolar eder miydi?

Saygılar.

Kanal Türk çalışanlarından birisinin sendika.org da çıkan yazısı ise son derece manidar;
http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=17004

8 Comments:

tattooed everything said...

AKP olmasaydı KanalTürk 25 milyon dolar etmezdi. Ancak AKP olmasaydı bu ülke de bugün içinde bulunduğu duruma gelmezdi zaten diye düşünüyorum.

Olayı aslında AKP olarak da adlandırmamak lazım. AKP gider bir başkası gelir nasıl olsa. AKP zihniyeti ve bu zihniyette yaşayan bir sürü insandır bence bu ülkenin içinde bulunduğu tüm sorunların sorumlusu.

O yüzden Tuncay Özkan'ı ağır bir şekilde eleştirmemek gerektiğini savunuyorum.

Çağatay Aktürk said...

@tattooed everything

AKP eleştirisi yapmak başka bir şey, Tuncay Özkan'ı ve Kanal Türk'ü eleştirmek başka bir şey...

tattooed everything said...

Haklısınız tabii ki. Ancak şunu da atlamamak gerekir ki, AKP olmasaydı zaten Kanal Türk gibi bir kanala ihtiyaç da olmazdı.

Bunun dışında, Tuncay Özkan tabii ki bu satıştan dolayı eleştirilere hedef olacaktır. Buna da herhangi bir sözüm yok.

Ancak rahatsız olduğum nokta, bu eleştirilerin dozunun kaçması ve hakarete varacak noktalara gelmesi.

'Medya maymunu', 'şerefsiz', vs. vs. şeklindeki yakıştırmaların hiç de hoş olmadığını düşünüyorum.

bull said...

Aylardır maaşları ödenmeyen kanal çalışanlarına maaşların ödeneceği söylenmiş kanal yöneticileri tarafından yapılan son açıklamada. Eski yönetimin son açıklaması bu... yeni yönetimin ise açıklamaları sadece yayın politikasına ilişkin.
yolsuzluklarla mücadele çizgisi devam edecek filan falan...

Burada önemli olan bir ayrıntı göz ardı edilmemeli bence: Kanal daha önce satın alınmak istendiği zaman (mesala ciner grubu tarafından) elinde tutmakta ısrarlı olan Tuncay Özkan'ın tutumu...

Çağatay Aktürk said...

@tattooed everything
Kim olursa olsun,kişilere hakaret ederek onları eleştirmenin tartışma kültüründe yeri olmadğına inanıyorum. Bu konuda kesinlikle size katılıyorum. Ancak ne yazık ki Tuncay Özkan'da bu tarzın temsilcilerinden. (yazıda da bir örneği var).
Atışmanın bile bir adabı vardır. Ama nerdee?

@Bull
Çok haklısın. Ciner meselesine değinmeyi es geçmişim. Gündeme getirdiğin için teşekkürler.

yavasyavas said...

neden fettullah'a yakın grup kanal türk'ü satın alır? bu soru da çok önemli.

jörmungand said...

Neden fettullah'a yakın grup kanal türk'ü satın alır?

Muhtemelen kendilerine karşı olan bir sesi susturmak için. Zaten parasal açıdan çok karlı bir iş değil bence de şimdi adını hatırlamadığım bir blogda dendiği gibi.

Tuncay Bey de neden başka talipleri varken gidip de can düşmanı Fethullaçıya satar peki kanalı? Sadece "en çok parayı o verdi" mi sadece? İnsan 2 milyon az alır da daha makul birine satar.

İsimsiz said...

Kanaltürkü sürekli izleyenler Tuncay Özkan 'ın satmak için başka grup aradığını ve bulamadığını biliyor.